webmaster
 
›
Cevapla
03-12-2011 08:37:56
 

Entelektüel Liderlik ve Önemi Nedir?

Girişİşletmeler, yoğun rekabetin ve değişimin yaşandığı bir iş ortamında faaliyetlerini sürdürmektedirler. Böyle bir değişim ve dinamizm sürecinde, organizasyon modelleri değişik boyutlardan yeniden tasarlanmakta, şaşırtıcı ürün ve yaratıcılık süreçlerinden yararlanılarak marka payları arttırılmaya çalışılmaktadır.

Stratejilerdeki, kar kontrolü yaklaşımlarındaki, pazarı yeniden yapılandırma operasyonlarındaki ve organizasyon mimarisindeki yeni uygulamalar ile elektronik ticaretteki gelişmeler klasik işletme anlayışını yetersiz duruma getirmiştir. Geleneksel olarak nitelendirilen kaynak dağıtımı ve planlama yöntemleri yeni döneme uygun biçimde yeniden yapılandırılırken, işletmeler alt yapı, ürün ve müşteri ilişkileri yönetimi konularında güçlendirilmeye çalışılmaktadır.

İnternet ve benzer teknolojilerdeki gelişim bir yandan işletme ve çevre arasındaki stratejik açıklığı ve dolayısıyla teknolojik krizleri beslerken diğer yandan değişen ve karmaşıklaşan müşteri eğilimleri işletmeler için organizasyon, iletişim, motivasyon, yaratıcılık ve liderlik alanlarına ilişkin yeni paradigmaların da habercisi olmaktadır. Tüm bu değişim ve gelişim süreci sonunda işletmelerin geleneksel sınıflandırma algılamaları yerini günümüze özgü kriterlere bırakmıştır. İşletmeler klasik, bilgiyi kullanan ve bilgiyi kaldıraçlayanlar şeklinde anılmaya başlanmışlardır. Bilgi çağı ötesi yapılanmalara hızla ilerleyen iş dünyası, organik ve bilgiyi kaldıraçlayan strateji demetlerini uygulamaya yöneldiklerinde kritik bir faktör olan liderlik gereksinimiyle karşı karşıyadır.

İşletmeler için gerekli olan paradigma değişimlerinden birisi de liderlik alanında olmaktadır. Teknoloji, müşteri, üretim süreci, araştırma-geliştirme, strateji tasarımı konularında yaşanılan değişimler işletmelerin yönetim tarzını doğrudan etkilemekte, bu durum mevcut liderlik modellerini yetersiz hale getirmektedir. İşletmelerin kaynak yetersizliğini aşmalarında, yüksek katma değere odaklanmalarında, esnek-yaratıcı-performansa duyarlı organizasyon mimarisi oluşturmalarında liderlik modeli kritik bir değişken konumundadır. Gerek bilgi çağı süreçlerinde çarpıcı başarılar elde etmede, gerekse de ortaya çıkan entelektüel birikimi değerlendirerek çalışanların potansiyelinden etkin biçimde yararlanmada entelektüel liderlik modeli belirleyici olmaktadır. İşletmeler liderlik tarzlarında yapacakları değişimlerle rekabet başarısı elde edebilirler.

Entelektüel liderliğe doğru geçiş, hem yeni organizasyon uygulamalarını ve güncel yaklaşımlara odaklanmayı sağlayarak işletme kararlarında isabet derecesini arttıracak hem de keşfedilmemiş çalışan yeteneklerine ulaşmada stratejik bir başarı da getirecektir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelere etkin biçimde cevap vererek kar kontrolünü arttırmada entelektüel liderlik belirleyici boyutta yer almaktadır. Entelektüel liderliğin işletmeler için anlam ve önemini vurgulayacağını düşündüğümüz çalışmamızda önce entelektüel liderlik modeli tanıtılarak modelin özellikleri üzerinde durulacak, ardından entelektüel liderliğin işletmeler için önemi ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Entelektüel Liderlik

1.Lider Özellikleri ve Entelektüel Liderlik

Geleceğe yön verecek yetkin kurumlarda çalışanlar deneyim ve öğrenmeye odaklı, bildiklerini paylaşan insanlardan oluşacak; hedefe odaklı iş stratejileri keşfeden, işini daha hızlı, daha iyi yapan organizasyon modelleri varolacaktır. Hiyerarşik, hantal, formalitelerde boğulmuş şirketlerin yerini küçük, aktif, yaratıcı şirketler alacak, en büyük organizasyonlar "yüksek insan gücü" olanlar olacaktır . Yüksek insan gücü ve dolayısıyla süper performanslı liderlik modeli istihdam eden şirketlerin ayakta kalabileceği bir değişim labirentinde liderlik özellikleri belirleyici bir kriter olacaktır.

1.1.Lider Özellikleri

Lider, bireyleri ortak hedeflere yönelten, hedefleri benimseten, bireyler arası köprüyü oluşturan dağınık güç ve bilgiyi bir araya toplayıp sinerji yaratan, hedeflerin gerçekleştirilmesi için gereken dönüm noktasını oluşturur. Liderlik özellikleri şunlardır:

- Benimsediği ahlak kurallarını bireysel menfa atlarının önünde tutar Prensipleri ile hareket ederler, prensipleri onları harekete geçirir.
- Değişime açıktırlar.
- Değişimin takipçisi değil değişimin yaratıcısı durumundadırlar.
- Gelecek korkusu yaşamazlar.
- Sorgulayıcı ve sabırlıdırlar.
- Zorluklara karşı hazırlıklı ve dirençlidirler.
- Takımıyla ama tek başına çalışırlar.
- Düşünce yapıları farklıdır.
- Kararlarını kendi mantığı ile alırlar.
- Daima önde değil yeri geldiğinde arkada durmasını da bilirler.
- Kararları gerekirse yönetimi altında ki kişilere danışarak alırlar .

Özellik Kuramı'na göre, insanlar "lider olarak doğarlar, sonradan lider haline gelemezler". Yine bu kurama göre, bazı insanlar doğuştan sahip oldukları birtakım üstün kabiliyetler sayesinde diğerlerinden ayrılırlar. Bu durumda, liderlik tarzını açıklamanın tek yolu ise, bu tip insanların sahip oldukları özellikleri ölçmekle sağlanabilir. Nitekim, bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda üç tip etkili liderlik özelliği bulunmuştur : Kişisel özellikler (uyum sağlama, üstün olma, öz-güven), fiziksel özellikler (boy, kilo, görünüş) ve yetenek (zeka, deneyim, başkalarına karşı duyarlılık) .

Araştırmalar, liderliğin tek bir modeli olmadığını, reaktif, aktif ve proaktif olarak üç farklı liderlik stilinin gözlenebildiğini ortaya koymaktadır. Her yönetici bu üç türden özelliklere sahip olabilir. İş dünyasında, politikada, bürokraside ve kamu kuruluşlarında lider konumunda olanların aşağıdaki karakteristiklerin sahip oldukları bileşimine göre bu üç liderlik tipinden birine ait olacaklardır .

Eyleme Yönelik Olma:

Eyleme dönük bir karakteri vardır. Fırsatlar ve meydan okumalardan yaralanabilmek için bilgi ve deneyimlerden yararlanır. Etrafına coşku, heyecan ve güven aşılar.

Takım Ruhu Oluşturma ve takımla bütünleşme:

Farklı kültür ve anlayışlardaki bireylerin ortaklaşa bir amacı gerçekleştirmelerini sağlamak için beraber çalışabilecekleri bir ortam yaratır. Grup içinde açık diyaloğu teşvik ederek, başarı ve kazanımların coşkulu bir destek gördüğü bir takım ruhu oluşturur.

Komuta Becerilerine Sahip Olma:

Meydan okuyan zor ve karmaşık durumlarda sorumluluk ve inisyatif yüklenir. Başarısızlıkların sorumluluğunu üstlenir başarıları ekibin olarak değerlendirir.

Ahlak kurallarına Uyma ve Tutarlı Olma (Integritiy):

Gurubunun amaçlarına hizmet ederken ahlak kurallarına dikkat eder, samimi ve tutarlıdır.

Kişiler arası İlişkilerde Duyarlı ve Etkileyici Olma:

Örgüt içinde ve dışında Her düzeydeki kişilerle verimli ilişkiler kurar ve sürdürür. Etkin bir ilişki network'ü kurar ve canlı tutar. iyi ve duyarlı bir dinleyicidir.

Ortaklaşa Vizyon ve Amaç Oluşturabilme:

Gelecekle ilgili etkileyici bir vizyon yaratır ve bunu paylaşır. Bu vizyonu net ve anlamlı stratejiler/öncelikler olarak formüle eder ve gurubun dikkat ve enerjisini bunlar üzerinde yoğunlaştırmalarına yardımcı olur.

Başkalarına Esin Verme ve Motive Etme:

Güçlü bir Liderlik performansı gösterir ve izleyicilerinin maksimum performans sağlayacağı olanakları yaratır.

Karmaşık Durumlarda Hızlı ve Doğru Karar Verebilme:

Temeldeki sorunları belirlemede ve vurgulamada etkin davranır. Kuruluşun vizyon, misyon, kilit performansı ve stratejik ekseni doğrultusunda zamanında ve etkili kararlar alır.

Sonuç Almaya Önem Verme:

Amaçlara ulaşmak için strateji ve öncelikleri uygular. Sonuçların vizyon, misyon, kilit performans ve stratejik eksen doğrultusunda alınmasını sağlar. Sonuçların kalitesine ve performansın gelişimine özel bir önem verir.

Strateji Tasarlama ve Uygulama:

Geniş bir perspektif yaratır ve başkalarının göremediği eğilimleri ve gelecekteki gelişmeleri doğru değerlendirir. Profesyonel performansı net stratejiler ve özel önceliklerle ilişkilendirir. Diğerlerinin bu perspektife göre zaman ve enerjilerini odaklamasına olanak sağlar.

1.2.Entelektüel Liderlik

Bilgi ekonomisi, enformasyon çağı, yeni ekonomi, next ekonomi, entelektüel ekonomi ve başka isimlerle ifade edilmeye çalışılan dinamik ve şaşırtıcı bir dönüşümün içerisinde bulunuyoruz. Oyunun kuralları süratle değişmektedir. Yenilik, esneklik, cevap verme ve pazarların ve fırsatların yeniden tanımlanması, gittikçe birbirine bağlanan global bir ekonomide rekabetçi avantajın yeni kaynakları olmaktadır. Süratle değişen bu dünyada organizasyonlar, adapte olmak ve değişim için daha istekli ve daha hızlı cevap veren nitelikte esnek olmalıdır. Yeni tarzlarda rekabet etmeyi öğrenmek ve yeniliği teşvik etmek, artan bir hızla yeni bilgiyi özümsemek ve yaratmak durumundadırlar. Bu organizasyonların liderleri, dışsal değişmelere pozitif adaptasyonu teşvik etmeli ve organizasyonel öğrenmeyi kolaylaştırmada proaktif olmalıdırlar. Yeni rekabet avantajları ve entelektüel insan envanteriyle ortaya çıkan akıllı organizasyonun liderliği için gereksinilen yetenek testlerinden geçmiş ve beceri havuzu dolu olmalıdırlar.

Bilgi toplumu insanlarını etkileyen ve onlardan etkilenen, teknoloji ve sermayeyi doğru amaçlara yönlendiren, gelişmelerin, değişim ve dönüşümün neden olduğu karmaşanın içinden çıkacak olan, zor beğenen, en kalitelisini seçen, kaprisli insanları etkileyip harekete geçirebilecek kişiler ancak entelektüel yöneticiler ve liderler olabilirler. Entelektüel yöneticiler ve liderler; performans ve kişilikleri ile örnek model olmaya aday kişilerdir. Pozisyonundan gelen gücüne değil daha çok karakter gücüne, bilgi gücüne güvenen, profesyonel yetkinliğinin yanına , duygusal ve sosyal yetkinliğini getirebilen, doğru hedefler koyabilen, olaylara ve problemlere bütünsel olarak bakabilen, grubun yeteneklerini bir orkestra şefi gibi ahenkli ve birbirini destekler durumda devreye sokabilen kişilerdir .

2. Entelektüel Liderliğin Anlam ve Temelleri

Entelektüel liderler, yönetim kavramı ve süreçleri konularında analitik düşünebilen, bilginin performansını sağlayarak değer yaratmaya odaklı, paylaşılan sorumluluk ve tersine yönetim anlayışını benimsemiş, takım üyelerini kendilerini motive edebilecek bir ortam yaratarak, kendini yönetme becerisiyle donatan ve kritik ve stratejik durumlarda kendi-kendilerine karar verici perspektifiyle gören liderlerdir. Entelektüel liderlik, geçmişin kalıplaşmış uygulamalarıyla, alışkanlıklarıyla ve atalet ile yetinmecilik kavramlarına karşı yoğun bir savaş veren, garanti ve güvenlik kültürlerini yıkan, paradigma geliştirme performansı yüksek, yaratıcılık ve esneklik süreçlerinde başarı kriterlerinin sınırlarını zorlayan liderlik modelidir. Değişim, teknoloji, insan ilişkilerine, sonuçlara ve topluma duyarlı, marjinal, sürekli sorgulayan, gerektiğinde karlı bölgeleri ve uygulamaları terk eden bir liderlik modelidir.

Entelektüel liderler, orijinal düşünebilme, yapıcı mutsuzluk oluşturarak pozitif bakış açısı, geleneksel düşüncelerle baş edebilme, örgütsel buzdağının görünmeyen kısımlarına yönelerek sorunları çözebilme, yaratıcı paradigmaları ortaya koyabilme ve organizasyon mimarisini hızla yeni şekillere odaklayabilme gibi nitelikleriyle günümüze kadar bilinen liderlik modellerine meydan okuyan liderlerdir. Yine entelektüel liderler, gelişkin toplumsal süreç ve dinamikleri kavrayarak, olası sosyo- ekonomik trendleri izleyerek ve global bağlamda gelecek öngörüsü yaratarak hem dünyaya hem de bulunduğu yere sosyal duyarlılık yaklaşımıyla değer katmaya çalışan liderler olmaktadır.

Liderlik kavramının gelişim sürecine bakıldığında, bu alan üzerinde yapılan araştırmalar ;

1920-1959 yılları arasında liderliğin özellikleri,
1950-1960 yılları arasında etkin liderlerin davranışları,
1960-1970 yılları arasında çevresel şartların liderlik üzerindeki etkileri,
1970-1980 yılları arasında liderlerin sembolik rolleri,
1980-1990 yılları arasında liderlerin özellikleri ve davranışları üzerine geri dönüş yapan çalışmalar ve 1990'dan sonra ise liderliğin kültürler arası değişimleri üzerinde yoğunlaşmıştır.

Öte yandan yarının entelektüel profiline sahip çalışanlardan oluşacak dinamik, akıllı ve süper performanslı organizasyonlarını yönetecek entelektüel liderler üzerine de çalışmalar bu dönemde ortaya çıkmaktadır. Entelektüel liderliğin gelişimi bilgi toplumu ile birlikte olmuş, yeni ekonomik süreçlerin baş döndürücü bir hızla toplumu ve organizasyonları bilgiyi yaratan ve özümseyen konuma getirmesi ile entelektüel liderlik popüler ve çağın liderlik prototipi olmuştur. Entelektüel liderliğin gerekçeleri şunlardır:

-Bilgi toplumunda önde gelen sektör, dördüncü ve yeni sektör olan "entelektüel sektör" dür ve bilgi toplumu, sanayi toplumunun aksine, çok merkezlidir. Hızlı değişimlerin yaşandığı bilgi toplumunda, mal üretimi yerine bilgi üretimi ön plana çıkmakta, bilginin yönetimi de ayrı bir önem kazanırken; yenilik, farklılık ve yaratıcılık organizasyonlar için olmazsa olmaz bir koşul haline gelmektedir. Bilgi toplumu; büyük miktarda dayanıklı tüketim malı üretip tüketen sanayi toplumunun aksine, yüksek seviyede kitlesel bilgi üreten bir toplumdur.

-Akıllı işletmeler, gelecekteki başarılarının soyut bir kaynağa - organizasyon içindeki Entelektüel Sermayeye - bağlı olduğunun bilincindedir. Geleceğin başarılı işletmeleri, zekanın kapasiteden - depolanmış bilgiden- ibaret olmadığını, bu kapasiteden büyük ölçüde yararlanma yeteneğini de içerdiğini anlamaları sayesinde akıl yoluyla işletilenler olacaktır. Bu ikisinin toplamı , organizasyonun entelektüel sermayesidir ve bu sermayeyi güç haline getirmek rekabet avantajını doğuracaktır.

-Bilgi çağı organizasyonlarında, eğitilmiş insanın öneminin ortaya çıkması ve bu gücün işletmenin varlıkları arasında yer almaya başlaması dolayısıyla, bilgi toplumunda merkezi unsur, toprak ve sermaye gibi maddi varlıklar olmayıp, bilgili/nitelikli ve eğitimli insanlardan oluşmaktadır.

-Bilgi bir ölçüde bir varlığı sürdürme faktörü olarak yaşamımıza egemen olmuştur. İnsan bilgi işçisi olarak, en gelişmiş sibernetik makinelerden çok daha etkin sentezleme kabiliyetlerine kavuşmuştur. Eğitilmiş insan, bilgi işçisi olarak bir problemler yumağını, hızla çözümler demetine dönüştürebilme kabiliyeti kazanmıştır.

-Bilgi toplumunun yeni işçi tipi bilgi işçilerinin, geleneksel işçiden farklı olarak ikame edilmeleri oldukça güçtür ve yine onlardan çok daha iyi eğitim görmüşlerdir. Daha genç oldukları için, rutin işlerden hoşlanmamaktadırlar. Yeni bir gücü temsil etmektedirler. Yine bilgi toplumunda, verimliliğin artışı için büyük ölçüde sürekli eğitim gerekmektedir.

Bilgi ekonomisi ötesi ekonomi kavramı olarak ortaya çıkan entelektüel ekonomi ve işletmeler için yaratacağı risk ve avantajlar da entelektüel liderliğe olan gereksinimi arttırmaktadır. Entelektüel liderler aşağıda karakteristikleri sıralanan ekonomi labirentinde performanslarını sergileyeceklerdir:

-Bilgi üretiminin maliyeti, sanayi üretiminin maliyetinden çok daha düşük. Entelektüel konseptlerin hakim olduğu şirketlerin değeri, dev sanayi şirketleriyle yarışıyor.

-Eski ekonomide coğrafi konum stratejik bir öneme sahipti. Entelektüel ekonomide ise uzaklık kavramı önemli değil. Örneğin, Amazon üç yıl içinde 160 ülkede 1.5 milyon kişiye kitap sattı.
-Entelektüel ekonomide zaman kavramı ortadan kalkıyor. İnternet üzerinde şirketler birbirleriyle ve müşterileriyle anında iletişim kurup, işlem yapabiliyorlar.

-Entelektüel ekonomide bilgi ve insan çok önemli. Beyin gücü, entelektüel ekonomide kritik bir role sahip.
-İnternet üzerinde yeni bir ürünün tanıtımı ve satışı hızla yapılabiliyor. Ürün tutulursa satış patlamasına yol açabiliyor.

-Pazar payı, şirketlerin piyasa değerini belirleyen ana faktör haline gelmiş durumda. Kimi şirketler, pazar paylarını arttırmak için internet üzerinde bedava ürünler dağıtıyor ve böylece piyasa değerinin artmasını sağlıyor.

-Geleneksel dağıtım kanalları ve bayiler, internet ve türev teknolojilerin tehdidi altında. İnternet ve türevi olan teknolojiler işletmelerin, doğrudan müşteriyle temas kurmasını sağlıyor.

-Ürünlerin bilgiye dayalı kısımlarının, toplam değer içindeki payı oldukça yüksek oranlara ulaşıyor.

-Yeni yazılımlarla, müşterilerin fiyat karşılaştırmaları yapmaları çok kolaylaşmaktadır.

-İstenilen ürüne anında ulaşabilmek ve internetten satın almak mümkün hale geldi.

-Entelektüel ekonomide bilginin niteliği analogtan dijitalleşmeye doğru gelişim göstermiştir.

-Molekülleşme: Ekonomik faaliyetin temelini oluşturan organizasyonlar, yerlerini moleküler ve bu ölçüde dinamik birimlere bırakmaktadır

-Entegrasyon/Ağ ile bağlanma: Entelektüel ekonomi bir iletişim ağı ekonomisidir.

-Aracısızlaşma: Aracı işlemler, işletmeler ve bireyler ortadan kalkmaktadır.

-Bir noktada buluşma : Entelektüel ekonomide tüm sektörler, bilgisayar iletişim ve içerik endüstrilerinde buluşmaktadır.

-Yenilikçilik : Yenilik yaratma yeteneği, entelektüel ekonominin en önemli dinamiğidir.

-Üretici-Tüketici : İnteraktif ilişkilere imkân sağlayan teknolojiler sayesinde, entelektüel ekonomide üretici ve tüketici arasındaki sınırlar ortadan kalkmaktadır.

-Hız/İvedilik : Hız, entelektüel ekonominin en belirgin özelliklerindendir. Gerçek zamanlı işlemler üretimde, pazarlamada, muhasebe ve stok işlemlerinde sözleşme yapma ya da yenilemede inanılmaz bir hız sağlamıştır.

-Küreselleşme : Entelektüel ekonomide, coğrafi sınırlar ortadan kalkmaktadır. Ulus devleti kavramı önemini yitirmekte ve ülkeler arasındaki bağımlılık artmaktadır.

Entelektüel ekonominin bir öznesi olan akıllı organizasyonları yaratabilmek için gereksinilen süper teknolojileri, entelektüel kalifikasyona sahip çalışanları, optimal maliyetli finans mühendisliği modellerini, gelişkin müşteri isteklerine tam duyarlılık çözümlemelerini bir araya getirerek örgütsel başarının sürekliliğini sağlayabilecek liderlik anlayışı entelektüel liderliktir. Yaratıcılık, bağımsız düşünebilme, otoriteye ve yukarıdan yönetim anlayışına karşı çıkarak piramidal konsepti sorgulama, popüler olmama, esnek ve dinamik düşünebilme, yeni performans alanları ve öngörüleri yaratabilme, çizgisel düşünceye ve yerleşik tarzlara meydan okuma, yarattığı eserleri insanlara ve topluma mal ederek yüksek fedakarlıklarda bulunma entelektüel liderin davranışları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda dünyanın dümdüz bilindiği bir bilim anlayışını ters yüz ederek, çağına ve yerleşik kurallar ile otoriteye meydan okuyan Galileo, ekonomik ve sosyal olarak gelişmeye ayak uyduramadığı gibi işgale uğramış bir ülkeye hayat vererek vatandaşlarını gelişmiş dünyanın bireyi haline getirme başarısını göstermiş Atatürk birer entelektüel liderdir.

Entelektüel liderlik modeli stratejik belirleyici olarak sadece performansını adadığı kuruluşu değil bu kuruluşun içinde var olduğu sektörü ve toplumun bütününü paradigması içine dahil edecektir. Entelektüel liderler, sektörlerinin ve toplumlarının dinamiklerine sosyal duyarlılık içinde yaklaşarak ve her an stratejik bir dönüşümün kaçınılmaz olduğu anlayış ve beklentisi içinde işletmelerini, toplumu ve dünyayı çok yakından izleme ve alternatif bilgi ve beceri geliştirmeyi daima gündemlerinde bulundururlarken bir yandan da stratejik önceliklerinin ne olduğu sorusunu cevaplandırmaya çalışacaklardır.

Entelektüel insan kaynağı ve niteliklerini entelektüellerin belirlediği entelektüel kültüre dayalı anlayışı benimseyerek, yönetimin bugünkü gerçekliğini oluşturan; stratejik ve kritik enformasyona dayalı bilgi toplumu işletmelerinin mevcut proses ve insan kaynağı dinamiklerini ve değer parametrelerini entelektüel toplumun yapı, işleyiş ve değerlerine odaklı duruma getirebilmek için performans kriterlerini, politikalarını ve programlarını bugünden tasarlamak olan bir vizyonu da entelektüel liderler gerçeğe dönüştüreceklerdir.


3. Entelektüel Liderliğin Özellikleri

Bugünün entelektüel liderleri kişisel gelişime ağırlık veren, bağımsızlığa değer veren, bürokrasiden hoşlanmayan, çalışma yaşamıyla iş yaşamını dengeleyen kişidir. Bu özellik, bir insanın kendi kendine bir iç sohbeti gibidir ve kişiyi duygularına esir olmaktan alıkoymaktadır. Normal olarak herkes kötü bir ruh halinde olabilir ve duygusal dürtülerle karşılaşabilir ancak, bazı insanlar bunları kontrol altına almayı ve elverişli bir şekle dönüştürmeyi başarabilmektedirler. Öncelikli olarak, kendi duygularını ve dürtülerini kontrol edebilen entelektüel lider, mantıklıdır ve bir güven ve adalet ortamı yaratmaktadır. Entelektüel lider, kendi duygularını, güçlü ve zayıf yanlarını, ihtiyaç ve motivlerini tanımaktadır. Hem kendine, hem de başkalarına karşı dürüsttür. Kendi iç dünyasında sorunları olsa da, düşüncelerini organizasyonun sorunlarına odaklaştırabilmekte güçlük çekmemektedir. Entelektüel lider, gerçeği söylemekten kaçınmayan, duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebilen, zaman zaman zayıf yönlerini de ortaya çıkarabilen bir kişidir. İletişimi, bilgi ve sevgiyle birleştiren entelektüel lider, samimi ve geliştirici bir ilişki ortamı oluşturabilmektedir. Entelektüel lider, izleyicileri tarafından yaklaşılabilir olmak için, zayıf yanlarını da bilinçli olarak göstermektedir. Entelektüel liderler için, öğrenme ve en iyiye ulaşma kaygısı, her zaman çalışma önemli unsurlardır .

3.1.Yaratıcılık ve Yenilikçilik

İnsanlarda yaratıcılık ve bundan kaynaklanan liderlik eğilimleri; kendilerini, çevrelerini, zamanı, belirsizliği, insanı, toplumu ve tarihi nasıl algıladıkları, nasıl yorumladıkları ve nasıl tavır aldıkları ile yakın bir ilişki içindedir. Yönetim sisteminde bulunan gizli ve açık yaratıcılıkları olumlu bir şekilde geliştirebilmek için :

oAraştırıcılığı ve yenilikçiliği teşvik etmeli.
oAraştırmacılık ve yenilikçilikten doğacak olan risk ve sorumlulukları paylaşabileceği ve sahip çıkabileceği görünümünü vermeli.
oTartışma ve eleştiri yöneltme kararları açık tutulmalı.
oİyi bir dinleyici olmalı.
oBaşarısız ve hatalı denemelerde durumunu yumuşatacak tavırlar alabilmeli. oElemanlarını, merak ve ilgilerini kaydırmaya teşvik etmeli.
oElemanlarını kendilerini değerlendirmeye ve kendilerine karşı gerçekçi olmaya sürüklemeli.
oElemanlarının hayal kırıklıklarını aşabilmesini sağlayabilmeli.
oBaşarısızlık ve hayal kırıklığı durumlarında gerginliği azaltacak bir yaklaşıma sahip olmalıdır.

Entelektüel liderler, diğer liderlerin çok üstünde bir düzey ve performansla yaratıcılık özelliğine sahiptirler. Entelektüel liderler organizasyonların mensuplarının yaratıcı potansiyelini güçlendiren bir yapı ve kişiliğe de sahiptirler. Yapıcı mutsuzluk oluşturarak çalışanları sürekli arayış içine yönlendirmekte, başarısızlıkları ders alınacak örnekler şeklinde algılayarak, çalışanları cesaretlendirmekte, organizasyonel gerçekleri sürekli vurgulamaktadırlar. Hayal gücü ve gerçek arasında kapanmayacak bir boşluk oluşmasını önlemektedirler. Çevreyi, gelişen teknolojiyi, iş süreçlerini, bilgi ve enformasyon kaynaklarını ve çalışanlarını yaratıcılık için potansiyel olarak görürler. Organizasyon ve yönetim süreçlerinde öğrenmeyi, sürekli gelişmeyi ve rakiplerin önünde bir hızla yeni bilgileri özümsemeyi ve yeniden yaratmayı kendileri için görev olarak algılarlar. Entelektüel bir lider, iş modeline ve parametrelere yönelik yeni bakış açısı geliştirme, yönetim kavramını çağın ve içinde bulunduğu koşulların karşısında yeni bir süzgeçten geçirerek yaratıcılık arayışında bulunmada öncülük ederler.

3.2.Alışkanlık ve Değişmezlikle Mücadele Edebilmek

Günümüzün şaşırtıcı ve karmaşık çevresinde istikrar kavramı geçerliliğini yitirmiş görünmektedir. Hızlı pazar ve rakip değişmeleri, ileri teknoloji oryantasyonlu ürünlerin piyasalarda yarattığı türbülans, marka ve pazar paylarının internet ve türevi teknolojilerin sürekli tehdidi altında bulunması işletmeleri ve liderlerini istikrardan uzaklaştırmıştır. Günümüzde işletmeler yeni ve güncel yaklaşımlar düzleminde kaos ve karmaşıklık paralelinde örgütlenmekte ve rekabet yeteneklerini sıfır stok, çarpıcı kalite, basıklaştırılmış hiyerarşi-sıfır hiyerarşi, sanal örgütlenme, tedarik zinciri yönetimi, müşteriye uyarlama gibi teknik ve yaklaşımlarla yeniden dizayn edilmektedirler. Entelektüel liderler, teknolojiye ve kaosa duyarlı, istikrasızlığı değer haline getirmiş bir işletmecilik perspektifinde en başarılı liderlik etkinliğidir. Diğer liderlik modellerinden farklı bir tutum ve yaklaşımla ve entelektüelliğin doğasında bulunan bir tarzla istikrarın uzun sürmeyeceği öngörüsünü veri alarak, mevcut alışkanlıklarla ve uygulamalarla mücadele ederek başarılı olmaktadırlar.

2000'li yıllarda teknolojik, sosyal ve politik koşullardaki hızlı değişimler finansal yapılardaki riskleri ve pazar dengelerindeki kararlılıkları da değiştirmekte, büyük kazançlar yanında büyük kayıplar ve ekonomik hayattan şok çekilişler de yaşanmaktadır. 21. yüzyıl dünyadaki sosyal, ekonomik ve politik dengelerin değişmekte ve sancılı bir şekilde yeniden oluşturulmaya çalışıldığı bir yüzyıl olmaktadır. Denge değişimlerini gözlemek için gelecek yılları beklemenin gerekli olmadığı, bunların her an yaşandığı ve sonuçlarının bütün dünya yaşayanlarını derinden etkilediği görülmektedir. İşletmecilik ortamlardaki değişimler hem hızlanmakta hem de karmaşık bir yapıya ulaşmaktadır. Geleneksel işletmecilik kuralları iş ve otorite ilişkileri hızla değişmekte, daha demokratik daha katılımcı yöntemlerin daha fazla katma değer yaratabildiği giderek daha fazla anlaşılmaktadır. Bunun sonucu işletmecilik kurallarının ve politikalarının yeniden formüle edileceği yönetim sistemlerinin entelektüel ve pratik arayışları sürmektedir .

Entelektüel liderlik gelecek odaklı ve değişen şartlara duyarlı bir tarzla hareket etmekle, stratejik öngörü geliştirerek, yönetim çerçevesi ile liderliğin evrensel çerçevesini uyumlaştırabilen bir anlayışla hareket etmektedir. Bozulan pazar ve örgütsel dengeleri değişen rekabet peyzajına göre yeniden tasarlayarak oluşturabilmekte, işletmenin ekonomik ve teknolojik süreçlerinin karlılığını devam ettirebilmektedir. İstikrar ve alışkanlıkları ters yüz ederek hareket etmekte, gelişen rekabet dinamiklerini önceden keşfederek yeni yapılanmaya yönelmektedir. GE Şirketinin efsanevi lideri Jack Welch gelenek ve istikrarı mücadele alanı seçen etkili entelektüel liderlerden birisidir. Jack Welch, 1980'li yılların pazar, rekabet, strateji, karlılık, üretim, kalite, teknoloji ve örgütsel düzlemde değişeceğini önceden öngörerek harekete geçmiş, alışkanlıklara, eski değerlere, örgütsel tutuculuğa saplanmış bir şirketi 20.yüzyılın en başarılı şirketi haline dönüştürmüştür .

3.3.Paradigma Geliştirebilmek

Bilimin gözlemlediği olguları kavramlaştırarak anlamlı bir bütün etrafında birleştirip bir algılama çerçevesi haline getirmesine bir paradigma adı verilmektedir. Örneğin Öklit geometrisi ve buna uymayan Riemann geometrisi bir paradigmadır, Newton fiziği ve buna uymayan, kuantum mekaniği bir paradigmadır, pazar ekonomisi ve bunun karşıtı , komuta ekonomisi bir paradigmadır, Bilimsel İşletmecilik (Scientific Management) ve buna karşı Toplam Kalite Yönetimi bir paradigmadır. Fen bilimlerinde paradigmalar farklı başlangıç aksiyom ve postulalarından kaynaklanır, sosyal bilimlerde ise paradigmalar farklı filozofik ve semantik ontolojilerden kaynaklanmaktadır. Batı olarak adlandırılan toplumsal model, bireyin kendisinden güçlü bir topluma karşı bireyselliğinin ve haklarının korunarak kendisini. çevresini, toplumunu ve doğayı değiştirebilmesi felsefesine dayanırken doğu toplumları bireyin toplumun süren düzeni ve doğa ile uyum halinde olması felsefesine dayanmaktadır. İşletme yönetiminde merkezcil, buyurgan, bürokratik modeller paradigması yaygın bir kabul görürken buna karşı merkezkaç, katılımcı, demokratik yönetim paradigması giderek yandaş ve saygınlık kazanmaktadır. Paradigma ontolojisisnin bir sonucu olarak bilimsel model ve önerilerin özellikle sosyal bilimlerde tartışılamaz gerçekler olmadığını, özel anlayış ve kavramlaştırmalar çerçevesinde oluşan tartışılabilir yorumlar olduğunu söyleyebiliriz .

Entelektüel liderler, örgütsel gerçekleri ve kavramları farklı modeller halinde düşünerek alternatif paradigma dizaynları yaratabilen liderlerdir. Stratejileri, kavramları, organizasyon süreçlerini ve liderlik tarzlarını eleştirel ve yapıcı bir görüş açısıyla ele alarak, dinamik çevre şartlarında işletmeleri için başarı zemini hazırlamaktadırlar. Entelektüel paradigma, gerçeğin çizgisel düşünce tarzından başka sayısız modelle ortaya konulabileceğinden hareketle bir anlam etmektedir. Entelektüel yaklaşımla olayları ve dünyayı algılayan bir kişi aşağıdaki nitelikleri göstererek paradigmasını oluşturmaktadır :

-İnsan düşüncesini ve insanlar arası iletişimi kıskacı altına alan klişeleri ve indirgeyici kategorileri kırmak.
-Bir şeyleri değiştirme imkanlarına set çeken olağanüstü güçlü otoritelere direnebilmek. Muhalefete dayanan bir ruha sahip olmak.
-Yalnızlığı tercih etmek, her zaman çoğunluğa uyup, olumsuzluklara hoşgörü göstermektense yalnız kalmayı daha iyi görmek.
-Konuşma, yazma, yetiştiricilik ve kamu huzurunda sorunları seslendirme yeteneğine sahip olmak.
-İzleyicilerini, karar vericileri mutlu kılma kaygısından uzaklaşma; sıkıntı verici, aykırı olmak, keyif kaçırıcı olmak.
-Kendine özgü davranışlara sahip olma, tüm benliğiyle kendisini uzun vadeli vizyona adama, risk alma, iradeli olma, yakın durduğu kişileri heyecanlandırma.
-Kendi kendini yaratma, geleneklere ve adetlere mesafeli durma, vasatlığa ve klişelere saldırma, akılcı ve ilerici değerleri savunma.
-İnanmadığı şeye hizmet etmeme, özgürce ve bütünlükle ifade edebileceği bir hayat ve sanat tarzı bulma.
-Bilgi ve özgürlük temelli bir yaşamı tercih etmek ve dolayısıyla gezginci bir yaşamı tercih etmek.
-Marjinal, yabancı olmak; otorite ve güç sahibine değil gezgine; alışkanlığa değil geçiciliğe ve rizikoya; otoritenin belirlediği statükoya değil yeniliğe ve deneye duyarlı olmak.
-Kollektif duygular peşinden koşmamak, onları referans alarak farklılaşmaya çalışmamak.

Entelektüel liderler, çağın değer ve eğilimlerini gerçeklik testine tabi tutarak, objektif ve yaratıcı bir gözle yargılayarak hem toplum hem de organizasyon yararına sonuçlar elde etmeye çalışmaktadır. Yüksek performansa dayalı ve sorgulayan bir tutumla davranarak çevresine, organizasyona, çalışanlara ve diğer paydaşlara değer katma uğraşısı içindedir. Yöneticilerin son yıllarda en sık kullandığı sözcükler: "Değişim", "Rekabet", "Belirsizlik", "Kriz" oldu. Kuralları, varsayımları, sebepleri ve sonuçları pek belli olmayan bir düzenin "kaos" olarak tanımlanması doğaldır. Yerleşik paradigmanın yıkılması ile doğan boşlukta belirsizlik yaşanırken, her kafadan bir ses çıkmakta, arayışlar ve tartışmalar yeni bir paradigma ile sonuçlanana dek kargaşa sürmektedir . Entelektüel liderler, günümüzde süreklilik kazanan paradigma değişimlerinde işletmelerinin başarısını, yeni paradigmalar yaratabilme özelliğiyle devam ettirmektedirler. Paradigma üretebilme, var olan paradigmaların geçerlilik kriterlerini yeni gelişen koşullarda uygulayabilme ve geleneksel paradigmaları aşan bir öngörüye sahip olma entelektüel liderlerin karakteristiklerindendir.

3.4.Liderlik Kalitesini Sürekli İyileştirmek

Başarılı şirketlerde her seviyede liderler vardır. Entelektüel bir lider çalışanları arasından liderlik potansiyeli olan yerinde duramayan insanları keşfeder yüzeye çıkarır. Yeni liderler yetiştirir. "Bu kişi çok iyi, beni ileride koltuğumdan eder" gibi bir kaygısı ve kompleksi yoktur. Etrafında yetenekli insanlar oluşur. onları bir gün kendi yerini alacak şekilde yetiştirir. Bu entelektüel liderlik özelliğidir. Öncelikle alçak gönüllülüğü, kendi ile barışık olmayı ve özgüveni gerektirir. Sıradan bir lider iter ve emreder. Entelektüel ve gerçek lider çeker ve bekler. Sıradan bir lider planlar organize ve kontrol eder. Entelektüel lider ateşler, esnetir ve güçlendirir.

Entelektüel lider dürüsttür, söyledikleri ile yaptıkları uyumludur. Heyecan yaratır. İşleri basit gösterir. Anlayışlı, sevecen, insan ruhunu anlayan, gerektiğinde pedagog, gerektiğinde psikolog olur. Bir iletişim ustasıdır. İleriyi görme yeteneğini geliştirmiştir. Entelektüel bir lider alçak gönüllüdür, tutkuludur, umutludur, cesurdur, adildir, güvenir ve güven verir. Güçlü önsezileri vardır, resmin tamamını görür, detaylarda kaybolmaz . Entelektüel liderler, organizasyonun, süreçlerin, ürünlerin, ilişkilerin, örgütsel bütünün kalitesini geliştirirken, öğrenme ve gelişime açık bir kişisel tutumla kendi kalitesini de sürekli geliştirir. Örgütsel kararlarda, teknoloji portföyü ile takım mimarisinin tasarımında yüksek performans gösterirken, kişisel gelişimine önem vermenin yanında paylaşılan liderlik kavramından hareketle olumlu bir liderlik platformu yaratarak yeni liderlerin de yetiştirilmesini sağlarlar.

Entelektüel liderler, filozofik-liberter kişilikleri ile liderlik kalitesini geliştirirken şu niteliklerini de sergilerler; Engellerden üzüntü duymazlar, kendilerine aşırı güvenirler. Enerji düzeyleri yüksektir ve yaratıcı çabaya aşırı ilgi duyarlar. Aşırı çalışabilirler. Zor ve karmaşık sorunları meydan okuma olarak kabul eder ve bunları çözmekten keyif alırlar. Deneye ve değişime karşı ilgi duyarlar, Pratik sonuçlara ağırlık verirler. Filozofik ve Estetik duyarlılıkları yüksektir. Sözcük kapsamları geniştir. Olguları çok boyutlu kavramlarla düşünebilirler. Algılama şemaları esnektir, düşünce ve eylemde bağımsız davranırlar. Çevrenin norm ve değerlerinden çok kendi norm ve değerlerini izlerler. Çevrelerinin sorunlarını kendi sorunları gibi benimseler. Çevrelerine sorun gibi görünmeyen konularda da aşırı duyarlılık gösterebildikleri görülür. Ahlak anlayışında çevrelerinden farklı olabilirler. Her türlü katılık onlara aşılması gereken bir baskı olarak görülür. Dışsal otoritelere karşı kuşkucudurlar, tahakküm ile otoriteyi ayırmakta belirli bir hassaslık sahibidirler. Risk almada cüretlidirler, sorumluluk arar ve yüklenebilirler. İnsanları birey olarak algılar ve birey olarak iyi olduklarına inanırlar. Çevrelerinden olumsuz tavır beklemezler. Yabancılara, farklı gurup ve kültürlere anlayışlı ve dostça davranırlar. Uyuşumcu, gelenekçi tiplerden uzak dururlar. Özgür ve bağımsız olma eğilimleri çok güçlüdür. Bağımsızlık ve özgürlük yanlısı oldukları halde benimsedikleri amaçların gerçekleşebilmesi için kendilerini disipline edip kısıtlayabilirler. Davranışlarında esnek, yargılarında bağımsızdırlar. Değişiklikten tedirgin olmaz, sürpriz kabul edebilirler. Çelişki, gerginlik ve belirsizliğe katlanabilirler. Enformasyonun kendisini kaynağından bağımsız algılayabilirler. Baskıya karşı direnebilir, genellikle kendi sistemlerini izlerler. Zaman perspektifleri geniştir. Genelde uzun dönem optimizasyonları yaparlar. Statü, imaj, başarı gibi maddi olmayan (intangible) kazançları maddi kazançlara tercih edebilirler. Stratejik kazançlar uğruna taktik kayıpları göze alabilirler. Değerlere karşı saygı duyarlar ve karşıt değerleri de kendi değerleri gibi savunabilirler. Çıkar savunanlara dikkatli ve hoşgörülü, değer savunanlara karşı saygılı davranırlar .

Entelektüel liderler, değişime, rekabete, paradigma erozyonuna, karmaşık koşullara ve kaosa meydan okurken liderlik kalitesinin boyutlarını sürekli iyileştirme ve mükemmelleştirme arayışı içindedirler. Liderliğin kalitesinin sürekliliği işletmelerin ve dolayısıyla toplumun da kalite düzleminde mükemmelliğini getirecektir. Entelektüel liderler de filozofik ve liberter kişilikleri ile liderlik kalitesinin sürekliliğini vurgulayan liderlerdir. Entelektüel liderler, organizasyonel maliyetleri azaltırken liderlik perspektifinin de altını çizerek, gelecekteki örgütsel dokunun şekillenmesini ve dolayısıyla bütüncül bir yaklaşımla örgütün kalitesinin bugünden yarına sürekli iyileştirilmesini sağlarlar.

3.5.Küresel Bakış Açısına Sahip Olmak

Gelecekteki meydan okumaların önemli bir olgusu, bütün bu gelişmelerin işletmeciliği küresel bir konuma dönüştürmesidir. Dünya pazarları için mal ve hizmet üreten firmaların, bu eylemlerini artık ulusal formatlar içinde sürdürmeleri olanağı kalmamış gibidir. Enformatik ve haberleşme teknolojileri zaman ve mevsim farkı tanımadan artık olayların küresel bir ortamda haberleşilmesine ve gerekli etkileşmeye olanak sağlamaktadır. Ulusal pazarlardaki kaynak ve ölçek sorunları nedeniyle katma değerlerin giderek düşmesi firmaları dünya pazarlarına hızlı bir şekilde açılmak zorunda bırakmaktadır. Bu ayrıca firma yönetimlerinde de hızlı bir uluslar arasılaşmayı gerektirmektedir. Amerika'da 1990'larda yapılan araştırmalar, firmaların %30 'unda 5 tepe yöneticisinden 3 ünün yabancı olduğunu ortaya koymaktadır. %45'i de en önemli beş rakiplerinde üçünün yabancı olduğunu söylemektedir. 1980'lerde bu oran sadece %5'di. Geçen sürede bu oranların arttığını söylemek mümkündür .

Dünya pazarlarını zorlayan ciddi rakiplerin başında Japonların geldiği görülmektedir. Bunu diğer Asya ve Pasifik ülkeleri de izlemektedir. Artık doğu tipi üretim ve pazarlama, Batı tipi üretim ve pazarlama tekniklerini geride bırakmaktadır. Batının teknoloji üretme ve geliştirme üstünlüğünü uygun bir sosyoloji ile birleştirememesi giderek kendine pahalıya mal olacaktır. Japon ve Asya firmaları otomobil, tekstil, çelik, optik, elektronik, ev elektroniği, bilgisayar, bilgisayar çipi gibi alanlarda rekabetçi üstünlükleri ele geçirmiş durumdadırlar. Avrupa Birliğinin 1992 deki birleşme ve genişleme hamlesi ile bir çok Avrupa firması Amerika ve Kanada'ya açılırken, birleşik pazarları da bir çok Amerika ve Kanada firmasını kendine çekti. Hong Kong' un 1997 de Çine devredilmesi, tekstilde rekabetçi üstünlüğü olan bir çok firmanın Kanada'ya geçmesine neden oldu. Böylece dünya ekonomileri ve pazarları değişik gravitasyon merkezleri oluşturarak karmaşık bir şekilde birbirine bağlanmış oldu.

Artık Japonya, parasının değerlenmesi, emlak spekülasyonu ve bankacılık işlemlerindeki açıklar nedeniyle sorunlar yaşamasına karşılık şu anda dünyanın etkin ve güçlü bir üretim-pazarlama merkezidir. Dünyada bir çok pazarda üstünlük sağladığı gibi bazı pazarlarda ise rakipsiz hakim durumdadır. Amerika kaybettiği pazarlardaki durumunu düzeltme çabasında olmakla birlikte, bu pazarlardaki stratejik hakimiyetini kaybetmiş bulunmaktadır. Bunun sırrı yetenekli bir ulusun küresel çapta bir vizyon ve stratejiyi başarı ile uygulaması olarak görülmektedir. Japon deneyimi, küresel çapta bir vizyon ve stratejisi olan uygulamaları, gelişmiş sanayi toplumu ekonomilerin algılamakta ve reaksiyon vermede geç kaldığını ortaya koymaktadır. Buna karşılık bu süreç yaşanmış ve sonuçları olgunlaşmıştır. Bundan sonraki başarılar stratejik pozisyonlar kapmak değil, oyunda kalmayı sürdürmek olacaktır.

Yukarıda çerçevesi çizilen küresel ekonomik durum ve bunu oluşturan süreçlere yön veren dinamikler organizasyonları da hem strateji hem de rekabet yönleriyle etkilemektedir. Bugünün organizasyonlarının dizayn ve çevreye yaklaşımlarında en etkili faktörün küreselleşme olduğu da söylenebilir. Entelektüel liderler, çevreye, topluma ve dünyaya geniş bir perspektifle, sosyal duyarlılık algısıyla bakmaktadırlar. Entelektüel liderlik, mimarisini oluşturduğu iş modellerine, performans yönetim sistemlerine, ileri teknoloji ve internet platformuna anlam kazandırırken yönetim çerçevesini global bir düzlemde ele alarak uygulamaya yönelmektedir. İş çevresini ve onu oluşturan faktörleri global çerçevede değerlendirmek işletmelerin rekabet ve yaratıcılık performansını da arttırmaktadır.

Değişen iç ve dış çevre koşullarına uyum sağlayabilmek, sürekli olarak gelişebilmek ve kar elde edebilmek, uzun sürede başarılı olabilmek, ancak ayların ve hatta yılların ötesine bakabilen, küçük manevralar üzerinde duracak yerde, geniş çapta stratejiler kurabilen liderlerle gerçekleşebilir. O zaman, söz konusu iç ve dış çevresel güçler onu artık kısıtlayamayacaktır. Çünkü lider, bunların çoğunu belirli bir kontrol uygulayabileceği değişkenler gözüyle bakabilecektir. Örneğin yeni görüşler ve beceriler kazanma yoluna gidecektir . Entelektüel lider, stratejik düşünen bir lider olarak gelişen rekabet süreçlerini ve global mimarinin gereklerini yerine getirebilmek için kendisini sorumlu sayan ve bunun için yeteneklerini sürekli geliştiren liderlik modelidir. Geleneksel liderlik tarzlarından farklı biçimde algıladığı çevre olarak global iş çevresinde rekabet temelinde stratejileri, fonksiyonel eylemleri ve iş programlarını uygulamaya geçirerek global dinamiklere odaklanan liderlik biçimi entelektüel liderlik olmaktadır.

3.6.Kendini ve Çevresini Motive Edebilmek

Liderlerin önemli fonksiyonlarından biri çevrelerini enerji ve coşku dolu hale getirebilmeleridir. Buna Motivasyon (Coşkulama) denmektedir. Motivasyon bireyleri harekete geçiren, sonuç almaya yönelten bir uyarı olarak tanımlanabilir. Etkin liderler olarak entelektüel liderler çevrelerine uyarı, esin ve informasyon kaynağı olurlar. Mustafa Kemal Atatürk bu etkinin tipik bir örneğidir. Bu kaliteler insanları harekete geçirebilmek için entelektüel liderlerde bulunan kapasitelerdir. Belli başlı motivasyon kapasiteleri şunlardır :

-Görkemli fakat gerçekçi hedefler oluşturur.
-Tavırlarına yüksek bir enerji ve sınırsız coşku hakimdir.
-İnsanlarda üstün bir amaç ve yön duygusu oluşturur.
-Başarı için plan yapar ve kestirme yolları araştırır. Hiç bir şey insanları başarı kadar başarılı olmaya motive edemez. Kimse başarısızlığın destekçisi olmak istemez.
-Aşılabilir, başarılabilir sorun ve görevleri gündeme getirir.
-İnsanların dikkat çekmeleri ve başarılarını gösterebilmeleri için fırsat yaratır.
-Verebileceği kadar çok övgü ve yüreklendirme sağlar.
-Başarısızlıkları görmezlikten gelir veya başarısızlığın sorumluluğunu üstlenir.
-İnsanları, kendilerinin bile farkında olmadıkları potansiyeller olarak görür.
-İnsanların yeteneklerine ve potansiyellerine güvenini her fırsatta vurgular.
-İnsanlara kendilerinin başarı ve performanlarından oluşmuş bir tarih duygusu aşılar.
-İnsanlara başarılarından duydukları gurur ve başarısızlıklarından aldıkları ders ile aşılamayacak engel tanımayan üstün insanlar oldukları duygusunu verir.
-Gelecek için başarı ve başarısızlıkların perspektifinde rafine olmuş bir ortaklaşa vizyon yaratır.
-Bütün bunları içtenliğinden ve tutarlılığından kuşku duyulmayacak bir üslupla yapar

Sosyal, teknolojik ve ekonomik değişimlerin hızı bir çok lideri bunaltmakta, onları az dinleyen, düşünmeden karar veren ve eleştiri ve uyarıları dinlemeyen bir karakter haline getirmektedir. Dikkatlerinin hızla ve yoğunlukla finansal sorunlar üzerinde odaklaşması, insanların sorun çözücü kapasitelerini değerlendirebilmelerini engellemektedir. Bunun doğal sonucu olarak insanlar, oluşturdukları çözümlere de isteksiz ve yetersiz katılmaktadır. Pozisyon olarak tepe yöneticiler tahakküm edici ve üstün iradelidir. İstek ve çözümlerinin arkasında büyük bir güç bulunmaktadır. Çalışanların bu istek ve iradeyle ters düşen görüş ve önerilere sahip olması imkansız değilse bile oldukça zordur. bunun sonucu olumsuz sonuçlar kendilerine zor ulaşır ve yaralanabilecekleri uyarı ve öneriler kendilerine ulaşamadan buharlaşır. Bilinen ve geleneksel bir durum arz eden bu gibi durumlarda entelektüel liderler her türlü zorlama, baskı ve tahakkümü ortadan kaldıran bir motivasyon modeliyle ortaya çıkmakta, hiyerarşi ve otorite yerine performansa dayalı otorite olarak kazanılmış otorite uygulamasını gündeme getirerek, üst yönetimle çalışanlar arasındaki bariyerleri geçersiz hale getirmektedir.

Entelektüel liderlik motivasyonu sadece organizasyonu bir arada tutan bir sistem olarak değil, yaratıcılık, yenilikçilik, yeni fikirler yaratarak tasarım liderliği ile müşterilerle güçlü bağların oluşturulmasında da kullanmaktadır. Kendini sürekli motive eden entelektüel liderler, yaratıcılıkları ve sistemleri üst düzeyde dönüştürebilmeleri sayesinde organizasyonun yaşam eğrisini de uzatmaktadırlar. Öte yandan entelektüel odak, günümüzde sürekli değersizleşen entelektüel sermayeyi ve eskiyen yönetim çerçevesini yeniden yaratmada ve orijinal duruma getirmede tek etkili liderlik modeli olmaktadır. Organizasyonel liderlerin sahip olduğu bilgi ve enformasyonun geçersiz, yetersiz kalması karşısında kendini motive edebilen liderlik anlayışı olarak entelektüel liderlik, bilgisini sahip olduğu tutku ve motivasyonla yenileyerek güncellemekte, bu durum organizasyonun entelektüel sermayesinin de değerlenmesine katkıda bulunmaktadır.

4.Entelektüel Liderliğin İşletmeler İçin Önemi

4.1.Yeni Ekonomide Entelektüel Liderliğin Önemi

Yeni Ekonominin belli başlı Özellikleri şunlardır:

-Network: Yeni ekonomi bir ağ ekonomisi. Cisco Systems' ten Asya Rudkovskaya, ülkelerin zenginliğinin bir süre sonra kişi başına düşen bant genişliği ile ölçüleceğini söylüyor. Malcave Yasası' na göre, ağın içine belli bir eşikten sonra giren her kişi ağın değerini logaritmik olarak arttırıyor.

-Hız: Yeni ekonomi bir hız ekonomisi. İnternet yılının 30 gün olduğu konuşulur oldu. İnternet'in yaygınlaşması ve etkileri bir virüs gibi hızlı oldu. Dünya üzerinde var olan bilginin ikiye katlanması 20. Yüzyılın başlarında 50 yıl alıyordu. Şu anda var olan bilgi her iki senede ikiye katlanıyor. Yeni ekonomide en önemli başarı kriterlerinden birisi hız olmaktadır.

-Dijitalleşme: Yeni ekonomi dijital bir ekonomi. Her şey sayısallaşıyor, sanal ortama aktarılıyor. Data, yazı, ses gibi bilgi kaynakları dijital koda çevriliyor ve video, ses, grafik olarak sunuluyor. Dijital ürünler tükenmiyor ve tekrar kullanılabiliyor.

-Bilgi: Yeni ekonomi bir bilgi ekonomisi. Entelektüel sermayenin ve altın yakalıların stratejik önemi anlaşılmaktadır. Ürün ve hizmetlerin bilgi içeriği giderek çoğalmaktadır. Öğrenme, yenilik yapma, bilgiyi kullanma, yaratıcılık yeni ekonominin dinamizm kazandıran faaliyetleri haline gelmiştir.

-Entegrasyon: Satıcılarla alıcılar, şirketlerle şirketler, tedarikçilerle toptancılar, tüketicilerle tüketiciler arasında bağlantılar kurulmuştur. Böylece herkes ve her şey birbirine bağlı haline gelmiştir. Tedarik zincirinde herkes partner anlayışıyla ortak hareket etmekte, diğer zincirlerle rekabete çalışmaktadır.

-Talep : Yeni ekonomi, arza göre değil talebe endeksli bir ekonomidir. Kıt ve kritik olan arz yerine taleptir. Kapasite fazlalılığının yaşandığı günümüzde en değerli para müşterilerin zaman ve dikkat ayırmaları. Dolayısıyla pazarlama fonksiyonu giderek stratejik önem kazanmaya doğru bir eğilim içerisindedir.

-Şeffaflık : Firmalar fiziksel süreçlerini de teknoloji yoluyla dijital ortama aktarmakta ve süreci izlemektedirler. Böylece değer zincirini bir bütün olarak görebilmektedirler. Sorunları hızla tespit edebiliyor, sonuçları değerlendirebiliyorlar. FedEx ve UPS gibi şirketler, bu şeffaflığı İnternet ortamından müşterilerine de yansıtıyorlar. Müşteriler bu sayede paketleri hakkında endişelenip call center'i defalarca aramak yerine firmanın web sitesine bakarak paketlerinin o anda hangi aşamada ve nerede olduğunu takip edebiliyorlar.

-Molekülerleşme : Yeni şirket moleküler bir yapıya sahiptir. Fizikteki molekül, maddenin özelliklerini taşıyan ve maddenin bölünebildiği en küçük parça anlamına gelmektedir. Günümüzde beyaz yakalı bilgi işçisi molekülü temsil etmektedir. Katılarda moleküller hareket edemez ve birbirlerine bağlanırlar. Bu durum kriz zamanlarında şirkette hiyerarşinin, yapının, kuralların, liderliğin ve bağlılığın öne geçmesine benzetilebilir. Ancak, moleküller çoğu zaman sıvı ortamda bulunurlar. Çabuk ve serbestçe hareket ederler, aralarında dinamik ilişkiler vardır. Bu özellikleri yeni ekonomide organizasyonların organik tipte olması, şirket içi girişimcilik, proje takımları, personel güçlendirme (empowerment) gibi ilkeler olarak gözlemleyebiliriz. Yeni ekonomide ayakta kalmak isteyen firmalar çalışanlarından şu karakteristikleri de talep etmek durumundadırlar:

- İletişim kurma becerisi



İş zekası

- Özgüven

- Sorumluluğu kabul etme

- İnisiyatif

- Esneklik

- Analitik düşünce yeteneği

- Enerji düzeyi

- Hayal gücü

- Kendini keşfetmek

- Başarı dürtüsü

- Ekibe uygunluk

- Adanmışlık

- Verimlilik

- Hayat boyu öğrenme

Yeni ekonomi, süreçler, etkileşimde bulunulan topluluklar, kullanılan teknolojiler ve uygulanan stratejiler perspektifinde entelektüel liderlik modelinin baskın ve en geçerli model halini almasına neden olmaktadır. Geleneksel liderlik modelleri yeni ekonominin bilgiye ve entelektüel niteliklere dayanan süreçlerinde yetersiz durumdadırlar. Otokratik, dönüşümcü, esinleyici, bürokratik tarz liderler yeni ekonomiye adapte olamamakta, verimliliğin takım anlayışı ve kendini yönetmeye odaklandığı bir ortamda etkili olamamaktadırlar. Sanal topluluklar, sanal takımlar ve sanal süreçler kavramları bilgi teknolojisi ve entelektüel ekonominin temel kavramları durumundadırlar. Yenilikçi, kendini gerçekleştirmiş, yaratıcı ve şaşırtıcı bir performansla hızla karar vererek kritik durumlara meydan okuyabilen entelektüel liderler, entelektüel paradoksların hızla aşılmasında ve firma karlılığının arttırılmasında öncü olmaktadırlar.

4.2.Küresel Rekabet ve Küresel Strateji Geliştirmede Entelektüel Liderliğin Önemi

Günümüzde rekabet avantajı yakalamanın ve küresel başarı elde etmenin yolu olarak üç önemli stratejiden söz edilebilir. Bunlar, stratejik etkinlik sağlamak, rekabet üstü olmak ve global rekabetin yeni standartlarını uygulamaktır .
-Operasyonel Etkinlik Yerine Stratejik Etkinlik




"Operasyonel etkinlik", en iyi uygulamalara ulaşmak, en iyi uygulamaları seçmektir. Başka bir deyişle, aynı işi rakiplerinden daha iyi yapmak, aynı yarışı daha hızlı koşmaktır. Operasyonel etkinliği arttırmak için gerekli birçok araç ve teknik bulunmaktadır. Bunlar, toplam kalite yönetimi, zamana dayanan rekabet, yalın üretim, benchmarking, yeniden yapılanma, sanal işletmeler, öğrenen organizasyonlar ve değişim yönetimi gibi araçlardır. Günümüzde operasyonel etkinlik bir gerekliliktir, ama işletmelerin rekabet avantajına sahip olmaları için yeterli olmamaktadır.




Globalleşmeyle birlikte rekabetin bu denli şiddetlendiği, sektör sınırlarının belirsiz olduğu, müşterinin giderek daha seçici hale geldiği bir dünyada, firmaların rekabet stratejilerini gözden geçirmeleri ve tekrar tekrar oluşturmalar gerekmektedir. Rekabet stratejisi, müşteri tercihlerindeki değişimleri görebilmek, çalışma alışkanlıklarındaki değişimleri gözleyebilmek ve müşteriye rakiplerin sunamayacağı çok farklı yararlar sunabilmektir. Sonuç veren bir rekabet stratejisi ortaya koymada entelektüel liderlerin rollerini etkili olarak yerine getirmeleri belirleyici olmaktadır. Bilgi ve teknolojilerdeki gelişim hızını doğru algılama yeteneğine sahip entelektüel liderler, yine toplum ve çalışanlardaki yeni eğilimleri de yakından izleme davranışlarıyla, küresel değer yaratmada etkili olacaklardır.




-Rekabetten, Rekabet üstü Kavramına Geçiş




Günümüzde rekabet avantajı yaratmanın bir diğer yolu da rekabet üstü olmaktır. Çağdaş dünyanın günümüzde rekabet kavramını aşarak, rekabet üstü kavramına yaklaştığı gözlenmektedir. Ayakta kalmaktan öte, sürekli bir başarı için rekabet üstü olmak gerekmektedir. Rekabet üstü olmak, sunulmakta olan üründeki farklılığı sağlayan değişiklikten çok, bu şekilde sağlanan yeni bir değerin benzersizliği ile ilgili olmaktadır. Rekabet üstü kavramı,bilgi çağının bir yaklaşımı olarak karşımıza çıkmakta, yeni fikirlerin, sürekli yarışın ve en iyisini aramanın yollarını göstermektedir.




Rekabet üstü olmak için, bütünleşmiş değerler yaratmak, yaratıcı olmak ve kavram araştırma ve geliştirmeye önem vermek gerekmektedir. Rekabet üstü olmak doğrudan doğruya kavramlara ve fikirlere dayalıdır. Bilgiler, deneyimler ve karar verme yeteneği ne kadar fazla olursa olsun, yine de yeni fikirlere büyük gereksinim duyulacaktır. Bunları ise insanın yaratıcılığı üretmektedir. Yaratıcılık ve yenilik kavramları ise entelektüel liderlik modelinin temel karakteristiğidir. Dolayısıyla işletmelerin küresel nitelikte tasarımları ortaya koyarak küresel pazarda başarıya ulaşmaları entelektüel liderlerle mümkün olacaktır.




-Global Rekabetin Yeni Standartları




1990'lı yıllarda ortaya çıkan ve işletmelerin globalleşme süreçlerinde başarılı olabilmesinde büyük önem taşıyan 7 rekabet standardı şöyledir:
-Ürün ve üretim kalitesi
-Maksimum tercih için çeşitlilik
-Uyarlama
-Erişimdeki hız ve kolaylık
-Yenilikte dakiklik
-Düşük maliyet
-Küresel elde edilebilirlik




Bu standartlardan bütün global ve globalleşmeye aday işletmeler etkilenmektedir. İşletmelerin, rakiplerine karşı önemli bir üstünlük sağlayabilmeleri için, bu yedi standardı oluşturabilmeleri gerekmektedir. İşletmelerin ileri teknolojilerdeki gelişmeler yanında siyasal ve politik açılımlarla birlikte ortaya çıkan yeni çağın global pazarında yer alması, yukarıda sıralanan stratejilerle olası görünmektedir. İşletmeler, global pazarın isteklerine yeni kuşak ürün ve hizmet paketleriyle cevap vermede liderlik tarzlarının da katkısını göz önünde tutmak durumundadırlar. Yeni şartlarda bilinen liderlik yaklaşımları ile hareket etmenin ne derece etkili olduğu tartışmaya açıktır. İşletmeler global bir vizyona global ölçekte düşünen liderlerle ulaşabilir. Entelektüel liderler, alışkanlıklarla mücadelede, bilinenleri ve sınırlamaları tartışmaya açmada ve esnek bakış açısıyla ben merkezci paradigmaların dışına çıkmaya odaklanan liderlerdir. Globalleşme, beraberinde düşüncelerde, politik ve toplumsal dinamiklerde dönüşümü ve en önemlisi de entelektüel ekonomik mimarilerin biçimlenmesine yol açarken, entelektüel liderliğin rolüne de kritik görev yüklemektedir.




Entelektüel liderler, stratejik etkinliği sağlamada, bütünleşmiş değerlere odaklanarak rekabet üstü ürün ve hizmetlerin tasarımında başarılı olmada etkili olacaklardır. İşletmelerin kalite, çeşitlilik, uyarlama, erişimde hız performansını arttırmak, maliyet odaklılık ve küresel elde edilebilirlik konularına ilişkin optimal kombinasyonu sağlamada entelektüel liderlerin dinamizmi baskın olmaktadır. Hem sonuç almada hem de çalışanların vizyon ve amaçlar doğrultusunda tüm enerjileriyle sürece katkıda bulunmalarında, entelektüel yöneticilerin işlevlerine gereksinim olmaktadır. Entelektüel liderler, küresel bakış açısı, gezgin, yabancı ve farklılıklara önem veren kişisel prototipiyle işletmelerin globalleşme ve küresel strateji geliştirmelerinde en etkili liderler olmaktadır.

4.3.Paradigma Değişimini Anlayabilmede Entelektüel Liderlik Modelinin Önemi

Paradigma değişimi; toplumun, ekonominin, iş yaşamının, devletin, insanların algılamalarının ve düşünme şekillerinin dönüşümünü kapsayan köklü bir değişim anlayışını ifade eder. Örneğin postmodernizm yeni bir paradigmanın ismi olarak değerlendirilmektedir. Son yüzyılın en etkili yönetim bilimcisi Peter Drucker, engin deneyimini kullanarak karşı karşıya kaldığımız yeni dönemi anlatmak için bilgi devrimi ile endüstri devrimi arasında ilginç bir analoji kuruyor. İki devrim de bir paradigma değişimini temsil ediyor. Endüstri devrimi'nin temel sembolü ve kıvılcımı olan icat James Watt'ın buhar makinesi idi. Bilgi devrimi'nin sembolü olan kıvılcım ise bilgisayar oldu. Buhar makinesi pamuk endüstrisinde kullanılmaya başlanınca 50 yıl içerisinde pamuklu tekstil ürünlerinin fiyatları % 90 oranında azalmıştı. Moore Yasası'na göre de mikroçiplerin fiyatları 18 ayda bir sürekli %50 azalma eğilimi gösterdi.

Sonraki iki dönemde de hiç beklenmedik iki gelişme oldu : 1829'da buhar makinesi demiryolunda kullanılmaya başlandı. Demiryolu, endüstri devrimi'ni tamamlayan asıl yenilikti; ekonominin, politikanın ve toplumun kaderini değiştirdi. Son beş yılda da Internet ve e-ticaret tüm şaşırtıcılığı ile ortaya çıktı. Demiryolu, endüstri devrimi için o dönemde neyi ifade ediyorsa, e-ticaret de bilgi devrimi için günümüzde aynı anlamı taşıyor. Drucker'e göre e-ticaret, İnternet'in malların, hizmetlerin, hatta mesleklerin küresel dağıtım kanalı haline gelmesini ifade etmektedir. E-ticaret de ekonomiyi, politikayı ve toplumu değiştirmektedir. Demiryolu ile insanlık yerküre zeminini ağlarla sardı, e-ticaret de sanal düzlemde yerküreyi ağlarla sardı. İnsanlık demiryolu ile uzaklığı aşarak yendi, e-ticaret ile ise uzaklığı yok etti. Demiryolu o dönemin insanlarının kafalarını, algılayış biçimlerini, ufuklarını, düşünsel coğrafyalarını değiştirdi. E-ticaret de şu an beyinlerde aynen böyle bir devrim yaratıyor.

Paradigmanın değiştiği konusunda işletme ve yönetim bilimciler aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Şu anda mühendisliğin yerini politika almış görünüyor. "Yeni organizasyonda kültürler, networkler, takımlar, güç ve etkileme, ikna yöntemleri ve liderlik hakim. Alvin Toffler, Bilgi Devrimi'ni tarım ve endüstriden sonra gelen 'Üçüncü Dalga' olarak nitelendirmiştir. Strateji uzmanları, paradigma değişimleri listesinde şunları sıralamaktadırlar: Müşteri hakimiyeti, küresel rekabet, dijital ürünler, şirket birleşme ve satın almaları, stratejik işbirlikleri, kapasite fazlalığı, aracıların ortadan kalması, yerel ticaret blokları, merkezi sistemden uzaklaşma, artan karışımlar ve çeşitlilik.

Böyle bir yönetim çerçevesinde liderlik arayışının kaçınılmaz olduğu gerçeğiyle karşılaşmaktayız. Süreci işletmeler lehine dönüştürecek liderlik modeli entelektüel liderliktir. Yeni paradigmalar geliştirebilme yeteneğiyle entelektüel liderlik, paradigma değişimlerinin birbirini izlediği bir dönemde hakim rol oynamaktadır. İşletmelerin paradigma değişimlerini çabuk algılayarak harekete geçmeleri bilançodaki fiziksel varlıklardan daha değerli duruma gelmiştir. Geleneksel liderlik odağının rutini devam ettirmek ya da dönüştürmek düzlemindeki uygulamalarının jenerik paradigmalar karşısında anlamsızlaşması entelektüel liderlerin popülerliğini daha da pekiştirmektedir. Yaratıcılık, esnek düşünme, duygularını yönetebilme, açıklık, katılımı güçlendirme ve en önemlisi de hakim paradigma ve değerlerin dışında düşünebilme karakteristikleriyle entelektüel liderlik işletmeler için başlıca değer durumundadır.

4.4.Müşterilerin Güç Kazandığı Bir İş Modelinde Entelektüel Liderliğin Önemi

Yeni ekonomide belirleyici grup müşteriler olmaktadır. Sınırsız seçenekler ve ürünler ile ilgili ayrıntılı bilgiler müşterilerin kısa sürede ulaşabileceği ortamlarda üretilmektedir. Müşteriler, kısa bir zaman diliminde rakipler lehine çözüm geliştirebilme fırsatına sahip durumdadırlar. Siber müşteri olarak adlandırılan günümüz müşterileri belli başlı şu özelliklere sahiptirler:

-Hedeflenen 'kitle' bir kişiye düşmüş durumdadır.
-Fiyatı müşteri istediği gibi belirlemektedir.
-Ürünü ve hizmetleri kendi isteklerine göre adapte edebilmektedir.
-Üretim aşamalarına aktif olarak katılmaktadır.
-Tüm seçeneklere, ürün özelliklerine, fiyatlara, uzman yorumlarına ulaşabilmekte ve karşılaştırmalar yapabilmektedir.
-Her yerden ve her zaman satın alabilmektedir.
-Müşteriler kendi aralarında iletişim kurabilmekteler, ortak hareket edebilmektedirler.

Müşteri bilgisi, firmalar için hiç bu kadar değerli olmamıştır. Şirketler artık müşterilerin tüketim biçimlerini, hobilerini ve tercihlerini bilmekteler, onlara yaklaşmak için de bilmek durumunda kalmaktadırlar. Değişimin bir yönü de karar verme süreçlerinin büyük ölçüde kısalmış, kolaylaşmış, ve daha etkili hale gelmiş olmasıdır. Sanal alemde son zamanlarda konuşulan konulardan birisi de Müşteri Karar Destek Sistemleri (Computer Decision Support Systems, CDSS). İnternet sitelerinde geliştirilen son yazılım türlerinden biri olan akıllı aracı hizmetleri; müşterilerin çok kriter baz alınarak değerlendirebilmesini ve kısa sürede optimum kararı verebilmesini sağlıyor. Böylece Simon tarafından ortaya konulmuş olan 'Sınırlı Rasyonellik' (Bounded Rationality) kuramı (Sınırlı bilgimiz, zamanımız ve bilgi işleme kapasitemiz vardır) da geçerliliğini yitirmiş durumdadır. Üstelik tüketici bu yöntemle kendine en uygun ve tercihlerine göre şekillenmiş ürünlere ve kişiselleştirilmiş hizmetlere en güvenli şekilde ulaşabilmektedir.

Entelektüel liderlik, firmanın kritik aktifi olarak müşterilerinin, günümüze özgü davranışlarını ve eğilimlerini doğru biçimde algılayarak, bunları değere dönüştürmede kendisinden beklenilen performansı ortaya koyacaktır. Sürekli kendini geliştirmesi, bilinen doğruları yenileriyle çabucak ikame ederek farklılıklara değer katabilmesi entelektüel liderin müşterilerin gereksinimlerine uygun ve en iyi cevapları vermede etkili olmaktadır. Entelektüel liderler, sadece kar kontrolü, teknoloji ya da salt müşteri güdümlü olmayan, pazarı algılamakla ilgili kompetanslarını sürekli gözden geçirerek öngörüde bulunabilen liderlerdir. Doğru ve etkin teknolojileri istihdam ederek firma dengesini müşteri lehine yeniden tasarlamada doğru platformları tercih edebilme özellikleri olan entelektüel liderler, siber müşterilerin eğilimlerine karlı tepkileri geliştirmede önemli rol oynamaktadırlar. Çekirdek fonksiyonu bilgiyi üretmek ve değer haline getirmek olan entelektüel liderlerin yeni kuşak müşteriler içinde gereken mükemmel çözümleri geliştirebileceği görülmektedir.

4.5.Değer Sunmada Yeni Ve Yaratıcı Yolları Ortaya Koymada Entelektüel Liderliğin Önemi

Ürün veya hizmetlerin, müşteriye sundukları değeri üç parçaya ayırabiliriz:

-İçerik(Content): Ürün veya hizmetlerin asli fonksiyonudur. (Şirket neyi sağlıyor?)

-Altyapı(Infrastructure): Ürün veya hizmetlerin üretilişini ve müşteriye ulaştırılmasını sağlayan sistemlerdir. (İşlemin gerçekleşmesini sağlayan süreçlerin yapılmasını sağlayan araçlar nelerdir?)

-Ortam(Context): Ürün veya hizmetin sunuluş biçimi ve formunu içerir. (Şirket ürün veya hizmeti nasıl bir formatta veya ortamda veriyor?)

Geleneksel olarak firma bu üç element ile oynayarak ve pazarlama karmasını kullanarak müşteri için bir değer sunuyordu. Eski ekonomide içerik, altyapı ve ortam birbiriyle bütünleşik idiler ve hepsi birden müşteriye sunulan değeri meydana getiriyorlardı. Bilgi teknolojisindeki artan ilerlemeler, hiper rekabet ve küreselleşmenin neden olduğu pazar değişmeleri gibi nedenlerle klasik değer sunma yöntemleri yeniden şekillenmiştir. Günümüz elektronik ticaret ortamında üç element birbirinden ayrılabilir, farklı biçimlerde yeniden paketlenebilir hale geldi. Örneğin, İnternet gazeteciliği ile okuyucular haber içeriğine doğrudan ulaşabilir hale geldiler. Bloomberg Finans Sistemleri şirketi'nden Michael Bloomberg'in başarısının sırrı, üç elementin özellikleri ile oynayarak yeniden paketlemek ve mevcut iş modelini değiştirmek suretiyle değer sunma süreçlerinde değişimi gerçekleştirmesi olmuştur. Bloomberg Şirketi'nde üç element aşağıdaki gibi biçimlendirilmektedir:

-İçerik: Finans haberleri sunumu . Sunulan bilgiler zengin, kaliteli ve kişiselleştirilebilirdir. Bloomberg ile finans profesyonellerinin ihtiyacı olabilecek veya ilgisini çekebilecek her türlü bilgi ve haber ayrıntısı ile sağlanmaktadır.

-Altyapı: Sistemin kullanımında özel bir iletişim sistemi, yeni grafik ve yazılım teknolojileri, ayrıca özel bir klavye kullanılıyordu.

-Ortam: Bilgiler ve haberler yepyeni bir teknikle, parçalı ekran sistemi ile sunulmaktadır. Ekranın bir köşesinde son borsa haberleri, bir köşesinde hisse senedi grafikleri ve analizleri, altta da kullanıcının isteğine göre bilet satışından canlı spor karşılaşması görüntülerine kadar çeşitli hizmetler yer almaktadır. Sıralanan bu elementlerin bir arada değer sunmada senkronize edilmesi durumuna paketleme adı verilmektedir. Diğer taraftan, üç elementin her birinin ayrı ayrı kullanılarak müşteriye değer katılması durumunda da ortaya çıkan yönteme ayrıştırma denilmektedir. Ayrıştırma yöntemiyle değer sunmada üç element aşağıdaki gibi kullanılmaktadır:

-İçerik: Yeni ekonomide içeriğin faklı, ilgi çekici, zengin ve kullanılabilir olarak sunulması katma değer ve karlılık getirir. Örneğin, Disney'in film animasyonları bölümünün misyonu, sadece yaratıcı içerik ortaya koyma üzerine yoğunlaşarak Aslan Kral veya Alaaddin gibi eserlere imza atmaktadır. Ya da, insankaynakları.com' un hedefi insan kaynakları alanında en geniş kapsamlı, sürekli yenilenen, kaliteli içerik sunmaktır.

-Altyapı: Panasonic, sadece VCR üretmek ve satmakla meşguldür; çünkü misyonu videoda film izlemesi için gerekli altyapıyı sağlamaktır. İnternet servis sağlayıcılarını da bu kategoride değerlendirebiliriz.

-Ortam: American Online, insanların tükettikleri, alışveriş yaptıkları, iletişim kurdukları bilgi temelli bir ortam oluşturmuştur. Web sayfası dizayn eden kişiler veya dekorasyon firmaları bu kategoride değerlendirilebilir.

İşletmelerin gerek paketleme gerekse de ayrıştırma yöntemleri ile müşteriye değer katmasında entelektüel liderliğin rolü karşımıza çıkmaktadır. Değer sunmanın tüm süreçlerinde kendini geliştirme, bilgi ve teknolojiyi yoğun biçimde kullanmak söz konusudur. Dolayısıyla tüm değer yaratma aşamaları kendini geliştirmiş, sürekli arayış içerisinde ve değer peşinde olan liderlerle mümkün olmaktadır. Değer sunma yöntemlerinin etkinliği entelektüel liderlikle sağlanabilmektedir. Entelektüel paradoksu ortadan kaldırmada, yani firma bilgisi ile müşteri bilgisi arasındaki asimetriyi sağlayarak değer ortaya koymada entelektüel nitelikler belirleyici olmaktadır. Günümüz şirketlerinin tüm gelişkin ürünlerinin entelektüel karakteristiğe sahip çalışanlarca geliştirildiği göz önünde tutulduğunda, değer zincirinin daha mükemmel işlemesinde entelektüel liderliğin konumu da kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

4.6.Yaratıcılık Yönetiminde Entelektüel Liderliğin Önemi

Biyolojik evrende doğal ayıklanma ile güçlü olanlar, çevrelerine uyum sağlayanlar varlıklarını sürdürür, uyum sağlayamayanlar ise yok olurlar. Bu sosyal evren için de geçerlidir. Sosyal evrende varlığını sürdürebilme dört olgu üzerinde durur. Bunlar yaratıcılık, spontanelik, eylem ve kalıcılıktır . Toplumda sürekli ve sınırsız bir yaratıcılık vardır. Bu yaratıcılığın eyleme dönüştürülmesi ise spontanelik ile olur. Spontanelik yeni koşullara uygun tepkidir. Eylem ise yaratıcılığın ve spontaneliğin somut sonucudur. Tüm bu olguların bir varlık bulabilmesi içinse kalıcılığının olması gerekir. Deming 1950'lerde Japonya'daki seminerlerde "Eğer beni dinlerseniz, beş yılda dünyayı yakalarsınız; dinlemeye devam ederseniz, dünya sizi yakalamaya çalışır" demiştir. Deming bu sözünde yaratıcılığın eyleme dönüşmesiyle gelen, önüne geçilemez gelişmeden bahsetmektedir.

Yaratıcılığın kalıcılığa dönüşmesi ise dört aşamadan oluşur. Bu aşamalar planlama, uygulama, değerlendirme ve karar aşamalarıdır. Planlama aşamasında yaratıcılığı ve spontaneliği ortaya çıkarmada etkili metot olan beyin fırtınası (brainstorming) metodu kullanılır. Bu metotla problemlere yaratıcı ve etkili çözümler üretilir .

a)Beyin fırtınası oturumları:

Beyin fırtınası oturumlarında uyulması gerekenler şunlardır;

-Beyin fırtınası oturumunun bir lideri olmalıdır.
-Bu lider tüm çalışanları bu oturumlara katılmaları yönünde teşvik etmelidir.
-Lider oturum sırasında daha önce belirlenmiş olan soruna odaklanmayı sağlamalıdır.
-Üretilen fikirler eleştirilmemeli veya bir değerlendirme altına alınmamalıdır.
-Ortaya atılan fikirlerin kaçırılmaması için oturum bir cihaz tarafından kaydedilmelidir.

İki çeşit beyin fırtınası metodu vardır. Bunlar birey ve grup beyin fırtınası metotlarıdır.

Birey beyin fırtınası metodunda çok yönlü fikirlere ulaşılabilmesine rağmen grup beyin fırtınası daha çözüme yatkın fikirler üretir. Birey beyin fırtınaları oturumlarında katılımcıların eleştirilme ve bastırılma gibi bir endişeleri yoktur. Buna karşın grup beyin fırtınaları oturumları daha geniş çaplı ve etkin çözümler üretir.

b)Uygulama: Bu aşamada yaratıcılık eyleme dönüşür. Bu, yeni duruma uygun tepki ya da eski duruma yeni bir tepki şeklinde olabilir.

c)Değerlendirme: Bu aşamada eylem gözden geçirilir.

d)Karar aşamasında eylemin kalıcı olup olmayacağının kararı verilir.

İşe alınan çalışanlardan fayda sağlayabilmek için organizasyonların yaratıcı görüşleri ve fikir üretimini desteklemeleri gerekir. Fikirlerini ortaya koyamadıkları organizasyonlarda, çalışanların yaratıcılıkları da azalır. Yaratıcılığı az kullanan ya da kullanmayan organizasyonların zamana ve topluma ayak uydurması mümkün değildir. Yaratıcılığı destekleyici kurum kültürü yaratmak kaçınılmazdır. Yaratıcılık için tüm bu gereksinimleri karşılayarak işletmenin yaratıcılık kapasitesinin artışında etkin liderlik modeli entelektüel liderliktir. Entelektüel liderlik, dönüştürme ya da katılımla kalmamakta, çalışanların değer katan fikir ve yaratıcı yaklaşımlarına her zaman pozitif bakan bir davranış içerisinde olmaktadır. Bu durum işletmeyi sadece fikir şampiyonu yapmakla kalmayacak, beraberinde işbirliğini teövik eden, haz duyulan bir çalışma alanını ve kültürü de biçimlendirecektir.

Yaratıcılık kültürü geliştirmede aşağıdaki aşamalar karşımıza çıkmaktadır :

-Edinim ve Yerine Getirme: Yaratıcılığı destekleyen kurum kültürü yeni fikirlerin üretilmesine elverişli bir ortam hazırlar. Zira, yaratıcı fikri yöneticiler tarafından dikkate alınmayan ve hatta baltalanan bir çalışan gelecekte böyle bir denemede bulunmaktan çekinir. Organizasyonlar çalışanlarının yeni fikirler üretmeleri için değişik metotlar geliştirmelidir. Bugünün şirketleri artık üretilen yeni fikirlere ve önerilere son derece açıktırlar ve bunu destekleyici her türlü yapıyı kurmaya çalışmaktadırlar. Özellikle günümüzde, yaratıcılığı firmanın temel aktifi olarak ele almada entelektüel liderlik belirleyici olmaktadır. Gelişkin becerilere ve çoklu uzmanlık alanlarında sürekli öğrenme davranışına sahip entelektüel liderler, edinim ve yerine getirme aşamasında teşvik edici bir davranışla yeni ve farklı fikirleri çalışanların ifade edebilmesinin önündeki engelleri ortadan kaldırmaktadırlar.

-Kullan ya da Kaybet: Yeni fikirleri destekledikten ve getirilen önerileri uygulanabilir hale soktuktan sonra bu fikirlerin eyleme dönüştürülmesi gerekir. Bu, çalışanların fikirlerine saygı duyulduğunun ve bu fikirlerin göz önünde bulundurulduğunun işaretidir. Diğer yandan, yaratıcı fikir reddedilmişse, fikrin sahibine neden reddedildiği hakkında kapsamlı ve anlaşılabilir bir açıklama yapılmalıdır. Çalışan bu şekilde yaratıcı fikrinin yöneticiler için önem taşıdığını ve ileride bunun kullanılabileceği mesajını almalıdır. Bu aşamanın gerek tasarımında gerekse de izlenmesinde, entelektüel liderlik örnek model olmaktadır. Objektifliği, açıklığı, motive ediciliği, çalışanlar arası işbirliğini sağlamada, yapıcı davranışı ile entelektüel liderlik hem fikirlerin edinilmesinde hem de elimine edilmesinde gereken yüksek performansı sağlayıcı olmaktadır.

-Yetkilendirmek: Teoride yetkilendirme, çalışanın inisiyatifinin, katılımının, iş tatmininin, yenilikçi düşüncesinin ve hızının artması anlamına gelir. Yetkilendirmeyi tanımlamak ve desteklemek liderin sorumluluğudur. Fakat klasik liderlik anlayışına göre bu aynı zamanda astların liderlik otoritesini ve organizasyondaki pozisyonunu göz ardı etmeye başlamaları olarak da algılanabilir. Bu sorun ancak organizasyonda yatay ve dikey iletişimin ve işbirliğinin sağlanmasıyla çözülebilir. Dolayısıyla yetki ve sorumluluk sorunlarını aşmada, etkin iletişimi sağlamada entelektüel liderler, diğer liderlik uygulamalarından ayrılmaktadırlar. Entelektüel liderler, yetkilendirmenin hem kişisel çıkarlar, hem de şirketin ortak çıkarları için önemli olduğunu bilmenin ötesinde yüksek performans ve yeni değer yaratmada yetkilendirme ve iletişime ilişkin tüm bariyerleri ortadan kaldırmaya yönelik bir tutum içinde olmaktadırlar. Böylece, her bakımdan engellerden arınmış çalışanlar, tam performans içinde verimli olmaktadırlar.

-İletişim: İletişim deneyimli yöneticiler için yaratıcılığı desteklemede vazgeçilmez bir unsurdur. Gerçekten de şirket içinde etkin yatay ve dikey iletişim, çalışanların fikirlerini söylemelerinde duydukları endişe ve korkuları ortadan kaldırır. Yöneticiler şirkette iş dinamiğini ve coşkusunu arttırmak için etkin iletişimi yaygınlaştırıcı önlemler almalıdırlar. Bilinen liderlik modellerinin iletişimde kontrol ve sınır belirleyici odaklı olmaları, entelektüel liderliğin iletişim için ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

-Çalışanlarına İnanmak: Çalışanlar çoğu zaman kendilerini ilginç ve dikkate değer bulacak yöneticiler ararlar. Bu kişileri buldukları zaman da yaratıcı olmaya ve üretmeye başlarlar. Bu yüzden şirket kültürü yaratıcılığı destekler yönde değişime uğrarken, çalışanların kendilerine inanan ve dikkate alan yöneticiler tarafından yönetilmeleri sağlanmalıdır. Bunun için de liderlik tarzının doğru seçilmesi önem taşımaktadır. Klasik-geleneksel liderlik oluşumlarının çalışanlara inanma kavramından uzak oldukları yapılan çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Bunların dışında, çalışanlara inanç ve güven kültürü sunabilen tek liderlik anlayışı entelektüel liderlik olmaktadır. Tersine yönetime ilişkin bakış açısı ile entelektüel tarza sahip liderler, bir yandan çalışanlara güveni merkeze alırken, diğer taraftan çalışanlara inanmanın avantajlarını sağlayacaklardır.

-Duygusal Enerjiye Ulaşmak: İnsan hayatı, değerlerle anlam bulur. Bir çok insan için "iş", kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri fırsatları sunar. Organizasyon değerleri kişisel değerlerle örtüşüyorsa, çalışanlar potansiyellerini bütünüyle işe yönlendirip yaratıcılıklarını en üst düzeyde kullanabilirler. Bu da organizasyonel performansın en üst düzeye çıkmasını sağlar. Değerlere, süreçlere, insanlara, amaçlara farklı bakış açısı ile entelektüel liderler bunu sağlayabilirler. Misyon ifadesinin insanlık yararına tasarlanmasında etkili olan entelektüel liderler, çalışanların duygusal enerji ve yaratıcılık potansiyelini işlerinde kullanmalarını ve dolayısıyla işletmenin performansının artmasında etkili olacaktır.

-Kişisel Özellikleri Göz Önünde Bulundurmak: Kişisel özellikleri göz önünde bulundurmak yaratıcı zekanın ön plana çıkmasını sağlar. Çalışanların işleriyle ilgili stratejik düşünebilmesini sağlayarak kendi işlerini planlamalarını ve uygulamalarını sağlamada etkin bir ortamı sağlayacak liderler de entelektüel liderler olmaktadırlar. Çalışanlara değer veren, yetenek farklılıklarına değer biçen ve sürekli performansı teşvik eden liderler olarak entelektüel liderler, işletmenin rekabette ve ürün çevrim süresini azaltarak başarılı olmasında da çarpıcı başarılar sağlayacaktır.

-Gerçek Motivasyonu Etkilemek: Çalışanların gerçek motivasyonları yaratıcılıklarını kullandıkları ölçüde ortaya çıkar. Yaratıcı ve yenilikçi fikirlere yöneticiler tarafından verilen destek, otonomi, kişisel denetim gerçek motivasyonu olumlu yönde etkileme yollarından yalnızca birkaçıdır. Yöneticiler çalışanlarının gerçekte neyi sevdiğini, neye ilgilerinin olduğunu ve ne yapmak istediklerini bilmeli ve gerçek motivasyonlarını etkileyebilmelidirler. Bunu başarmak için çalışanın yetenekleri işiyle birleştirilmelidir. Bunun yanında çalışanlara yaratıcılıklarını destekleyici ve gerçek motivasyonlarını devam ettirici iş ortamı yaratmak gerekir. Bu konuda entelektüel liderlerin iş sürecini kolaylaştırıcı, stratejik ve insan odaklı düşünebilen yönetim davranışlarıyla başarılı olacağını söyleyebiliriz. Çevrelerine motivasyon ve olumlu perspektif içerisinde yaklaşan entelektüel liderler, çalışanların kritik anlarda daha çarpıcı başarılar elde etmelerinde de belirleyici durumdadırlar.

-Yanılma ve Hızlı Yöntem Değiştirme Özgürlüğü: Bazı organizasyonlar hataya daha az hoşgörülüdür ve hatayı engellemek için diğerlerinden daha çok zaman harcayıp, daha büyük miktarda bütçe ayırırlar. Fakat değişimin ivmeli hızı ve teknolojik gelişmeler sayesinde pazarlara yeni rakiplerin girmesiyle bu harcamaların kısılması zorunlu olmuştur. Bu bakımdan organizasyonların yaratıcı ve dinamik kurum kültürü yaratması kaçınılmaz olmuştur. Çalışanların özgürlüğünün genişletilmesi, dinamik organizasyon anlayışı, hata maliyetlerinin eğitim süreci maliyeti olarak benimsenmesi entelektüel liderlerle olası görünmektedir. Yapıcı hataların yaratılması, değer sunmada tasarım özgürlüğü, korku ve kayıp olasılıkları ile hareket eden düşük motivasyonlu çalışanların yeniden kazanılması entelektüel liderlerle olası görünmektedir. Geleneksel yönetim uygulamalarından ve motivasyon modellerinden uzak olarak yeni ve yaratıcılığa teşvik eden bir tarzla entelektüel liderler, işletmelerde strateji değişimlerinin, mamul geliştirimlerinin ve yeni performans alanlarının kısa sürede ortaya konulmasında etkin liderlik anlayışıdır.

4.7.Değişim Yönetiminde Entelektüel Liderliğin Önemi

Değişim basit bir süreçtir. En azından tarif edilmesi basittir. Eskinin yerine yeniyi geçirdiğimiz yerde değişim söz konusudur. Değişim, eskiden yeniye yolculuk etmekle, yeni bir yarın uğruna dünü geride bırakmakla ilgilidir. Ama değişimi uygulamak son derece zordur. Çoğu insan alışılmış olanı geride bırakmakta tereddüt eder, alışılmış olmayandan her zaman kuşku duyar. Eskiden yeniye nasıl geçeceğimiz, özellikle yeni şeyler öğrenmeyi gerektir ve hata yapma riski taşıyorsa, bizi doğal olarak endişelendirir. Bugün, etrafımız değişimin zorluklarıyla çevrili. Birçok şirket birleşmesi ekonomik nedenlerden çok kültürel nedenlerden dolayı başarısızlıkla sonuçlanıyor. İki farklı şirketin kültürü tek bir uyumlu bütün halinde birleşmeye direnç gösteriyor. Bazı insanlar, hayatı kolaylaştıracağını bilmelerine rağmen, yeni teknolojileri benimsemektense eskileriyle mücadeleye devam etmeyi tercih ediyorlar .

Günümüzde değişim kavramı işletmelerin temel aktifi olarak kabul edilmektedir. İşletmeler, yaşam eğrilerini devam ettirebilmek için değişim kavramına odaklanmak durumundadırlar. Değişimi sadece değişmek için yapmanın da avantajı düşük olacaktır. Ancak değişimin kaçınılmaz olduğu düşünüldüğünde, planlı, sistematik süreçlere dayalı ve en önemlisi de etkili bir liderliğin yol +++++++++ olacağı da unutulmamalıdır. Değişimde entelektüel liderlerin bilginin performansını esas alan yaklaşımları başarıda belirleyicidir. Entelektüel liderler, değişimin, işletme gerçekleriyle uyum içerisinde başarıya dönüştürülmesinde belirleyici olmaktadırlar.

Değişimin nedenlerine ilişkin yol +++++++++ bir stratejinin seçilmesi gerekir. Yapılması gereken ilk şey, olası iki ya da daha fazla strateji arasında tercih yapabilmek için bir dizi ilke belirlemektir. Bu alanda maliyet-yarar analizi, yatırım getirisi hesaplamaları ve risk analizi gibi kanıtlanmış teknikler kullanılabilir. Değişim boşlukta cereyan etmez. İyi tanımlanmış, yerleşik, korunan hatta saygı gösterilen bir ortamda gerçekleşir. Bunun bir yolu, öğrenmenin norm olduğu, öğrenme çabalarındaki ilk başarısızlıkların hor görülüp cezalandırılmadığı, tersine başarısızlığın çabanın kanıtı olarak takdir edilip ödüllendirildiği bir ortam yaratmaktır. Eğer yönetim değişimi gerçekten uygulamak istiyorsa, böyle bir öğrenme ortamı yaratabilir. Bunun için gereken şey kararlılık ve liderliktir .

Değişimin liderlik boyutunun başarısında seçilen liderlik tarzı etkili olmaktadır. Değişim sürecindeki liderliğin bürokratik, otokratik veya entelektüel olması işletme için büyük önem taşımaktadır. Başlatılan değişim sürecinde liderlik tarzının bürokratik olması, değişimin en başında başarısız olmasına yol açacaktır. Demokratik bir liderlik ise kaos ve karmaşıklık çağında etkisiz kalabilecektir. Ancak entelektüel liderliğin değişimdeki etkisi daha sonuç verici olacaktır. Bunun nedeni entelektüel liderlerin her koşul ve çevre etkisi altında başarı için motive olmalarıdır. Entelektüel liderler değişimden beklenilen başarıyı ortaya koyarken, işletmedeki çalışanların ve diğer katılımcıların süreçte kendilerine değer biçilmesini sağlayacaklar ve değişim amaçlarını tüm organizasyona yayacakladır. Değişim için seçilen stratejinin uygulanmasında, işletmenin değişim için gereksindiği kaynakların tedarikinde ve değişimi sağlayacak politikaların ve süreçlerin oluşturulmasında entelektüel liderler üstlendikleri görevleri çarpıcı biçimde yerine getireceklerdir.

4.8.Farklılıklara Değer Vermede Entelektüel Liderliğin Rolü

Buluşların, yaratıcılığın ve girişimci enerjinin anahtarı, kişilerin farklılıklarına değer vererek negatifi pozitif sinerjiye dönüştürmektir. Günümüzde pek çok kuruluşta kişiler, takımlar içindeki farklılıklarla boğuşur, bir yandan da olumlu ve üretken ilişkileri korumaya çalışırken negatif sinerji yaratıldığı görülmektedir. Çoğunlukla ilişkilerdeki negatif dinamikler yaratıcı potansiyeli öldürür. Kişiler bu ilişkileri nasıl daha yaratıcı, yenilikçi ve olumlu sonuçlara dönüştürebileceklerini düşünürler. Burada anahtar, kişileri birbirlerine benzetmeyi bırakıp farklılıklara değer vermektir. Farklılıkları değer olarak görmede entelektüel liderler etkili olmaktadır.

İş dünyasındaki doğal eğilim, tamamlayıcı bir takım yaratmaktansa kişileri benzeştirmektir; ancak bu durum kişilerin yeteneklerini açığa çıkarmalarını dizginleyerek sinerji oluşumunu engeller. Halbuki, bir hedef etrafında çeşitli roller, bakış açıları, yöntemler ve yaklaşımlara sahip bir takım kurmak tüm yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlar ve olumlu sinerji yaratır. Aynı olmak neden bu kadar yaygın ve güçlü bir eğilimdir? Çünkü benzerlik liderlere gerçekçi olmayan bir güven duygusu verir. Kişiler liderler gibi düşündükleri, onlar gibi yaptıkları, konuştukları, liderleri örnek gösterdikleri ve onlar gibi giyindiklerinde lideri onayladıkları sanılır. Ancak liderin duyması gereken şeyleri değil, duymak istediklerini söylüyorlardır. Dolayısıyla aslında yapay bir ahenk, uyum ve düzen elde edilir ama yaratıcılık, sinerji, birlik veya güvenlik sağlanamaz. Bu noktada klişe liderlik tarzlarının yetersiz kalması durumuyla karşılaşmaktayız. Entelektüel liderler, benzeşim modeli yerine gerçeği aramakta ve değer yaratmak için yetenek portföyüne odaklanmaktadırlar. Birbirinin aynı ve davranışları standardize edilmiş bir takımın değer potansiyelinin sınırlı olduğunu bilen entelektüel liderler, takım üyelerinin farklılaşmasını teşvik etmektedirler.

Gerek ekonomik gerçekler, gerekse de son yılların deneyimi, takımlarda, yetkelendirme, farklılıklar, değişim, sinerji ve kaliteden söz edilmesine yol açmıştır. Bu ilkeler, küresel pazarlarda iyi performans elde etmek için hayati hale geldi. Yöneticiler aynı olmanın beraberlik olmadığını, tek örnek olmanın birlik olmadığını gördüler. Artık hedeflenen, farklı yeteneklere, tek vizyon ve amaçla birlikte çeşitli roller, bakış açıları, kapasiteler ve görevlere sahip kişilerden oluşan takımlarla, birliğe ulaşmaktır. Söz konusu takımları yaratmada entelektüel liderliğin belirlediği yüce bir amaç ve paylaşılan bir değerler sistemi olmadığı sürece, farklılıkların sinerji yaratmak yerine negatif olduğu ve üretkenliği azalttığı görülecektir. Entelektüel liderliğin temel konularda sağlayacağı birlik, diğer alanlardaki farklılıkların üstesinden gelinmesinde ve pozitif sinerji yaratılmasında etkili olacaktır.

Entelektüel liderler, ortak bir vizyon, misyon ve değerlere verecekleri önemle hem yaşanılacak bir takım sorunları iletişim kurarak çözebilmede hem de farklılıkları değer yaratmanın merkezine koymada başarılı olacaktır. Farklılıkların yönetiminde çok esnek sınırlar vardır. Farklılıklardan faydalanmak için temelde benzerliklerin olması gerekir. Amaç ve değerlerde uyumun olması şarttır ve bunların ilkelere dayanması gerekir. Güvenliğin en iyi kaynağı bu amaç ve ilkelere bağlılıktır. Entelektüel liderler, işletmelerin kritik dönemleri güçlü yetenekler ve beceri bolluğuyla aşmada farklılıklarla pozitif sinerjiye odaklanan liderlerdir. Entelektüel ekonominin dinamik ve farklılıklardan değer yaratmaya yönelik süreçlerinde entelektüel liderlik başarı için belirleyici liderlik modelidir.

4.9.Eleştiri ve İletişimde Açıklığın Sağlanmasında Entelektüel Liderliğin Önemi

Eleştiriyle ödenen bedel oldukça büyüktür. Eleştiri olan bir ortamda, takım üyeleri savunmaya geçer, fikir belirtmeye ve risk almaya gelince de sessiz kalırlar. Aile bireyleri isteksiz olur, sevgi ve güven bağları zayıflar ve bir süre sonra kopar. Eleştiri kabul etmeyen bir yöneticiyle bir süre sonra kimse konuşmak istemez ve bir süre sonra bu yönetici bir grup hasta ve korkak insanı yönetmeye başlar .

Entelektüel liderler, çalışanlara tavsiyede bulunmada, daha iyi davranmaları için onları teşvik etmede ve onlara vizyon vermede başarılı liderlerdir. Hataların, hatta kimi zaman bedeli ağır olan hataların, yapılabileceğini kabul etmekte ve hataları düzeltmenin yollarını göstererek tavsiyelerde bulunmaktadırlar. Performanslarının artması için çalışanları teşvik ederek, beklentileri karşılamayan davranışları tespit eden ve açık bir şekilde bunlar hakkında konuşan entelektüel liderler işletmede yapıcı hata kültürünün gelişmesine de katkıda bulunmaktadırlar.
Kişinin performansı ile ilgili beğenilen noktaları söyleyen entelektüel liderler, ilgili kişinin gelişimi için öneriler getirmeden önce, söyleyecek az şey bile olsa, iyi yapılan şeylerden başlayacaklardır. Her zaman karşı tarafa duyduğu saygıyı ve ona değer verdiğini belirten bir liderlik anlayışı entelektüel liderlik olmaktadır. Performansı onurlandıran, açıklığa, yapıcı eleştiriye açık entelektüel liderler, işletmeler için insan kaynaklarının potansiyelini harekete geçirmede de etkili ve önemli de olmaktadır. Çalışanlara açık, nazik biçimde davranan entelektüel liderler, eleştiriyi motivasyonla bütünleştirerek çalışanların yeni hedeflerde başarılı olmasına zemin hazırlamış olmaktadırlar. İşletmede, liderlik ve iletişimin ancak anlayışın hakim olduğu bir ortamda varolduğu bilinciyle entelektüel liderler, yapıcı veya yıkıcı eleştiri arasındaki farkı unutarak, başarıyı getiren eleştirinin değil, yüreklendirme ve vizyon olduğunu bilmektedirler. Entelektüel liderler, acımasız olarak eleştirmek yerine, yapıcı mutsuzluk içerisinde çalışanları teşvik etmeyi önemli bir görev olarak görmektedirler.

4.10.Kriz Dönemlerinde Entelektüel Liderliğin Önemi

Krizin, içinde bulunulan istikrarsız, karmaşık, kontrolü zor ve belirsizliğin sürekli körüklendiği bir ortamın dokusunun baskın bir özelliği olduğu uzun zamandır iyi biliniyor. Çok çalkantılı ve karmaşık bir ortam, sistemin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek krizlerin bütüne yansımasını ve bütünü etkilemesini kolaylaştırıyor. Yunanca'da "karar" anlamına gelen "kriz" olgusu "bir kuruluşun bütününü-bütünlüğünü etkileme potansiyeli olan herhangi bir olay" olarak tanımlanıyor. Kriz tüm sistemi etkileyerek, bir yandan büyük can, mal ve itibar kayıplarına yol açarken, diğer yandan ise yönetim ile ilgili temel varsayımları çökerten sonuçlar doğurmaktadır .

Kriz süreci yönetimi içinde farklı yönetim yaklaşımlarını barındırmaktadır. Kriz öncesi ve sonrası yönetim yaklaşımı ve anlayışı ile yapılması gereken eylemler birbirinden çok farklıdır. Kriz öncesi eylemler çeşitli kriz tiplerinden oluşan kuruma has bir kriz portföyünün tasarlanması, bu olası krizlere ait erken uyarı sinyallerinin toplanması ve hazırlık yaparak kriz önleyici veya hasar azaltıcı ve kurumun sürekliliğini sağlayıcı tedbirlerin alınmasını içermektedir. Kriz sonrası eylemler ise mağdurların yardımına koşma, krizin ve hasarın çabuk yayılmasını önleme, onarma ve toparlanma ve öğrenmeden oluşmaktadır. Yönetim yaklaşımı açısından kriz öncesinde her an kriz olabileceği inancının yaratılması, izleme ve hazırlık eylemlerinin yerine getirilmesi gerekmekte. Tatbikatlar, simülasyonlar, kriz durumundaki yapılanmaların netleştirilmesi ve iletişim stratejilerinin belirlenmesi önem kazanmaktadır. Bu aşamada amaçsal bir kötümserlik ve savunma içgüdüsünün kurumu proaktif hazırlıklar yapmaya sevk edebileceğini görmekteyiz .

Krizin algılanmasında, kriz sürecinin daha en başında planlanarak krize karşı başarılı olmada, liderlik tarzının da etkili olduğu bir gerçektir. Geleneksel liderlerin ve yönetici tutumlarının krize karşı mücadelede yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Krizi olumsuzluk, beklenilmeyen durumlar olarak nitelemektense, fırsat ve yeni kaynaklara ulaşmada yeni yolların ortaya çıkışı olarak algılamak en doğru hareket biçimi olacaktır. Ancak böyle bir bakışı entelektüel liderler oluşturabilir. Entelektüel liderlik modeli krizin ve olumsuzlukların aşılmasında anahtar bir kavramdır. Entelektüel liderler, geçmişi değil, geleceği, başarıyı değil, olanaksız olanı elde etmeyi amaçladıkları için krizleri aşma yeteneklerine de sahiptirler. Bilinen liderlik tarzları belirlilik altında başarıya yönelik liderler olurken, entelektüel liderler, belirsizlik ve kaosa odaklı liderlerdir. Entelektüel liderler, krizleri veri olarak kabul ederek, işletmeler için krizi önemli zenginliklerin ve yeteneklerin yaratılmasında temel fırsatlar olarak algılayacaklardır.

Bazı kurumlar proaktif olmayı, yani krizden önce krize hazırlanma yatırımlarını, getirisi çok çabuk ve açık olarak gözükmediği için masraf olarak nitelendirebilirler. Bu düşünceyi değiştirebilmek için yöneticilerin gelecek yönetimi yaklaşımını benimsemeleri gerekmekte. Geleceğin yönetilebileceğine inanmayarak geçmişe ve bugüne odaklanan yöneticiler gelecek ve dolayısıyla özellikle kriz öncesi aşaması olmak kaydıyla tüm kriz sürecinin yönetiminde ciddi zorluk yaşayacaklardır. Gelecek yönetimi geleceğin tahmini değil tasarımından geçer. Entelektüel liderler, gelecek odaklı liderlerdir. Futuristik modellerle geleceği yönetme davranışlarıyla entelektüel liderler, krizlere hazırlıklı bir işletme yapılanmasında da önemli bir rol oynayacaklardır. Bugün ve geçmişin değil, gelecekteki verilerin, kaynakların, organizasyon ve planların geçerli olduğunun bilinciyle, entelektüel liderler krizin gelişim ve diğer aşamalarında işletmeyi bir arada tutmayı başaracaklardır.

Diğer taraftan krize hazır, eğitimli, kriz planları olan bir işletmenin krizden başarıyla çıkması entelektüel liderlikle olasıdır. Erken uyarı ve önleme sistemleri ile kriz sinyallerinin taranması, işletme içi önleme sisteminin yaratılması, kurumsal öğrenme kültürünün pekiştirilmesi gibi süreçler bilginin kullanımına ve dolayısıyla entelektüel liderlerin asli görevleri alanına girmektedir. Belirsizliklerin arttığı dönemlerin kendiliğinden gelmesini beklemeden, yapıcı bir mutsuzluk ve gerilim tablosu yaratan entelektüel liderler, kriz için gerekli birikim ve öğrenme süreçlerini de oluşturmaktadırlar. Dinamik bir performans anlayışı, belirsizliklere ve öngörülemeyene odaklanma, tehditleri fırsata dönüştürme, bilinmeyen alanları keşfederek yeni performans alanları yaratma nitelikleriyle entelektüel liderler, krizin her aşamasında başarı için gereken yönetim kalifikasyonlarına da sahip olmaktadırlar.



Sonuç

Yeni kuşak bilgi ve iletişim teknolojileri, daha on yıl öncesinde gerçekleştirilemeyen esnek organizasyonel formlara olanak sağlarken, entelektüellerin baskın olduğu yeni bir kuşağın doğmasına da katkıda bulunmaktadır. İşletmelerin entelektüel çalışan oranının artması, hiper rekabet, yeni teknolojiler, toplumsal ve sosyal paradigmalardaki dönüşüm gibi nedenlerle yeni ve özgün liderlik tarzlarına olan talep artmıştır. Diğer taraftan, organizasyonlar, artan rekabetçi piyasalara etkin şekilde cevap vermede, stratejik profili olan liderlik modellerini geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Tüm bu gelişmelerle gündeme gelen başlıca liderlik modeli entelektüel liderlik olmaktadır. İş gücü piyasalarının, örgütsel küçülme ve yeni mesleklerin hızla ortaya çıkması nedeniyle sürekli dalgalanmalar göstermesi, yükselen eğitim düzeyleri, bilgi edinme araçlarının kuşattığı bilgi toplumu çerçevesi, işletmelerin pazar farklılaştırması ve sık sık dinamik organizasyonel yapı değişikliklerine odaklanmaları çalışanların geleneksel paradigma dışı liderlik ve kişilik tarzı geliştirmelerinin başlıca kaynakları olmaktadır.

Entelektüel liderler, dengeli, dinamik, yeteneklerini sürekli yenileyen ve yeni beceri portföyleri yaratan, içinde bulunduğu çevreyi değiştirme çabası içinde, değişmez bir kararlılıkla, yapıcı bir mutsuzluk ve sosyal bir duyarlılık bağlamında performanslarını sürekli arttıran liderlerdir. Entelektüel liderler, içselleştirme, olaylara ve kişilere objektif bakış, duyguları yönetebilme nitelikleriyle katkı yapan liderlerdir. Yeni kuşak çalışanlar, yeni kuşak karakteristiğe sahip liderlik tarzına büyük gereksinim göstermektedirler. Entelektüel liderler, takım-temelli, kendi-kendini yöneten, kendini motive ederek kariyer planlarında yeni hedefleri sürekli oluşturan, tüm teknolojilerde belirli düzeylerde uzman, stratejik düşünebilen ve kendi işine ilişkin kararlarda söz sahibi olmak isteyen, entelektüel çalışanlardan oluşan bu işgücünün etkin biçimde yönetimini sağlayacak liderlerdir.

Entelektüel liderler, işletmelerin yönetiminde, vizyon ve diğer amaçlar hiyerarşisinin gerçekleştirilmesinde, yeni pazar ve teknoloji odaklarında başarı sağlanabilmesinde kritik önemi olan liderlerdir. Yeni ekonominin karmaşık süreçlerinde başarılı olmada, küresel bağlamda stratejiler geliştirebilmede, paradigma değişimlerini önceden algılayarak yeni paradigmalar yaratılmasında sonuç yaratıcı liderlerdir. Müşterilerin güç kazandığı bir pazar segmentinde, yaratıcılık yönetiminin etkin biçimde yapılarak, söz konusu müşterilere optimal değer sunmada da entelektüel liderler önem taşımaktadır. Günümüzün değişim gereksinimini karşılamada entelektüel liderler başarı için potansiyel olmaktadır. Değişim direncini katma değere dönüştürerek, işletmenin yeni şartlara etkili biçimde uyumunu da entelektüel liderler sağlayacaktır. İşletmelerin standart ve klişe çalışan profilinden uzaklaşarak farklılık yönetiminde odaklaşması da entelektüel liderlerle olası görünmektedir. Yine entelektüel liderler, eleştiri ve açıklık sağlamayı değer olarak kabul eden ve yapıcı eleştirileri teşvik eden liderlerdir. Günümüzün kriz ve beklenilmeyen değişim ortamında entelektüel liderler, dinamik ve iş ekolojisinin streslerle kuşatılmış çalışma ortamında başarıyı yakalamada kritik görevleri etkin olarak yerine getirebilecek liderler olacaktır.


KAYNAKLAR

1.Ali AKDEMİR, Entelektüel Liderlik, .
2.Breck ENGLAND, Eleştiri Ya Da İletişim, .
3. B.M. Bass, Bass and Stogdill's Handbook of Leadership : Theory, research and managerial applications (3rd ed.), NewYork : Free Press, 1990
4.
8. Harry LEVİNSON : Criteria for Choosing Chief Executives Harvard Business Review, July - August, 1980
9.İbrahim Kavrakoğlu, Yönetimde Devrim, .
10..
11. Melek Vergiliel Tüz, Kriz ve İşletme Yönetimi, Alfa Yayınevi, İstanbul, 2001
12.
13. Oğuz Babüroğlu, Kriz Yönetimi mi, Yönetim Krizi mi?, .
14.Robert Slater, Jack Welch GE Way, Printed by McGraw-Hill, 2000 15. Seçil Taştan Rekabet ve Strateji Geliştirme, 16.Tanju Argun, Toplam Yönetim Kalitesi, 17.The Futurist, Mayıs-Haziran 2001



Bir önceki yazı Enflasyonla Mücadele Nedir? hakkında bilgi vermektedir.

Cevapla

"Entelektüel Liderlik ve Önemi Nedir?" konusu hakkında etiketler
1950 1960 any arasi avrupada basarilari basarili bekler bilgi bilgiye bilmenin bir demek demektir drucker edilir ekonomi ekonomide elde entelektuel entelektuk entellektuel etkilemede evrimi gecmisten gelisim gelisme girisim girisimci girisimcilik gunumuze hakim hareketi hayatinda hipper inovasyon isine isletme isletmecilikte isletmeler kapasite kavramlar kaymasi kazanilmis kazanimlar kim kisa kisaca kislmisi kontrol lider liderin liderler liderlerin liderligin liderlik mantigi metot modeli molekulerlesme molekullesme nasil nasildir neden nedir neler nelerdir olabilmek olan olgun olmanin olmannin onem onemi onemli onemlidir onemlimidir onemmi orkestra otonomi otorite paradigma paradigmasininizi pazarlamada peter plan politikada rolu sanatsal sefligi sektor sembolize sorumluluk surecleri sureclerinden tarihsel tekstilde temel verir yapar yaraticilik yazi yeni yonetim

Enflasyonla Mücadele Nedir? Önceki | Sonraki Enternasyonaller Nedir?




Saat: 00:57 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik