webmaster
 
Cevapla
16-06-2008 20:23:41
 

LCD Monitör Satın Alma Rehberi

LCD monitör almak için daha uygun bir zaman olmamıştı. Fiyatlar çoğu kullanıcının arzuladığı seviyelere geriledi (her ne kadar yurt dışı fiyatlarıyla arasında uçurum olan modeller mevcut olsa da) ve farklı kullanıcılar için birçok alternatif ortaya çıktı. LCD monitör almak, CRT monitör almak kadar dertsiz değil; dikkat edilmesi gereken birçok parametre var ve birçok kullanıcı, hangi özelliğin neye yaradığını veya hangi terimlerle neyin ifade edilmek istendiğini anlamıyor, kafası karışıyor ve LCD monitör almak tam bir işkence haline dönüyor.

LCD monitör incelemeleri yapmadan evvel, bir takım soruların cevaplarını vermek gerekiyor. Akıllara takılan sorular ise genel hatlarıyla şöyle:



Ghosting, görüş açısı, ölü piksel, kontrast ve parlaklık oranı, tepki süresi, screen door, görüş açısı gibi terimler neyi ifade ediyor?
Farklı panel tipleri ve birbirlerine göre avantajları dezavantajları nelerdir?
Farklı tipteki kullanıcılar monitör alırken ne tür özelliklere dikkat etmeli?
LCD kablo bağlantı tipleri ve birbirine karşı avantajları / dezavantjları nelerdir?
Satın alma kriterleri neler olmalıdır?
Aslına bakarsanız, monitörler de aslında seçim yapılırken üzerine çok fazla düşülmeyen donanım parçaları arasında sayılabilir. Özellikle CRT monitör alırken son kullanıcıların dikkat ettiği yegane kavram çözünürlük ve bu çözünürlüklerdeki tazeleme oranlarıydı. LCD monitör alırken de açıkçası çok dikkat edildiği söylenemez. LCD monitörlerde ise görüş açısı, renk derinliği, tepki süresi, kontrast oranı, ergonomik yapı gibi esas üzerinde durulması gereken özellikler es geçilip, genellikle fiyatlara bakılarak tercih yapılıyor. Bu da, olası bir yanlış tercihte paranın boşa gittiği anlamına geliyor.

Doğru LCD monitörü tercih etmek için kullanıcının bazı bilgilere sahip olması gerekiyor ve bu rehberimizde size oldukça basit bir şekilde hangi noktalar üzerinde durmanız gerektiğinden bahsedeceğiz.

LCD Nasıl Çalışır?

LCD monitörlerde ana teknoloji sıvı kristallerdir. Günümüzdeki LCD monitörlerde Thin Film Transistör (TFT) yapısı kullanılır ve pikseller transistörler tarafından kontrol edilir. Transistörlerin açınıp kapanması ile ışık ya serbest bırakılır ya da tutulur. Renkleri oluşturmak için ise renk filtreleri kullanılır. LCD monitörlerin çalışma şekilleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için tıklayın. TFT LCD monitörler sadece tek tipi bulunmuyor. Farklı çalışma prensiplerine ve avantajlara/dezavantajlara sahip panel tipleri bulunuyor. Bunlar şöyle:

TN+Film
TN+Film (Twisted Nematic) tipi panel, ucuz olmasından dolayı şu anda en fazla kullanılan panel tipi. Modern TN panellerde tepki süresi, çok hareketli görüntüleri ve oyunları oynatmak için bile yeterli konumda, ki bundan 1-2 sene öncesine kadar en çok şikayet ettiğimiz konu buydu yani "ghosting" efekti. TN panellere sahip monitörlerin birincil pazarlama aracı tepki süreleri ve fiyatları da ucuz olmasından dolayı şu anda en fazla TN panele sahip monitörler görüyoruz.

TN panellerin düşük tepki süreleri olmasına rağmen dar bakış açılarına sahiptirler. TN paneller, her renk kanalı için (RGB) sadece 6-bit renk tayfası sunabildiğinden, sadece 262.144 renk gösterebiliyor; 16.2 milyon rengi (18-bit) "dithering", yani renkleri birbirine geçirme yöntemi, ile göstermeye çabalıyor. Bu tip monitörlerin testlerine bakarsanız, editörler ekseri filmlerde problemden bahseder. Hızlı sahnelerde problemler, çok koyu ya da gri tonların olduğu sahnelerin tam gösterilememesi vs (gri tonların gösteremediği için o bölgelerin tamamen siyah görüntülendiğini düşünün), ve son olarak bakış açıları çok düşük olduğundan hafif açılı ekrana baktığınızda renklerin-görüntünün farklılaşması bunlara örnekler.

IPS
IPS (In-Plane Switching), 1996 yılında Hitachi tarafından, TN panellerin görüş açı ve doğru renk üretim problemlerini çözmek için üretilen bir panel tipi. Ancak bu bu sorunları düzeltirken performans kaybı yaşandı. Yüksek tepki süresinin yanında, IPS panelleri oldukça pahalıydı.

IPS daha sonra S-IPS (Super-IPS) adı altında performansı biraz daha iyileştirilerek kullanılmaya başlandı ancak, bu paneller daha çok tasarımla uğraşan doğru renk gösteriminin oldukça önemli olduğu alanlarda daha faza kullanılmaya başlandı. Fiyatları henüz yüksek seviyede. Bazı testlerde, kontrast oranıyla ilgili olarak çok bazı eleştirilere rastlayabilirsiniz.

IPS panellerin çalışma prensibi itibariyle, diğer panellerle aynı oranda parlaklık elde edebilmek için daha fazla ışık kaynağına ihtiyaç duyar. Bu da daha fazla güç tüketimi anlamına geliyor.

MVA
MVA (Multi-domain Vertical Alignment), TN ve IPS panellerin arasındaki dengesizliği gidermek amacıyla 1998 yılında Fujitsu tarafından geliştirildi. O zamanlarda hızlı bir tepki süresine, geniş görüş açılarına ve yüksek kontrast oranına sahipti. MVA panellerin, son kullanıcı tarafında oldukça popüler olacağı öngörülüyordu ancak ucuz fiyatından dolayı TN paneller daha popüler oldu.

PVA (Patterned Vertical Alignment) ise Samsung tarafından geliştirilen MVA'nın çok daha gelişmiş versiyonu olmasına rağmen, MVA ile aynı problemleri taşıyordu ancak en iyi kontrast oranları PVA paneller tarafından sağlanıyor.

Yukarıdaki yazdıklarımız panel tipleri. Panel üreticileri ise şöyle: Samsung, AUO, NEC, LG/Philips, Sharp, Hitachi, Hydis.

LCD Monitör Terimleri

LCD monitörleri incelerken sürekli üzerinde durulan ana 4-5 parametre var. Bunların ne olduğuna bakalım:

Tepki süresi: Günümüzdeki LCD monitörler, CRT'ler gibi elektron +++++++larıyla değil de, transistörlerle kontrol edilirler. Dolayısı ile LCD monitörlerde tazeleme hızı gibi bir kavram sz konusu değil. LCD monitörlerde önemli olan tepki süresidir.

Tepki süresi, transistörün kapalı durumdan (siyah) açık duruma (beyaz) ve sonra tekrar kapalı duruma (siyah) geçmesi için gereken süredir. ms cinsindendir ve düşük olması daha iyi anlamına gelir. Ancak siyah-beyaz-siyah geçişi için hesaplanan tepki süresi, ulaşılabilecek en iyi tepki süresidir. Üreticiler siyah-siyah geçiş yerine gri-gri geçiş değerlerini verebiliyor; bu değerler daha geçerli değerler.

Aslına bakarsanız, bizi siyah-beyaz geçiş süresinden çok, (çoğu karanlık oyunda olduğu gibi) siyah-koyu geçiş süresi daha fazla ilgilendirir. Çünkü bu durumda kristal çok az bir dönüş yapar ve bunu sağlamak için daha zayıf bir elektrik alan uygulanır. Oysa dönüş hızı uygulanan elektrik alanının şiddetiyle doğru orantılıdır.

Son kullanıcılara hitap eden LCD monitörlerin artık minimum 16 ms'lik tepki süresine sahip olduğunu görüyoruz. Bu, hareketli oyunlar için genelde yeterli bir değer ancak 8 veya 12 ms'lik bir monitör, oyuncuların tercih etmesi gereken tepki süreleri. Artık 4 ms'lik monitörlerin de bulunabildiğini hatırlatmak lazım. En hızlı tepki süresine TN paneller sahip şu anda; MVA paneller ise 8 ms'lik tepki süresine ulaştılar.

Peki, kullandığımız monitörün tepki süresi, oyunun hızına ayak uyduramazsa ne olur? Oyunda istenmeyen gölgeler oluşacaktır. Buna "ghosting" efekti de deniyor. Örneğin, hızla giden bir tenis topun, eğer tepki süresi yeterince hızlı değilse topun arkasında hayalet bir tenis topu gidecektir. İstenen bir durum değildir.

Oyun haricindeki uygulamalarda, örneğin film izleme gibi, 16 ms gibi bir tepki süresi fazlasıyla yeterli oluyor. Murat, uzun süre kullandığı 25 ms'lik monitöründe film izlerken bir sıkıntı yaşamıyordu. Grafik uygulamalarında da tepki süresi önemli değil; zaten 25 ms'den daha yavaş monitör şu anda isteseniz de bulamayabilirsiniz.

Görüş açısı:

Ne kadar geniş görüş açısı, o kadar fazla arkadaş film izleme imkanı. Görüş açısı, monitöre ne kadarlık açılarla baktığınızda renklerin bozulmadan size gösterileceğini belirten bir ölçü. Büyük değerler her zaman daha iyi ancak tabii burda da firmaların bu ölçümü neye göre yaptıkları önemli.

Görüş açısı çok önemli, özellikle çok sık notebook kullanan kullanıcılar, görüş açısının ne denli önemli olduğunu hemen anlayacaklardır. Her oturuş pozisyonunu değiştirdiklerinde, notebook ekranına da ufak bir oynama yapmak gerekiyor ki, renkler doğru düzgün gözüksün. Bunun sebebi, dikey görüş açısının dar olmasından kaynaklanıyor. Aşağıdaki resimlerde, görüş açısının neden önemli olduğunu görüyorsunuz:



Arka plan normalde beyaz, ama kötü görüş açısı nedeniyle renkler feci bir şekilde bozuluyor.



Bir görüntü bozulması daha. Bir de iyi bir görüş açısı örneğine bakalım:



En soldaki monitörün yatay görüş açısı iyi.

Özellikle film izlerken görüş açıları çok önem kazanıyor. dar görüş açısına sahip bir monitörde film izlerken, monitörün her yanında aynı detayı görmek mümkün olmaz. Bu da çok sıkıntı verici bir durumdur.

Yatay ve dikey görüş açısı 160 derece olan monitörler ideal bir görüş açısına sahip ve skıntı çektirmezler ancak görüş açısının nasıl hesaplandığı da burada oldukça önemli. Dikey görüş açısı 145 derece olan bir monitör farklı bir kriterle ölçüldüğünde 160 derece olarak etiketlenebilir.

Kontrast oranındaki az bir miktar bozulmanın (örneğin yaklaşık 100:1) görüntüde görülebilir bozulmaya yol açtığı bilinmektedir. Bazı üreticiler görüş açılarını 10:1 yerine 5:1 kontrast oranına göre belirlemektedir, bu durum ucuz bir TN-Film matriksin görüş açısını 150/140 yerine 160/160'a çıkarabilmektedir. Elbette bu �modernizasyon� kullanıcıya hiç bir şey getirmemektedir; üretici daha geniş görüş açısına sahip yeni bir matriks kullanıyor gibi gözükse de matriks hala aynıdır, yalnızca paketin altında yer alan küçük bir yazı gerçekte yalnızca ölçüm metodunun değiştiğini bize söylemektedir. Eğer ölçümlerde 10:1 kontrast oranına göre yapılmış ise, elde edilen görüş açıları nispeten daha tutarlı olmakta.

Dolayısı ile bizim 2 paragraf yukarıda belirttiğimiz ideal görüş açısı olan 160 derecenin, eğer 10:1 kontrast oranı kullanılarak elde edilen değerler ise ideal olduğunu söyleyebiliriz.

TN panel kullanan monitörlerin özellikle dikey görüş açıları oldukça dar, genellikle 145 derece civarında oluyorlar. Yatay görüş açısı ise genelde 150 derece civarında oluyor TN panellerin. MVA ve IPs panellerin görüş açıları çok geniş; 179 dereceye kadar ulaşabiliyor. Teorik olarak 180 dereceden görüntüyü görmek mümkün değil.

Parlaklık ve Kontrast:

İlk olarak parlaklık ve kontrast değerlerinin ne anlama geldiğini öğrenelim. Parlaklık (brightness), beyaz ışığın ne kadar doygun olduğunu belirten bir terim. Kontrast oranı ise, siyah ve beyaz renkleri arasındaki geçişlerin ne kadar doğru ve ne kadar başarılı yapıldığını gösteriyor. Kontrast'da renk tonları yer almaz, sadece siyah'tan beyaza doğru gri tonlamalar ye alır. Yüksek kontrast oranına sahip bir monitör, çok aydınlık ortamlarda bile çalışmanıza imkan tanır. Filmlerde veya oyunlar bazı karanlık sahnelerdeki detayları göremezsiniz, bu kontrast oranının yetersiz oluşundan kaynaklanmaktadır.

Kontrast problemi, aslına bakarsanız LCD'nin çalışma prensibinin doğasından kaynaklanıyor. Sıvı kristalleri, herhangi bir re nk tonunu verebilmek için, belirli bir açıda kapanıyor ve her açı farklılığından farklı bir ton ortaya çıkıyor. Eğer bu kıvrımlar yeterince hassas olmazsa, tonlama geçişlerinde de tam tersine çok başarısız olur. Ne kadar iyi kıvrılabiliyorsa o kadar fazla ton hassasiyeti anlamına geliyor.



Örümcek ağındaki beyazlara dikkat edin. Hepsi sorunsuz çıkmış. Kontrast gayet iyi. Bir de aşağıdaki resme bakalım:



Örümcek ağındaki detaylar kayboldu. Kontrast oranı iyi değil. Yani, karanlık sahnelerde ve ton geçişlerinde sıkıntı yaşanacağı anlamına geliyor.

Kontrast oranı, üretilebilecek en koyu siyah rengi ayarlayabiliyorsunuz. LCD monitörlerde siyah rengi tam olarak üretmek biraz sorunludur, dolayısıyla optimum siyah rengi yakalamak için kontrast ve parlaklık ayarını çok iyi yapmak gerekiyor. Eğer bir resim çok yüksek bir kontrast oranına sahipse, daha düşük kontrast oranına sahip resimden daha keskin bir görüntüye sahip olduğunu söyleyeceksinizdir.

Parlaklık değerleri cd / m^2 (candela) birimiyle belirtilir ve günümüzde 250 veya 300 cd/m^2'lik bir monitör fazlasıyla yeterlidir. Normal kullanımda, parlaklığı sonuna kadar açtığınızda gözleriniz rahatsız olacaktır. Kontrast oranları ise 400:1, 500:1, 1000:1 gibi değerlerle ifade edilir. Yüksek olması daha iyi ancak; kontrast oranı yükseldikçe elde edilen siyah rengin kalitesinin arttığını düşünebilirsiniz ancak böyle değil. Siyah renk yerine saysa da, ton geçişlerinde iyileştirmeler olmuş oluyor. Düşük kontrast oranına sahip monitörlerde ise, mesela 200:1, siyah rengin parladığını görebilirsiniz. Parlaklık ve kontrast değerleri, üreticinin değil de panelin spesifikasyonları dahilinde kalmaktadır.

Çözünürlük ve Görülebilir Alan

LCD monitörlerin çözünürlükleri ile ilgili olarak da bir kaç kelam sarfedelim.

LCD monitörler, doğası gereği tek bir doğal çözünürlüğe sahiptir. Bu doğal çözünürlüğünü üzerine çıkmak mümkün değildir. Çözünürlüğü düşürmek mümkündür ancak görüntülerde bozulma olmak şartı ile. Dolayısıyla, LCD monitörü sürekli doğal çözünürlüğünde kullanmak gereklidir. Ürünlerin spesifikasyon listelerinde de zaten bu çözünürlüğü göreceksinizdir.

İlk bakışta gayet masum görünen bu durum, bir takım problemlere yol açabiliyor. Eğer geniş ekran, 16:9 formatında bir ekran kullanıyorsanız, kullandığınız bazı uygulamalar geniş ekranların çözünürlüklerini desteklemezse, görüntülerde bozulma yaşabilirisiniz. Bu sorun genellikle oyunlarda meydana geliyor ancak yeni oyunların hemen hemen hiçbirinde böyle bir sorun yok; monitörünüze uygun çözünürlüğü oyunlar mutlaka destekliyor. 1-2 senelik bazı strateji oyunlarında bu tür sorunlaru yaşayabilirsiniz. 5:4 veya 4:3 formatında bir monitörünüz varsa, zaten bu tarz bir çözünürlük problemini genelde yaşamıyorsunuz.


Geniş ekran bir LCD monitör.

Sabit bir çözünürlük kullandığınızda, oyun oynarken bir başka sorunla daha karşılaşabilirsiniz: Eğer ekran kartınız LCD monitörünüzün doğal çözünürlüğünde yeterli performansı sunamıyorsa, sırf oyun oynayabilmek için çözünürlüğü düşürmeye kalkacaksınız ve bu da görüntünün bozulmasına neden olacak. 17" LCD'lerin artık çok sık tercih edildiğini ve bunların çözünürlüklerinin 1280×1024 olduğunu hesaba katarsak, güncel oyunları tadında oynamak için iyi bir ekran kartına sahip olmanız gerektiği sonucunu rahatlıkla çıkartabiliriz.

Bir diğer mevzu da, görülebilir alandır. Bir LCD monitör, kaç inç ise, o kadar görülebilir alana sahiptir. 17" LCD'nin görülebilir alanı 17"'tir. CRT'lerde ise durum daha farklı. 17" CRT monitör maksimum 16" görülebilir alan sahip oluyor. 19" CRT ise maks. 18". Buradan çıkartacağımız sonuç, 17" LCD ile CRT'nin görülebilir alanlarının aynı olmadığı.

Diğer Bilmemiz Gerekenler

Renk Hadisesi

2005 yılının Ocak ayı itibariyle pek çok Photoshop profesyoneli hala LCD ekranları CRT'lere alternatif seviyede görmemekteler. Sebep renklerin doğru ve eksiksiz görüntülenememesi.

Biz masaüstü kullanıcıları Photoshop profesyonelleri kadar olmasak da renklere önem vermeliyiz. 18 bit paneller ile 24 bit panel ayrımına dikkat etmeli. 18-bit paneller her renk için 6 bit kullanır ki sadece 262.144 renk gösterebilirler. LCD monitörlerin bir kısmında dithering denilen teknik kullanılarak bu giderilmeye çalışılır: Pikseller ara renkleri de göstermeye çalışırlar; fakat bu tepki süresinin yükselmesi anlamına da gelir. 18-bit panellerde dithering ile gösterilebilecek renk miktarı 16.2 milyondur.

24 bit paneller ise 16.7 milyon renk gösterebilirler. Doğal olarak banding gibi görüntüleme problemlerine rastlanmaz.

DVI Bağlantı

Digital Video Interface : Dijital Video Arabirimi

DVI, analog ve dijital monitörlerin tek bir konnektör vasıtasıyla kullanılabilmesi için geliştirilmiş bir spesifikasyondur. 3 farklı çeşidi vardır:



DVI-A: DVI-Analog. Analog sinyaller için tasarlanmıştır.
DVI-D: DVI-Digital: Dijital sinyaller için tasarlanmıştır.
DVI-I: DVI-Integrated. Hem analog, hem diital monitörler için tasarlanmıştır.
Bir çok LCD monitör dijital arabirimi kullanır ve DVI-I veya DVI-D portlarına bağlanarak ekran kartından görüntü aktarılır. Dijital arabirim kullanıldığında, RAMDAC bu işte görev almaz; yani herhangi bir sinyal dönüştürme işlemi yapılmaz.



Günümüz ekran kartları genellikle standart 15-pin'li VGA portuyla birlikte DVI bağlantı noktası da taşır. Yeni ekran kartlarında artık 15-pin VGA bağlantısı yerine de DVI bağlantısı konuyor.



Bilmemiz gerekenler:



DVI çıkışlarının farklı tipleri bulunmaktadır. Yukarıdaki şekilde DVI çıkış çeşitlerini görebilirsiniz.
Ekran kartlarında ekseriyetle DVI-I (Dual Link) çıkış yer alır. Bu çıkışa hem DVI-D(dijital) hem de DVI-I(analog) tipte kablo ile monitörünüzü bağlayabilirsiniz. Muhakkak DVI-I kablo aramanıza gerek bulunmamaktadır.



"DVI bağlantı görüntü kalitesinde iyileştirme yapıyor mu?" diye sorarsanız, bu sorunun cevabı kullanıcıdan kullanıcıya değişmekle beraber, bir "evet" olacak. Ancak, iyi bir D-Sub kablosuyla, varolan analog görüntü kalitesini iyileştirmenin mümkün olabileceğini unutmayın. Üreticiler, kutu içerisine genelde en iyi kalitede VGA kablosu koymuyor. Bunu, daha iyi (genelde daha kalın) bir VGA kablosuyla değiştirdiğiniz zaman görüntüde hafif de olsa iyileşme olabilir. Bu tür kablolarda manyetk korumalar da olduğundan, sinyallerde herhangi bir bozulma da meydana gelmesi engellenmiş olacaktır. Bunlara ek olarak, analog bağlantı kullanıyorsanız, görüntünün ekrana ayarlanması ve oturtulması için bir ayar yapılması gerekir. Monitörler üzerinde bulunan "Auto" tuşu, bu işi yapıyor. DVI bağlantı kullanırken böyle bir ayar yapmanıza gerek de kalmaz.

OSD

On Screen Display. Monitör üzerinden yapılabilen ayarlamaya verilen isim.



Bazı monitörler, OSD desteği sunmayıp ayarlamaların sadece yazılım yoluyla yapılmasına imkan tanıyor. Bu tarz monitörler, özellikle Linux kullanıcıları için başa bela. OSD özelliği bu açıdan önemli ve piyasadaki monitörlerin hemen hemen hepsi OSD desteği eksiksiz bir şekilde bulunuyor.

Bir önceki yazı Java (j2ee, j2me) Eğitim, Kurs, Ders hakkında bilgi vermektedir.

16-06-2008 20:26:45
 
Ergonomi ve Diğer Unsurlar

Belki de en az dikkat edilen kriterler arasında ergonomi bulunuyor. Menü tuşların diziliminin nerede olduğu, monitör kasasının rengi, hoparlörün olup olmaması, yükseklik ayarının olup olmaması, ekran çerçevesinin ince olup olmaması, pivot özelliğinin olup olmaması, duvara montajın mümkün olup olmaması gibi kriterler satın alma kararınızı etkileyebilir. Sebepleri ise oldukça basit:



Yükseklik ayarı olan bir monitör, doğru ve zevkli bir çalışma için önemli. Eğer doğru ayarlamalar yapılamıyorsa, monitörün altına kitap koyarak göz hizanıza getirmek zorunda kalabileceğinizi unutmayın.
Pivot özelliği, daha basit bir değişle ekranın 90 derece çevrilebilme özelliği, döküman okuyanlar için oldukça faydalı olabiliyor.
Ekranın çerçevesinin ince olması, eğer çoklu monitörlerle çalışacaksanız oldukça önemli. Çerçevenin ayna gibi parlak olması da gözü rahatsız edecektir. Hatta firma logosunun bile parlak olması bazı kullanıcıların gözünü alabiliyor.
Menü tuşlarının yerleşiminin kötü olması, her ayar yaptığınızda size işkencelerle dolu dakikalar yaşatabilir. Kullanımı kolay bir monitör herzaman iyidir. Bazı monitörlerde ise yerleşim iyi olmasına rağmen, hangi tuşun ne işe yaradığını belirten etiketler belirsiz oluyor. Bu da eksi sayılabilecek bir durum.
Bazı ortamlarda monitörü duvara monte etmek gerekebilir. Eğer böyle bir ihtiyacınız varsa, monitörün buna uygun bir yapıda olması sizler için önemli olacaktır.
Monitörün üzerinde bulunabilecek USB çıkışları, kulaklık ve mikrofon çıkışları bir çok kişi için avantaj. Bunlar da değerlendirme kriterleri arasına alınabilir.


Yükseklik ayarı bazen oldukça önem taşıyor.

* Bazı kullanıcılar tek monitör ile birden fazla sistem kullanmak istiyor. Bu tür kullanıcılar için devreye çoklu monitör girişi devreye giriyor. Bu tarz monitörler var ama çok fazla değil, ihtiyacı olanlar bunu da göz önüne almalı.

* LCD arka-ışık garantisi: LCD'lerde arka ışığı bir florasan lambası oluşturuyor ve bu lambanın garantisi monitörün garantisinden kısa olabiliyor. Buna dikkat etmek gerekir. Her ne kadar LCD'lerin arka ışıklarının ömürleri oldukça uzun ve değiştirmesi dertsiz olsa da, herhangi bir sorun olduğunda garantinin uzun olması içimizi rahatlatacaktır.

* Garanti: LCD monitörün garantisi ne kadar? Aldığınızda bir sorun olursa, bire-bir değiştirme imkanı var mı? Örneğin Philips'in böyle bir ugulaması yok. Monitörü alıp inceliyor, tamir mümkünse tamir yapıyorlar, yoksa yenisiyle değiştiriyorlar. LCD monitörlerin genelde çok sorunsuz cihazlar olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Dertsiz bir şekilde kullanıyorsunuz. Üreticinin yerinde garanti sunuyor olması da çok önemli bir avantaj. O kadar işinizin arasında bir de monitörünüzün servise götürülüp getirilmesiyle uğraşırsanız vay halinize.

Ölü Pikseller ve Firmaların Piksel Politikaları

LCD monitörlerde pikseller, transistörlerle kontrol ediliyor ve bu transistörlerin herhangi birinde arıza olması, "piksel hatası" dediğimiz bir kusur oluşturuyor. LCD monitörlerde piksel kusurlarına çok sık karşılaşılmasının ana sebebi, LCD monitörlerde kullanılan transistör sayısıyla çok alaklı. Her piksel, 3 alt pikselden oluşuyor ve her alt pikseli bir transistör kontrol ediyor. 1280×1024 çözünürlüğe sahip bir 17" LCD'de toplam 1280×1024x3=3.932.160 adet transistör bulunur. Bu kadar transistör içerisinden aslında 1-2 tanesinin arızalı olması olağan bir durum olmasına rağmen, can sıkıcı bir durumdur.

LCD monitörlerde rastlanan piksel kusurları birkaç farklı şekilde ortaya çıkıyor. Bu piksel hatalarına ölü piksel denir. Ölü piksel denmesinin sebebi, ilgili pikseli kontrol eden transistör ün açılıp kapanma işlevini artık yerine getirememesinden dolayıdır. Ölü piksellerin birkaç farklı çeşidi var:



Karanlık(siyah) piksel : İlgili pikseli denetleyen transistörün kapalı durumda iken işlevsiz hale geçtiğinden dolayı bu piksellere karanlık(siyah)piksel denir. Özellikle arka planın beyaz ve açık renk olduğu durumlarda belli olur. Aydınlık noktaya göre daha az rahatsız edicidir.
Aydınlık piksel : İlgili pikseli kontrol eden transistörün açık halde iken işlevsiz hale geçerse aydınlık piksel olarak adlandırışan kusur oluşur. Karanlık piksel kusuruna göre daha fazla rahatsız eder ve beyaz arka plan hariç hemen hemen çoğu arkaplanda kendini belli eder. Çoğu monitörün parlaklık ayarı, LCD arka ışığını(backlight) kısmadan ayar yaptığı için (bazı üst seviye monitörlerde arka ışık için ayrıca ayar vardır) eğer düşük parlaklıkta monitör kullanıyorsanız, açık arka planlarda bile beyaz nokta dikkatinizi çekebilir.
Renkli pikseller : Her piksel, üç alt pikselden oluşur: Kırmızı, yeşil, mavi (RGB). Bu alt piksellerdeki herhangi birisindeki arıza, o pikselde görüntülenmesi gereken rengi tam olarak gösteremez. Farklı bir renkte sürekli yanar.
Transistör hataları, entegre devre üretiminin doğasından kaynaklanan bir durumdur. LCD monitörler, entegre devrelere göre daha büyük olduğu için entegre devrelerin aksine 2-3 bozuk transistör kabul edilebilir sayılabilir. Üstelik, 2-3 hatalı transistöre sahip LCD monitörü arızalı olarak kabul edilirse, LCD monitör fiyatların çok üst seviyeye çıkması gerekebilir.



Karanlık piksel, aydınlık piksellere göre daha az rahatsız edicidir.



LCD paneller, geniş boyutlarından dolayı entegre devrelere nazaran bozuk transistöre sahip olma olasılıkları daha yüksek. Örneğin, 12" bir LCD ekranda 8 tane "arıza" görünüyor. 6"'lik bir wafer 'da ise 3 tane arıza var. 6"'lik wafer'dan yaklaşık 137 işlemci çekirdeğinin çıkacağını ve bunlardan 3'ünün bozuk olarak işaretlenecektir. Bu yüzden, LCD monitörlerde 2-3, hatta ve hatta 6-7 öü pikselin normal kabul edilebileceğinin altını çizmek gerekiyor.

Bu arızalı transistör meselesine firmaların da %100 çözüm bulması şu aşamada mümkün değil. Dolayısı ile 1-2 veya daha fazla ölü piksele sahip monitörler de satılan ürünler arasında bulunuyor. Eğer ölü piksele sahip bir monitör alırsanız ve bunun değiştirilmesi için ilgili firmaya talepte bulunursanız, firmanın ölü piksellerle ilgili olarak bir garanti politikasının olduğunu göreceksiniz. Bazı firmalar, 2 tane aydınlık pikseli normal sayarken, bazısı 3 tane aydınlık pikseli normal sayabilmektedir. Bazı markalar ise, bazı modellerinde, örneğin Philips ve ASUS, 0 ölü piksel garantisi veriyorlar ama bu ürünlerin fiyatı da nispeten müadillerine göre pahalı oluyor.

Hatırlatmamız gereken bir diğer konu da, kusurlu piksele sahip monitörlerin oranı nispeten az. Dolayısıyla, monitör alırken bu kusurlu piksel çıkma olasılığı düşük sayılır. Satıcıyla konulup mümkünse görerek almakta fayda var. Internet üzerinden aldığınızda ise 1 hafta içerisinde koşulsuz iade imkanı bulunuyor; değiştirme imkanınız daha kolay olacaktır.

Bir diğer not daha: Ölü pikseller el ile oğuşturma çözüm değildir; sorun giderici bir yöntem değildir.

ISO Standartlarına Göre Piksel Kusurları:

ISO 13406-2 standartlarına göre dört sınıf LCD ekran tanımlanmış olup her birinin içerebileceği hatalı piksel / alt-piksel sayısı bellidir:

Aydınlık Karanlık Renkli
Class I 0 0 0
Class II 2 2 5
Class III 5 15 50
Class IV 50 150 500

Yukarıda verdiğimiz tabloyu açalım:

Class I Paneller: Hiç bir piksel kusuru içeremez.

Class II Paneller: Her bir milyon pikselde en fazla 2 beyaz / 2 siyah / 5 renkli nokta içerebilir. Bunun anlamı: - 15" (1024×768) panellerde: 1 beyaz / 1 siyah / 3 renkli nokta - 17"-19" (1280×1024) panellerde: 2 beyaz / 2 siyah / 6 renkli nokta - 20" ve üzeri (1600×1200) panellerde: 3 beyaz / 3 siyah / 9 renkli nokta içerebilir. Ayrıca 5×5 piksellik bir alanda 2'den fazla alt-piksel kusuru ya da 1'den fazla piksel kusuru bulunamaz.

Class III Paneller: Her bir milyon pikselde en fazla 5 beyaz / 15 siyah / 50 renkli nokta içerebilir. Bunun anlamı: - 15" (1024×768) panellerde: 3 beyaz / 11 siyah / 39 renkli nokta - 17"-19" (1280×1024) panellerde: 6 beyaz / 19 siyah / 65 renkli nokta - 20" ve üzeri (1600×1200) panellerde: 9 beyaz / 28 siyah / 96 renkli nokta içerebilir. Ayrıca 5×5 piksellik bir alanda 5'den fazla alt-piksel kusuru ya da 1'den fazla piksel kusuru bulunamaz.

Class IV Paneller: Her bir milyon pikselde en fazla 50 beyaz / 150 siyah / 500 renkli nokta içerebilir. Bunun ne anlama geldiğini bilmek istemediğinizden eminim. Bu panellerde ayrıca 5×5 piksellik bir alanda 50'den fazla alt-piksel kusuru ya da 5'den fazla piksel kusuru bulunamaz!

16-06-2008 20:28:35
 
LCD'nin Avantajları ve Dezavantajları



Verdiğimiz bilgilerden yola çıkarak bir toparlama yapalım:

İyi yanları:



Parlaklık: LCD monitörler genellikle CRT monitörlerden daha parlak ve canlı görüntü sunduğu bir gerçektir. Resimleri izlerken, LCD monitörler parlaklık seviyelerinin yüksek olmasından dolayı, daha canlı bir görüntü sunacaklardır.
Berraklık: LCD monitörde resimlere veya bir metine baktığınızda ne kadar net ve canlı olduğunu göreceksiniz. Bu netliğin bir sebebi, her pikseli farklı transistörlerin kontrol etmesinden gelir, dolayısıyla renklerin birbirine karışması söz konusu olmadığından, çok canlı ve keskin görüntüler elde ederiz.
Ergonomik yapı: 17" CRT'nin kapladığı alana 4 tane arka arkaya LCD dizebilirsiniz. Yer sorunu yaşayanlarlar için LCD'ler can kurtarıcıdır. Özellikle ofis ortamında çlaışanlar, masasında birden fazla sisteme sahip olanlar, LCD monitörlerin ufak yapısından çok memnun kalacaklar. Üztelik, dar kenarlara sahip olmalarından dlayı, çoklu monitörle çalışmayı da kolaylaştırıyor.
Güç tüketimi: 17" bir CRT monitör, ortalama olarak 100W'ın üzerinde bir güç tüketir. 17" LCD monitör ise bunun yarısından daha az güç tüketir, ki bu değerler çok fazla sistemin kullanıldığı ofis ortamında tasarruf yapmak için yeterli değerlerdir. Buna paralel olarak CRT monitörler, LCD monitörlere göre daha fazla ısı yaydığından, ufak bir çalışma ortamında 3 tane CRT, otamı hamama çevirebilir.
Geometri sorununun olmaması: LCD monitörlerde, CRT montörlerde karşılaştığımız geometri problemleri yaşamazsınız. Görüntü sürekli olması gerektiği gibi gösterilir. Ekranı sağa çekip, yukarı doğru genişletmeye gerek kalmaz. Veya CRT monitörlerde 1280×1024 çözünürlükte yuvarlaklar basık görünür ama LCD'lerde böyle bir sorun yoktur, her zaman geometri düzgündür.
Daha sağlıklı: Doğru ayarlarda kullandığınız zaman gözleriniz yorulmayacak ve en azından CRT monitörlerdeki elektromanyetik dalgaları da beyninize yememiş olacaksınız.
Kötü yanları:



Görüş açısı: Görüş açıları bir çok monitörde 160 derecenin altında ve bu, bir süre sonra şikayet edilecek bir sorun halini alıyor. Özellikle film izlerken hafif pozisyon değiştirdiğinizde, monitörünüzde de ayarlamalar yapmanız gerekiyorsa bu da sizin için bir sorundur. 178 derece gibi mükemmele yakın görüş açısı sunan LCD monitörler var ancak bunlar daha pahalı panelleri kullanıyorlar ve son kullanıcıya değil de, yayıncılıkla uğraşan kesime hitap eden monitörler.
Renk üretimi: Özellikle TN panel kullanıyorsanız, üretilen 16.2 milyon renk sizi rahatsız edebilir. Çok az LCD monitör, 16.7 milyon rengi sorunsuz bir şekilde üretebiliyor ancak bu monitörlerde de kalibrasyonu çok iyi yapmak gerekiyor. Grafikle uğraşan kullanıcılar, LCD'lerin renk konusundaki başarısızlığından sürekli bahsedeceklerdir. Oyunlarda 16.2 milyon renk sizi rahatsız etmez, anlaşılmaz bile ancak grafikle uğraşan birisi iseniz, renklerin doğru gösterilmediği şikayetini çok yakında yapabilirsiniz.
Kontrast oranı: Ne kadar iyi kontrast oranına sahip olunursa olunsun, tam siyah rengi elde edebilmek LCD monitörlerde çok güç. Profesyoneller için üretilmiş birkaç LCD monitör tam siyah üretebilme iddiasında ama onların fiyatların da bir o kadar son kullanıcıdan uzak.
Çözünürlük meselesi: LCD monitörünüzün doğal çözünürlüğü 1280×1024 ise, sürekli çözünürlüğü kullanmak zorundasınız. Farklı bir çözünürlüğe ölçekleme söz konusu değil. Düşük çözünürlük kullandığınızda enterpolasyın metodu ile resminizi gösterilir ama bu da görünütünün bariz bir şekilde bozulduğunu farketmenizi sağlayacak. Bazı monitörlerde bu sorunu halletmek için bir takım metodlar kullanıyorlar ama çok etkili olduğu söylenemez.
Ölü piksel: Yazımızda bahsettiğimiz gibi, ölü pikse can sıkıcı bir mesele. Sonradan da oluşabiliyor.

Toparlayalım

LCD Alırken Neye Dikkat Etmeli:

Verdiğimiz bilgileri toparlayacak olursak:



Ekranın oranı; misal 4:3 gibi. Oyun ve filmler için dikkat etmeniz gerekebilir. Ölçeklenme problemleri olabiliyor.
Ekranın native-doğal çözünürlüğü: 17 ve 19 inçler için(Eizo gibi birkaç istisna 19 inç dışında) bu çözünürlük 1280×1024. Daha büyük LCD panellerde ise 1600×1200. Elbette oyun oynarken kartınız elvermediği için 1024×768'e dönerseniz enterpolasyon söz konusu. Bazı ekranlar da ekstra filtreler var, rahatsız etmiyor ama çoğunda da yok. Dikkat.
Ekranın sinyal dönüştürücüsü (inverter) kaç bitlik? Bu renk tayfının ne kadarını sunabildiğini sınırlayan bir etken! Grafikerler için çıkartılan ekranlarda (Eizo gibi) tepki süresi kötü oluyor ama bu parçaya önem veriyorlar. Inverter maliyette büyük etken olduğundan firmalar kesinti yapıyor. 16.2 milyon yerine 16.7 milyon renge bakınız(önemli ise). Renk bahsinde detayı işleniyor, bkz.
Garanti kaç yıl? Yerinde garanti var mı?
Beğenmezsem iade ? (web'den alacaksanız iade şansınız var)
Ölü-bozuk piksel garantisi var mı? O kadar para veriyoruz yazık olur. 1 kötü piksel bile acayip sinir bozucu olacaktır.
OSD yani ekran menüsü var mı yok mu? Linux kullanıyorsanız parlaklığı yazılımla kontrol eden bir monitör sizin için kabus olacaktır!
Griden-Griye tepki süresi. Bu tepki süresi mevzuları için testlere bkz. Üreticiler aynı paneli kullansalar da pazarlama stratejilerine göre ekranın ortalama tepki süresini değil de en düşük değerini yazabiliyorlar. Xbitlabs-THG-Anand gibi sitelerdeki tepki süresi grafiklerine bakmanız yeterli.
Görmeden asla ALMAYIN! Vatan, Teknosa, Bimeks gibi "sergi" alanları + gerekirse distribütörlerin kapısını aşındırın.
Ne kadar ısınıyorlar el ile kontrol edin.
Ölü piksel için "parmak ile oğuşturma" işe yaramaz.
DVI çıkışı tercih edin! Analog çıkış ile yetinmeyin. Farkı görünce siz de DVIci olacaksınız. 17 inç ekranlar için Analog DVI'dan ne kadar farklıdır sorusunun cevabı pek net değil, fark göremeyenler de var, gördüğünü iddia edenler de. Bütçeniz düşükse 17 inç ekranlarda analog tercih edilebilir. Son günlerde analog sinyal prosesi oldukça geliştiğinden bazı modellerde ancak profesyonel kullanıcılar aradaki farkı "farkedebiliyor".
Her kullanıcının gözü ve hassasiyeti farklıdır, unutmayın. Her zaman kendiniz son testi yapın. Yorumlara dikkat edin.
Yansıma önleyici kaplama: Silerken dikkat edin, alırken de. Renkleri ve görüntüyü olumlu-olumsuz yönde etkileyebilir.
Arka panel ışığı üniform (her yerde eşit) dağılıyor mu?
Tepki süresi: Üretici 20'lik panele 16 diyebilir. Bu o panelin inebildiği minimum değerdir ama sürekli bu hızda çalıştığı söylenemez. 30ms'yi de bulabilir tepki süresi. Bunu iyi anlamak için tepki süresi kavramını ve nasıl ölçüldüğünü vesaireyi de bilmek lazım, vakit olursa wiki'de bir LCD rehberi yazmaya çalışabiliriz. Güzel bir örnek şu testteki ilk grafik:
Örneğin Hyundai'nin modeli 8ms'yi bulmuyor bile(Gerçi görüntüyü bozma pahasına testin sonunda o değeri yakalamışlar). Eğriye bakarsanız 25ms'nin bile üstüne çıktığı oluyor. Ama elbette 16ms bir panelden iyi her halükarda.

Bir LCD Ekran Gördüğünüzde Nelere Bakmalı?

Ghosting var mı?: Oyunlarda-hızlı filmlerde önemli. Ekranda ikinci bir "eko" görüyorsanız ghosting vardır ve piksellerin açılıp kapanma hızları oyun için yeterli değil demektir. Unreal, Halo gibi oyunlarla testi etmeli.
Blur : görüntüde bulanıklıklar..
Screen Door etkisi: Ekrana baktığınızda LCD'yi oluşturan piksellerin arasındaki kısımları-duvarları görüyorsanız buna denir. Kare kare pikselleri saymanız takdir edilir ki hoş olmaz. Projektor cihazları için de geçerli. Ekrana çok yakından bakınca görmek değil de normal çalışma-izleme uzaklıklarında görülüp-görülmediği önemli. Özellikle 19" monitörlerde buna daha sık rastlarsınız.
Renk tutarlılığı. Bunu THG-Anand gibi sitelerdeki renk ekipmanlarına bırakalım. Grafiker iseniz malumdur ki ekrandaki siyahın gerçek siyah olup olmadığı, tüm renk tayfalarının görüntülenip görüntülenmediği önemli. Bunu mağazada farketmek zor olsa gerek.
Bakış açısı: Doğaldır ki kafanızı oynattığınızda ekranın renkleri farklı görünürse canımız sıkılacaktır. Ölçmesi basit. Ekranın tam karşısından başlayın ve yavaşça sağa sola doğru hareket edin. Açı-ölçer ile bile ölçebilirsiniz. Bu konuda başarılı Samsung 172X ile alınmış örnek bir görüntü: http://milliron.org/photo/samsung-17...s/DSC_5367.jpg
Bağlantılar vs.
Ekranın çerçevesi. Kalın olması veya ayna gibi olması rahatsız edecektir, unutmayın.
Kontrast Oranı: şu 500:1 vs diye gösterilen oran. Filmlere ve oyunlara bakınız. Aşırı karanlık olan alanlarda detay gidiyorsa kontrast düşüktür.
Ergonomisi nasıl? Yüksekliği vs. ayarlanabiliyor mu? Ayarlanmıyorsa monitörün altına kitap koyarak göz hizanıza getirmek zorunda kalabileceğinizi unutmayın! Bazı monitörlerin ekranları 90 derece döndürülebilmektedir; döküman okurkan işe yarayan bu özelliği arayabilirsiniz.

Hangi Kullanıcılar İçin Hangi Özellikler Ön Planda Olmalı?

O kadar laf torbasından sonra farklı kullanıcıların olarak ne tür özelliklerin üzerinde durması gerektiğine bakalım.

Oyuncular:

Tepki süresi (Aslına bakarsanız tepki süresini artık kriterler arasında çıkartabiliriz. Zira güncel TN panele sahip bir LCD monitör yeterince hızlı ve aksiyon oyunları için yeterli performansı fazlasıyla sunuyor. Strateji oyunları oynayanlar için zaten hiç bir sorun yok.)
Kontrast oranı
Ev Kullanıcıları:

Kontrast oranı. Filmlerde detay kaçırmamak için kontrast oranı önemli. Güncel LCD monitörlerin bir çoğu yeterli kontrast oranını sunuyor.
Görüş açısı. Arkadaşlarınızla film izlerken kafa kafaya girmek istemezsiniz. TN panellerin görüş açı değerleri tatmin edici değil. MVA veya S-IPS tabanlı monitörlerin görüş açıları çok iyi.
Ofis Kullanıcıları: Tüm LCd monitörler aslında ofis kullanımı için uygun. Tek kriter, ergonomi olabilr. Monitör karşısında çok fazla oturan bir kullanıcı için monitörün yükseklik, pivot ayarlamasının yaoılabilmesi oldukça önemli olacaktır.

Grafikle uğraşan, doğru renk üretiminin gerekli olduğu noktalarda ise NEC veya Eizo gibi firmaların S-IPS panel kullanarak ürettiği modeller tercih edilebilir. Bu paneller, 24-bit renk derinliğini sunabildiği için, renk konusunda şikayetçi olan kullanıcıların şikayetlerini giderecektir.

Sonuç

Artık LCD monitör alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Seçim yaparken dikkat edeceğiniz hususlar belli, bundan sonra yapmanız gereken sizin kriterlerinize uygun monitörlerin listesini çıkartıp, onların incelemelerini ve okuyucu tecrübelerini okuyup son seçimi yapmak.

Biz de bu ufak rehberi boşuna hazırlamadık elbette, bu rehberimizin hemen ardından yer alacak LCD monitör incelemeleri için bu yazı, referans niteliğini taşıyacak.


pclabs.gen.tr

Cevapla

"LCD Monitör Satın Alma Rehberi" konusu hakkında etiketler
acisi alma arizalari arizasi ayak ayaklari ayarlanabilir ayarlari ayarlayicisi aydinlik baglanti baglantilari bilgisayar bir bozuk bozuldu bozulmasi calisma cesit cesitleri crt disindan dizilim dvi ekran ekranindan ekranlar ekranlarin eski gelen geometrik goruntu goruntuleme grafik hareketli inverter iyi kablo kac kare kartinda kaybi lcd monitor monitoru nedir noktasi olu olusturdugu onarimi ornek orumcegin philips piksel pikselleri pin prensibi rehberi renk renkleri samsung satin sekil standard TRANSISTORLERI var vga yapilir yeni yukseklik yurt

Java (j2ee, j2me) Eğitim, Kurs, Ders Önceki | Sonraki HP’den en ucuz notebook: 419 $




Saat: 05:13 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik