webmaster
 
Cevapla
10-06-2011 16:30:19
 

Ahmet Adnan Saygun

Babası matematik öğretmeni olan Ahmet Adnan Saygun ilk müzik derslerini İttihat ve Terakki Mektebi'nde İsmail Zühtü'den aldı. 1920'de on üç yaşındayken Rosati'nin piyano öğrencisi oldu. 1922'de piyano çalışmalarını Macar Tevfik Bey'le sürdürmeye başladı. Bu arada kendi kendine armoni ve kontrapunto bilgisini geliştirdi. 1924-1925 yıllarında İzmir'deki ilkokullarda müzik öğretmenliği yaptı. 1926'da İzmir Lisesi'ne atandı. 1928'de devlet tarafından açılan bir sınavı kazanarak Paris'e gitti. Eugene Borrel'den armoni ve kontrapunto,Vincent dlndy'den beste dersleri aldı. Ayrıca füg, org müziği ve Gregoryen ezgileri konusunda eğitim gördü. 1931'de Türkiye'ye dönünce, Ankara Musiki Muallim Mektebi'ne kontrapunto öğretmeni olarak atandı. 1934'te Riyaset-i Cumhur Orkestrası' nı bir yıl yönetti. 1936'da İstanbul Belediye Konservatuvarı'na öğretmen oldu. Aynı yıl, ülkemize gelen ünlü Macar bestecisi Bela Bartok ile Ana+dolu gezileri yaptı, birçok halk ezgisini notaya aldı. Aynı zamanda İstanbul Belediye Konservatuvarı'nın arşivindeki çalışmalarla Karadeniz oyun havalarını da notaya aktardı. 1939'da Halkevleri müfettişliğine getirildi. Bu görevi süresince çeşitli yöreleri dolaşıp, halk müziğinin yerel ritim ve ezgilerini derledi. 1940'ta Ses ve Tel Birliği adlı bir dernek kurdu ve burada Ortaçağ, klasik ve romantik müzik dönemleriyle Türk yapıtlarını kapsayan koro konserleri düzenledi. 1946'da Ankara Devlet Konservatuvarı'na atandı. Kompozisyon ve Modal Müzik Bölümü yöneticiliğini yaptı (bu kurumdaki görevini, emekli olduğu 1972 yılına kadar sürdürdü). 1960-1965 yılları arasında ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğinde bulundu. 1972-1978 yılları arasında TRT yönetim kurulu üyeliği yaptı.


KAZANDIĞI BAŞARILAR VE ALDIĞI ÖDÜLLER


Yunus Emre Oratoryosu'nun 1947'de Paris'te seslendirilmesi, Ahmet Adnan Saygun için uluslararası düzeyde tanınma yollarını açtı. Aynı yıl, International Folk Music Council'a yönetim üyesi seçildi. 1949'da Fransız Milli Eğitim Bakanlığı'nın verdiği Palmes Academiques nişanını, 1955'te Federal Almanya Cumhuriyeti'nin Friedrich von Schiller madalyasını, 1958'de İtalya'nın Stella deha Solidarietâ nişanını ve aynı yıl Harriet Cohen İnternational Music Award'ın jean Sibelius beste madalyasını kazandı.


Ahmet Adnan Saygun'un yurt içinde aldığı ödül ve unvanlar da şöyle sıralanabilir: 1948'de İnönü Armağanı; 1971'de devlet sanatçılığı; 1978'de Ege Üniversitesi fahri doktorluğu; 1984'te Kültür ve Sanat Büyük Ödülü; 1985'te Eskişehir Üniversitesi fahri doktorluğu ve İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi etnomüzikoloji profesörlüğü.


BESTECİLİĞİ VE SANAT ANLAYIŞI


Ahmet Adnan Saygun, ilk çalışması Op. 1 Divertimento'yu Paris'teki öğrencilik yıllarında gerçekleştirdi. 1930'da tamamladığı bu yapıt, 1931'de Paris Sömürgeler Sergisi'nde açılan bir yarışmayı kazandı ve burada seslendirildi. Darbuka ve saksafonlu büyük orkestra için yazılmış olan, başta saksafonun duyurduğu bir melodi üstüne sonat formunda çeşitlemeler olarak bestelenmiş bu yapıtta belli bir halk müziği ritmi egemendir.
1934'te yazdığı Özsoy ve Taşbebek başlıklı iki opera çalışması Türk çoksesli müziğinin bu alandaki ilk örnekleri sayılır. Özsoy operası, Münir Hayri Egeli'nin librettosu üstüne bestelendi ve İran şehinşahı Rıza Şah Pehlevi'nin Türkiye'yi ziyareti nedeniyle 19 Haziran 1934'te Ankara Halkevi'nde, Atatürk ve konuk şah önünde sahnelendi.

Taşbebek operası da gene Münir Hayri Egeli'nin librettosu üstüne bir perde olarak yazılmış bir operadır. Besteci, "lirik +++++++" olarak nitelenen bu operayı Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara'ya gelişinin on beşinci yıldönümünü kutlamak amacıyla gerçekleştirdi. Yapıt ilk kez 27 Aralık 1934 akşamı Halkevi sahnesinde Atatürk'ün huzurunda oynandı. Sanatçının bundan sonraki opera ve oratoryoları genellikle gerçeği arayan insanın çilesini ve gerçeğe varışını konu alır. 1953'te tamamladığı Kerem operasında konuya uygun bir havanın yaratılması için libretto yazarı Selahattin Batu ile birlikte çalışmış ve türkçenin kendine özgü söyleyişini göz önünde tutarak müzik diline, prozodiye özen göstermiştir. Ahmet Adnan Saygun'un uluslararası üne kavuşmuş Yunus Emre Oratoryosu ülkemizde de en çok bilinen yapıtıdır. Halkevleri müfettişliği yıllarında (1946) solocular, koro ve orkestra için bestelemiş olduğu bu yapıt, ilk kez 25 Mayıs 1946'da Ankara'da bestecisi yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından seslendirildi. 1947'de E. Borrel'in fransızca çevirisiyle Paris Radyosu'nda ve gene aynı yıl Paris Pleyel konser salonunda Lamoureux Orkestrası ve Saint-Eustache Korosu tarafından bestecisi yönetiminde çalındı. Söz konusu oratoryo 1958'de de New York' ta Beale'in ingilizce çevirisiyle, Leopold Stokowski yönetimindeki Symphony of the Air orkestrası tarafından seslendirildi. Dinletiye New York Üniversitesi Müzik Öğretmenleri Koleji' nin korosu da katıldı. Yunus Emre Oratoryosu, halk ezgilerinin gizemselliğinden kaynaklanır. Altmış üç dakika dolayında süren yapıt boyunca, toplu koro ve recitativolar (resitatifler) vardır. Recitativolar Batı'daki gibi "hikâye" biçiminde ol+mayıp, bizim "uzunhava" anlayışımız içinde yazılmıştır. Halk ezgileri ve İslam ilahileri oratoryo boyunca yer yer karşımıza çıkar. Konu, insan sorunlarını ele alan bir içeriğe dayanır. Sanatçının bu oratoryosu, fransızca ve ingilizceden başka, almanca ve macarcaya da çevrilmiştir. Librettosunu Selahattin Batu ile bir+likte 1973'te yazdığı Köroğlu operası ise ilk kez Birinci İstanbul Festivali'nde seslendirilmiştir. Ahmet Adnan Saygun'un öbür sahne yapıtlarından Atatürk'e ve Anadolu' ya Destan başlıklı çalışma da on üç deyişten oluşur. Solocular, koro ve orkestra için yazılmış olan ve 1981'de tamamlanan bu yapıt işgalden kurtuluşa kadar geçen aşamaları simgesel olarak, bir destan havası içinde duyurur.
Bestecinin, Gılgameş başlıklı sahne yapıtıysa, bale, solocular, koro ve orkestra için yazılmış üç perdelik bir epik dramdır.

Op. 34 Birinci Piyano Konçertosu 1957'de Ankara'da tamamlanmış olup, ilk kez, Brüksel'de bestecisi yönetimindeki Colonne Orkestrası ve piyanocu İdil Biret tarafından seslendirilmiştir. Bu yapıtın 1963'te Moskova'da N. Tagizade yönetiminde seslendirilişi S.S.C.B. Devlet Plakevi'nde plağa alınmıştır. Bu konçertonun girişinde yaylı çalgılarda duyulan "rebemol-do-sibemol-la" üstüne kurulu tema, parçanın temel çekirdeğini oluşturur, orkestranın bütünü içinde bir doku örer. Orkestra bu yapıtta, geleneksel konçerto düzeninde olduğu gibi yalnız soloya eşlik görevinde olmayıp zaman zaman öne çıkar. Besteci Dördüncü Senfoni'sini 1974'te tamamladı. Gene modal yapıda olan bu çalışma, belli müzik kalıplarının hiçbirine uymayan bir biçim gösterir. Her bölüm kendi içinde bir bütün oluşturur. Girişteki temalar sürekli gelişerek karşımıza çıkar. Modal temaların ağırlık kazandığı bu senfonide ikinci bölüm yeni anlayışta bir "passacaglia"dır.


Sanatçı son yıllarda en çok seslendirilen yapıtlarından biri olan Ayin Raksı'nı 1975'te yazdı. Büyük orkestra için bestelenen bu dokuz dakikalık yapıt, makamsal yazı tekniğinden yola çıkar; orkestralama büyük ses kümelenmeleriyle sağlanır. Kemanlardaki hafif girişe üflemeli çalgılar katılır. Müzik, güçlü bir ritim ile ve bütün çalgıların katılmasıyla doruğa tırmanır. Ahmet Adnan Saygun, 1931'den günümüze kadar etnomüzikoloji alanında pek çok inceleme yapmış ve yazılar yazmıştır. Mod-öncesi ve mod-içi müzikler üstüne yaptığı araştırmalar, ülkemizdeki çoksesli müzik çalışmalarına ışık tutar. Modal müziği ve geleneksel Türk müziğini İran-Yunan müzikleriyle karşılaştırmalı olarak incelemiştir.


Bela Bartok ile birlikte yaptığı Anadolu gezilerinde gerçekleştirdiği yerel müzikler konusundaki araştırmaların sonuçları ingilizce olarak Budapeşte' de bir kitap halinde yayımlanmıştır (1976). Besteci çokseslilik üstüne görüşlerini şöyle belirtir: "Çoksesliliği müziğe tabiat ve fizik kanunları getirmiştir. Halk müziğinde ilkel olarak, çoksesliliği ve armoniyi benimseyen bir arayış sezilir. Edebiyatımız nasıl bir değişme geçirmişse, müziğimiz için de bir değişme kaçınılmaz olmuştur." Ahmet Adnan Saygun'un bütün yapıtları modal ve yer yer pentatonik yapıdadır. Sanatçının "opus" numarası verdiği yapıtlarının sayısı yetmiş ikiyi bulur.Ancak, birçok besteci gibi yapıtlarını belli dönemlere ayırma-mıştır. Gençlik yıllarında yazdığı bir parçayı sonradan ele alıp yeniden düzenleyebilmiş ya da ilk çalışmalarından biri çok sonraki yıllara temel oluşturmuştur (sözgelimi, Op. 4'ün Op. 12' ye bağlanması).
Ülkemizde çoksesli müziğin öncülerinden biri olan ve Türk Beşleri olarak anılan topluluğun üyesi kabul edilen Ahmet Adnan Saygun'un besteleri dışında folklor, etnomüzikoloji, müzik eğitimi, vb. alanlarda yayımlanmış çeşitli kitapları ve yazıları da vardır. Bunların arasında özellikle şunlar sayılabilir: Türk Halk Musikisinde Pentatonizm (1935); Rize, Artvin ve Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyun Havaları (1937); Yedi Karadeniz Türküsü ve Bir Horon (1938); Karacaoğlan (1952); Türk ve Macar Müziği Üstüne Çalışmalar (1964); Toplu Solfej (2 cilt, 1967-1968); Folk Music Research in Turkey (Türkiye'de Halk Müziği Araştırmaları; Bela Bartok ile birlikte, Atatürk ve Musiki (1981).

Bir önceki yazı Münir Nurettin Selçuk hakkında bilgi vermektedir.

Cevapla

"Ahmet Adnan Saygun" konusu hakkında etiketler
adlari adli adnan ahmed ahmet alanda alanlarda aldigi almistir ayiran aynan baslamistir batu bebek besleri beste bestelerinin bir cikar divertimento emre etnomuzikolojiyi ezgiler folklordan frederic gitti gosterin gregoryen guzel hangi hayatinin hikayesi hikayesinin ile ilgili ilk isimleri karadeniz kazandigi kislmisi kompozisyon konu konularda koroglu kultur liselere milli musiki muzige oduller odulleri ogrencilik oldu oldugu olmus olmustur oratoryo oratoryosu ozet ozeti ozetle ozkler paristeki sanatlar sarki sarkil sarkilar sarkilari sarkisi sarkisinin saygin saygun saygunun schiller selahattin siir siirleri sozleri sozu tas turk turku turkuleri yapmistir yazdigi yazilir yazmis yilari yunus zaman

Münir Nurettin Selçuk Önceki | Sonraki Cemal Reşid Rey




Saat: 18:23 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik