webmaster
 
Cevapla
03-12-2011 10:08:45
 

Nüfus Artışı Nedir?

Bugün nüfus artışı bilhassa ilim adamÂ+larını derin bir korku ve endişeye sevk etmektedir. Gerçi bu mevzuda insanlığın korÂ+ku ve endişesi yeni bir şey değildir. Eski devirlerde de istihsal kaynaklarının azlığı, buna karşılık nüfus yoğunluğunun artışı insanları müteessir etmiştir. O günkü inÂ+sanların teessürü, ?insanlar devamlı çoğaÂ+lırken onun çoğalmasına bir had konulmaÂ+dığı takdirde, yeryüzü insanlara nasıl yeteÂ+cek, geçimlerini nereden kazanacaklar ve nereden yiyip içecekler?? gibi hususlardı. Bu endişelerine çare olarak da; yeni doğaÂ+cak çocuklara mâni olmak, çocuk düşürÂ+mek ve doğan çocukları öldürmek gibi yollara başvurmuşlardır.Zamanımız insanını ise, artan nüfusun meydana getireceği mesken ve beslenme meselelerinin yanında, enerji yetmezliği ve çevre kirlenmesi gibi hususlar da meşgul etmektedir. Daha evvelki sayılarda enerji kifayetsizliği ile çevre kirlenmesi hususlarıÂ+na yer verilmişti. Bu yazımızda artan nüÂ+fusun iktisat üzerindeki tesirlerinden dolaÂ+yı, doğum kontrolüne lüzum bulunup buÂ+lunmadığı hususların üzerinde durulacaktır.İlk olarak doğum kontrolü, Avrupa?da ve 18. asrın sonlarına doğru başlamıştır. Meşhur İngiliz iktisatçısı Malthus insanları doğum kontrolüne davet etmiştir. Malthus?dan sonra Fransa?da Francis Place, insan arÂ+tışına bir sınır koymanın zaruri olduğunu ortaya atmıştır 1833 yıllarında da AmeriÂ+ka?da tabib Charles Knororton aynî fikirleri destekleyerek insanların büyük bir tehlikenin eşiğinde olduğunu ileri sürerek dikkati çekmiştir.Bu ilim adamları, nüfus artışına bir sıÂ+nır koymanın çok zaruri olduğunu ifade ederlerken, nüfus artışının ?geometrik diÂ+zi? şeklinde (2.4.8.16.32.64) olduğuÂ+nu, buna karşılık rızık vasıtalarının ?aritmetik dizi? (1.2.3.4.5.6,) şeklinde arttığını ileri sürmüşlerdir. Bu hesaplamalaÂ+ra göre nüfus artışı hiç bir engele maruz kalmaksızın ilerlemeye devam ederse, 25 sene sonra 2 misli artacaktır. Yani bir asır sonra rızık vasıtaları 9 katma çıkabildiği halde, nüfus 256 katına ulaşacakdır. MezÂ+kûr şahıslar bu hesaplamalara dayanarak, bin sene sonra nüfus ile besin kaynakları arasında hiç bir nisbet kalmayacağına hükÂ+metmişlerdir.Şurası bir gerçektir ki; tarihin hiçbir devrinde insan nesli Malthus?un ve Francis Place?nin ifade ettikleri gibi geometrik dizî şeklinde kat kat artmamıştır. Buna göre de nüfus artışı ile rızık vasıtaları arasında bir nispetsizlik vuku bulmamıştır. Nitekim Milâdi takvim yılı başlangıcında 200 milÂ+yon civarında olan dünya nüfusu, 1300 yılÂ+larında 500 milyon, 1800 yıllarında 1 milÂ+yar, 1950 yılında 3 milyara çıkmış ve 1980 yılında da 4,5 milyara ulaşmıştır. Bu durumda nüfusun artışı kat kat olmamakÂ+tadır ve olması da mümkün değildir. ÇünÂ+kü insanlık, doğuma müdahale etmeye çaÂ+lışsa bile, ölüme müdahale edememektedir.Yukarıda nüfus artışının kat kat olmaÂ+dığını ve olamayacağını ifade ettikten sonra rızk vasıtalarının da aritmetik dizi şekÂ+linde olmadığını görelim. Nasıl eski insanÂ+ların geçim kaynakları ve rızık vasıtaları su, toprak, taş, bitkiler ve hayvanlar ise; bu gün çeşitli geçim kaynakları ve mebzul rızık vasıtaları mevcuttur. Bu günkü hayat seviyeleri ile eski insanların hayat seviyeÂ+leri arasındaki fark, artan nüfusun teessüÂ+re gerek bulunmadığını gösterir. Çünkü insan, nesli çoğaldıkça hayatını muhafaza etmek için gücünü sarf edip yeni rızık kayÂ+nakları aramış ve yeni geçim vasıtaları keşfetmiştir. Nitekim bu günkü insanların imkânları ile eski insanların imkânları muÂ+kayese edildiği zaman, artan nüfusun geçim sıkıntısına sebep olmadığını gösterir. Böyle uluorta düşünceler, zamanlardaki ilmin istikbalde ne gibi yenilikler ve imkânÂ+lar sağlayacağını idrak edemeyen kimselerÂ+dir. Belki aldandıkları nokta; artan nüfusta sadece tüketici ağızların çoğalacağı dikkate alırken bunun yanında iş yapan ellerinde çoğalacağını nazara almamalarıdır.İktisat ilmine göre, istihsalin üç unÂ+suru vardır: tabiat, sermaye ve insan?dır. İnsan, bu unsurların en büyüğü ve en önemlisidir. Nüfus artışına mâni olmak isteyenÂ+ler, insanın bu istihsaldeki yerini dikkate almadan yalnızca istihlak (tüketici) edici nazarla bakmaktadırlar. Hâlbuki insanoğluÂ+nun yeryüzündeki ilerlemeleri ve hayat seÂ+viyelerinin yükseltilmesi hususundaki muÂ+vaffakiyetleri; artan nüfusun zaruri ihtiyaçÂ+larını temin maksadından ileri gelmiştir. Nüfus artışı ayni zamanda insanları çalışÂ+maya sevk edici büyük bir amil olmuştur. Nitekim lüzumlu ve zarurî ihtiyaçlar insanı her yeni gür artışı sebebiyle gıda, mesken, yiyecek, içecek gibi maddelerin temini için yeni keşifler yapmaya zorlamıştır. Bunun için ziraattan azamî istifade cihetine giden insanoğlu mesailerini rızık için denizlerin derinliklerin ve feza boşluğuna sarfederek yeni kaynaklar aramaktadır. Şayet nüfusta artma olmasaydı, insanlar mevcut olanlarla iktifa edecekler, tembellik ve uyuşukluktan başka bir kazançları olmayacaktı.Umumi yönden dünya nüfusuna dikkat edilecek olursa, insan neslinin sür?atle artÂ+ması karşısında, yeryüzündeki rızık vasıtaÂ+larının da o nisbette arttığı görülecektir. Hatta diyebiliriz ki, kaynakların artışı nüÂ+fus artışından çok daha fazla olmaktadır. Çünkü bu günkü orta tabakadaki fertlerin hayat seviyeleri ile imkânları iki yüzyıl önÂ+ceki zenginlerin hayat seviyelerinden daha iyidir. Yani bugünkü hayat seviyesi ile eski insanların hayat seviyeleri arasında bir nisbet yapmak mümkün değildir. Yani bu günÂ+kü hayat seviyesi ile ikiyiz yıl önceki hayat seviyesi arasında bir nisbet tayin etmek mümkün değildir.Yeryüzünde ve Kâinatta- mevcut bir dengenin bulunduğunda şüphe yoktur. Nasıl ki yeryüzünde yaşayan mahlûkatın bütün nevilerinin fertlerindeki sayıda bir sınır ve denge mevcuttur. Mesela nebattan ?Sismbrium Sophia? adında bir bitki vardır ki, onun ağaçlarından birinde 750.000 tohum olmasına rağmen yeryüzünü işgal etmediği gibi, balıklardan ?Star Fish? ismindeki bir balık türü de 200.000.000 civarında yumurÂ+ta yaptığı halde denizler balıklar tarafından işgal edilmemiş ve nizam bozulmamıştır. Elbette insanoğlunun da bu nizam dışında kalmayacağı bir gerçektir. Nitekim bir erÂ+keğin cinsi münasebet esnasında akıttığı suÂ+da 300 veya 400? milyon sperm bulunduğu halde, insanların birer birer çoğaldığını göÂ+rüyoruz. Diğer taraftan hızlı nüfus artışıÂ+na mukabil aynı nisbette ölümlerin dolayısıyla ölüm sebeplerinin artması yine denge? den haber veriyor. Çünkü zelzele, tufan, trafik kazaları gibi âfetlerin önüne geçilemediği gibi yeni icad edilen +++++ların veya bir nükleer facianın insan neslini azaltacaÂ+ğı da muhtemeldir.




Bir önceki yazı Noam Chomsky Bir Muhalifin Yaşamı Nedir? hakkında bilgi vermektedir.

Cevapla

"Nüfus Artışı Nedir?" konusu hakkında etiketler
artis artisi buyukten cogalmasi degisimi deki dogal dunya gore gosteren harita ile ilgili nedir nufu nufun nufus nufusu nufusun resimler resimleri siralama tarihsel tuik turkiye turkiyede ulkemizde yillara yogunlugu yogunluguna yunanistan

Noam Chomsky Bir Muhalifin Yaşamı Nedir? Önceki | Sonraki Obezite ve Kapitalizm Nedir?




Saat: 03:03 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik