webmaster
 
Cevapla
19-11-2007 23:05:38
 

sosyal biliş teorisi

sosyal biliş teorisi

Sosyal biliş teorisi (social cognitive theory), sosyal etkileşimde rol oynayan bilişsel süreçlere verilmiş isimdir. Ayrıca, psikolojinin bu süreçleri inceleyen alt dalına da sosyal biliş denmektedir.
Sosyal biliş, bireylerin kendilerinin ve etkileşimde bulundukları diğer kişilerin toplum içindeki ve çeşitli sosyal ortamlardaki durumlarını ve davranışlarını nasıl anladıklarını/anlamlandırdıklarını incelemek üzere bilişsel psikolojinin önermelerini ve araçlarını kullanır. Örneğin kişilerin toplumsal tutum ve davranışları; bu tutum ve davranışların dil ve yüz ifadeleri yoluyla aktarımı; ve kişilerin aktarılan bu sosyal bilgileri seçme, yorumlama ve hatırlama yöntemleri sosyal bilişin inceleme alanlarıdır. Sosyal biliş hafıza, dikkat, algı, problem çözme gibi temel bilişsel süreçlerin sosyal bilginin toplanması ve işlenmesinde nasıl kullanıldığı ile ilgilenir. Bilişsel psikolojinin çok popüler olduğu 60lı ve 70li yıllarda sosyal psikoloji içerisinde de sosyal biliş ana akım haline gelmiştir.
Günümüzde, sosyal biliş ile beyin faaliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren çalışmalara ilgi artmıştır. Özellikle beyin hasarı geçiren hastaların sosyal etkileşimde yaşadıkları sorunlar dikkat çekmektedir. Birtakım zihinsel rahatsızlıkları olanların da sosyal bilgiyi işleme şekillerinin normal insalardan farklılllık gösterdiği bilinmektedir

Kısaca sosyal biliş; kökleri sosyal psikolojiye dayanan, gerçek, hayal ürünü ya da ima edilmiş varlıkların etkisi altına alınmış kişilerin, düşüncelerini, hislerini ve davranışlarını anlamaya ve açıklamaya yönelik bir kavramdır (Allport, 1985, p. 3). Kişiyi sosyal yada kültürel bağlamda inceler ve insanların kendi oluşturdukları bilgileri nasıl algıladıkları ve yorumladıkları üzerine çalışır (Sternberg, 1994) (Huitt, W. (2002)).

Sonradan ismi “Sosyal biliş teorisi” (Social cognitive theory) olarak değişen sosyal öğrenme teorisi (social learning theory), davranış değişimlerinin çevresel etkilerden, kişisel faktörlerden ve davranışın kendisine malolmuş sebeplerden etkilendiğini öne sürmektedir

Sosyal biliş teorisinde, insan davranışları karşılıklı nedensellik ile sürekli olarak etkileşim içinde olan kişisel faktörler,davranış ve çevresel etkiler olmak üzere 3 yollu karşılıklı teori ile açıklanır.Bunlar insanın çevresini şekilendirebileceği gibi çevrenin de insanı şekillendirdiği çok dinamik ilişkilerdir. Değişim 2 yönlüdür. Sosyal öğrenme teorisi; Rotter (1954) ve Bandura (1977) nın yaptığıı farklı araştırmaların bir sonucudur.
Bandura’ın teorisine göre destek, öğrenmeye katkıda bulunmaktadır. Fakat destek ile birlikte kişinin sonuç davranışa ilişkin beklentileri de davranışı belirler. Davranış, bir sonucun subjektif değerinin bir fonksiyonu ve belirli bir hareketin o sonuca ulaşmasını bekleyen subjektif olasılık (ya da beklenti) olarak görülmektedir. Bu tür bir yaklaşım, değer beklenti teorisi (value-expectancy theory) olarak adlandırılır.
Sosyal öğreniş teorisinde (SLT) öğrenmeyi açıklayan çeşitli yapılar vardır.SLT ye gore destek bu üç şekilde başarılı olur.

1)doğrudan 2) başkasının yerine yapılan yada 3) kendi iradenizle yapılan.

Doğrudan destek, direk kişiye sağlanır. Başkasının yerine yapılan destekte; katılımcı, birisinin uygun yada uygunsuz bir tavır takınması için teşfik edildiğinin görür. Buna sosyal model yada gözlemsel öğrenme de denir. Kendi iradenizle yapılan destek ise katılımcının kendi davranışlarını kayıt altına almasını kapsar. Davranış, doğru olarak yerine getirildiği zaman kişi kendini destekler ya da ödüllendirir. Özdenetim kurma, bu tür desteklemeyi, kişilerin kendilerini izleyerek davranışlarını kontrol etme yetisini kazandığı fikrini yansıtıncaya kadar kabul eder

Sosyal öğrenme teorisine göre, insan kendi tecrübelerinden değil, başkalarının bilgi ve tacrübelerinden faydalanarak, onları taklit ederek öğrenir. Konuşmada, cinsiyet rollerinde, giyinmede, yemede-içmede ve başka birçok konuda örnek kişi ve davranışlar taklit edilir. Bu taklitlerde ödül, ceza, takdir ve yerme önemli rol oynar. Bu tür öğrenmeye "modelleme yoluyla öğrenme" (sosyal öğrenme) denir. Burada şartlı öğrenmenin ödül ve cezaları vardır ama, kişinin bunları kendi üzerinde denemesinden ziyade, başkalarının model davranışları taklit edilerek yapılır. Özellikle ahlâk ve disiplin öğretimi ile beceri öğretmede bu teorinin ilkelerinden faydalanılır. Bilişsel (cognitive) öğrenme teorilerinde, davranıştan ziyade bilginin öğrenilmesi üzerinde durulur. Burada da hafıza, zihin (bellek) ve akıl önemli bir rol oynamaya başlar. Zihnin, duyu organlarından gelen verileri alma, saklama, eski bilgi ve duyumlarla karşılaştırarak, birleştirip ayırarak yeni bilgiler oluşturma gibi öğrenme işinde birçok görevleri vardır

Hedefleri:
Neticelere tepki (ödüllere, cezalara gibi) bir insanın verilen bir durumda belirli bir davranışı yerine getirme olasılıklarını etkiler.
Bir harekete bireysel olarak katılarak öğrenmenin yanı sıra, insanlar diğerlerini izleyerek de öğrenebilirler. Başkasının yaşantısından öğrenme mefhumu sadece klasik davrananlar ile aynı düşünceyi paylaşmak değildir.
Kişiler, diğerlerinin kendileri ile özdeşleştirdiği gözlenen davranışları, kendilerine model alma eğilimindedirler. Başkalarıyla özdeşleştirmek, birisine karşı hissettiği duygusal bağlanma derecesine ek olarak, insanın aynı olduğununu sezdiği başka biri ile ilgili bir basamak görevindedir (Danice Stone, Fall 1998).
Bandura(1986) tarafından geliştirilmiş en önemli kavramlardan bir tanesi de çift taraflı belirleyicilerdir. Bu bakış açısından, bir kişinin davranışları hem birisi tarafından etkilenir, hem de bir kişinin kişisel faktörlerini ve çevresini etkiler. Bandura kişinin davranışlarının neticenin yararı ile koşullandırıldığı ihtimalini kabul eder (Skinner, 1938). Aynı zamanda kişinin davranışlarının da çevreyi etkilediğini farkeder (Sternberg, 1988). Bu olay, biliş yeteneği, tutumu(davranışı) yada çevresi gibi kişisel faktörler arası ilişkiler için de geçerlidir. Şekil 1’de görüldüğü gibi, herbiri etkiler ve başka bir tanesi tarafından etkilenebilir (Huitt, W. (2002)).

ŞEKİL 1: Bandura’nın (1986) belileyici üç sınıfının arasındaki ilişkiler modeli (Pajares, F.,1996).

teorisyenler
Albert Bandura
4 aralık 1925’te Kanada’da doğdu.1949 yılında British Columbia Üniversitesi’nden psikoloji diplpmasını aldı.1952 yılında Iowa üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladı. Orada sosyal biliş teorisini oluşturdu ve bir sure daha üniversitede kaldı.1953’te Stanford Universitesi’nde öğetmenliğe başladı. Oradayken, Richard Walters isimli öğrencisi ile bir çalışma yaparak “Adolescent Aggression” isimli kitabı çıkarttı(1959).1973’te APA’nın başına geçti ve 1980 de bilime yaptığı seçkin katkılarından ötürü bir ödül aldı. Günümüzde hala Stanford üniversitesinde çalışmaya devam etmektedir. Bandura’nın teorisi çocukların ve yetişkinlerin nasıl bilinçli bir şekilde sosyal deneyimleri üzerinde çalıştıkları ve bu bilincin daha sonra nasıl davranışlarını ve gelişimlerini etkilediği üzerine yoğunlaşmıştır. Bunun yanı sıra, Bandura çift taraflı benimseyiş, öz-yeterlilik ve sebep sonuç arasında zaman içinde önemli zamansal varyasyonlar olabileceği fikri gibi birkaç önemli kavram sunmuştur (Danice Stone, Fall 1998).
diğer önemli teorisyenlerin bakış açıları:
Julian Rotter, sosyal biliş teorisinin uygulaması üzerine yoğunlaşmıştır (Rotter,1954). Rotter’a göre sağlık getirileri, bireyin hayatındaki kişisel kontrol duyusunun gelişimi ile ilerletilebilir (Rotter,1990;1992) (Danice Stone, Fall 1998).
Robert Sears, sosyal biliş teorisinin sosyalleşme sürecine uygulanışı ve çocukların kendi kültürlerinde baskın olan değerleri, alışkanlıkları ve davranışları nasıl benimseyebilecekleri üzerine bir teori geliştirilmesine odaklanmıştır (Grusec, 1992). Sears, gözlemsel öğrenmenin hayatın erken dönemlerinde meydana geldiğini kabul etmiştir (Sears, 1965) (Danice Stone, Fall 1998).
Walter Mischel, sosyal biliş teorisinin gelişmesine kaydadeğer bir katkı sağlamıştır (Mischel, 1968;1973;1979). Gözlemsel öğrenme, model alma ve durum ile kişinin birbirine olan etkileşiminin önemini vurgulamaya yoğunlaşmıştır (Danice Stone, Fall 1998).
Ronald Akers, sosyal davranışın; içinde diferansiyel çağrışımın,diferansiyel desteğin ve biliş tanımlarının olduğu bir takım süreçler ile şekillendiğini önermektedir. (Akers et.al., 1979; Akers 1985;1989;1996; Akers and Lee, 1996). Akers’in teorisi sapkın ve suçluları barındıran bir alana uygulanmıştır (Danice Stone, Fall 1998).

Araştırma: L.W.C. Wiggers et al./ Preventive medicine 41(2005) 667-675
Hastaların tercihleri ++++++yı bırakmayı etkiler mi?
Giriş
Sosyal bilişsel modellere göre, ++++++ içme davranışının altında yatan bilişsel etkenler değiştirilirse ++++++yı bırakma başarılabilir. Bu modeller, davranışın yakın bilişsel faktörlerle etkilenen niyetle belirlenebileceğini savunur. Üç ana bilişsel boyut vardır: algılanan yararlar veya sonuçların bedellleri (tutumlar), sosyal etkiler ve kişisel yeterlik beklentileri. Bu boyutlar ++++++ içme davranışını belirlemede önemli faktörlerdir ve popüler ++++++yı bırakma programları büyük ölçüde bu boyutlara dayandırılır.
Daha önce sözü edilen sosyal bilişsel boyut olan “tutumlar”, bireyin iyi veya kötü, hoş veya nahoş, onayalanabilir veya onaylanamaz olarak değerlendirmelerine iyi bir örnektir.
Tercihler genelde bedel varyasyonu(dağılımı) olarak bilinen bir denklik tekniğiyle ölçülür. Bu yaklaşımda, bir kazanımın değeri, değerli olan başka bir şeyin kaybının bedeliyle ölçülür. Sağlık hizmetlerinde, denklik ölçüleri hayat kalitesi ve hayat süresini dengelemeyi içerebilir. Aşağıdaki soru sürenin denkliğine(takasına) yönelik bir soruya örnektir:
“Hangisini tercih edersiniz: Şu anki (bozulmuş) sağlığınızla 10 yıl daha yaşamak mı yoksa 6 yıl daha mükemmel bir sağlıkla yaşamak mı?” İnsan karar verme mekanizmasında ve ekonomide davranış, kararlarla ilgili sonuçlar için yapılan tercihlerin gücüne bağlıdır.
O’Connor ve Pennie sağlıkla ilgili değerlerin, takaslarının, ve niyetin öğrenciler arasında hepatit B’den korunma ile ilgili etkilerini araştırmıştır. Sonuçlar, süre takasının tedavi tercihini etkileyen en önemli etken olduğunu gösterdi. Yazarların teorisine göre ++++++ triyakileri, diğer bağımlı bireyler gibi, tahrik olma derecelerine göre çeşitlenir. Tahrik olma derecesi ödülün çeşidine bağlıdır: ertelenmiş veya anında verilen ödül. ++++++ bağımlılarının farazi ertelenmiş para ödülünün değerini hiç ++++++ içmeyenlerden veya eski bağımlılardan daha fazla azalttıklarını ve bağımlılar için ertelenmiş ++++++ içiminin öznel değerinin ertelenmiş paradan daha çabuk azaldığını buldular. Bu yüzden ++++++ bağımlılarının ortak özelliği, ertelenmiş sonuçların değerini daha çok azaltmalarıdır.
Hedef popülasyonumuz kardiyovasküler sağlık problemi olan hastaları içerir.



Yöntem:

İstihdam ve prosedür:
Koroner arter rahatsızlığı (CAD) yada yüzeysel arterial rahatsızlığı (PAD) olan ve günde en az 5 ++++++ içen hastalar araştırma için medikal uzmanlar tarafından uygun görülmüştür.
Hastalar (T0) temel olarak ön-test anketini doldurdular.
Hastalar anketi doldururken hastabakıcı onları rasgele ya deney grubuna ya da kontrol grubuna atadı. Rastlantısal örneklemeden sonra Nikotin Yedeği Terapisi (NRT) kontrol grubuna uygulandı. Deney grubuna hasta bakıcılar NRT ve ++++++yı bırakma danışmanlığı: kardiyoloji hastaları için Asgari Mügahale Stratejisi (C-MIS) uyguladı.
İstihdam edilen hastalar ikinci (T1) ve üçüncü (T2) anketler ++++++yı bırakma müdahalesinden sonra sırayla 1. ve 8. haftalarda uygulandı.

Ölçümler

++++++yı bırakma davranışı

++++++yı bırakmanın dört farklı belirleyicisi olduğunu düşündük: (1) sosyo-demografik faktörler; (2) klinik faktörler (3) bilişsel faktörler ve (4) tercihler.

Sosyo-demografik faktörler
T0’ da ölçülen demografik özellikler yaş, cinsiyet, ırk (Hollandalı yada diğer), eğitim seviyesi (düşük, orta, yüksek) ve medeni hal (evli, bekar).


Klinik Faktörler
Klinik faktörler, tedavi yöntemi (NRT veya NRT+C-MIS), hastalığın çeşidi (CAD, PAD), ve nikotin bağımlılığının derecesi (düşük, yüksek). Nikotin bağımlılığı, 6 soru kullanarak ++++++ alışkanlığını ölçen Nikotin Bağımlılığı için Fegerström Testi (FTND) kullanılarak T0’da ölçüldü. Toplam skorlar (1 den 10 ‘a kadar) hastaları düşük(1-5) ve yüksek (6-10) nikotin bağımlısı olarak belirlemekte kullanıldı.

Bilişsel Faktörler

++++++yı bırakmanın avantajları, triyakilerin ++++++yı bırakma sonucunda bekledikleri olası kazanımı ifade eder. ++++++yı bırakmanın avantajları 12 öğeyle T1’de ölçülmüştür. Örneğin: “++++++yı bırakırsam akciğer kanserine yakalanma riskim düşer”.
++++++ içmenin avantajları ++++++yı bırakma sonucunda bekledikleri olası kazanımı ifade eder. Örneğin “++++++ rahatlamama yardım eder”.
Sosyal etkilerin iki unsuru ölçüldü: sosyal teşvik ve algılanan davranış desteği. Sosyal teşvik dört cevap kategorisine sahip 5 öğeyle ölçüldü. Bu araştırmada önmeli insanlar eş, çocuk, aile üyeleri, arkadaşlar ve meslektaşlardı. Örneğin: “ Eşiniz sizi ++++++yı bırakma konusunda teşvik ediyor mu?” Algılanan davranış desteği veya modellemesi tek bir soruyla ölçüldü : “Sizi desteklemek için diğer insanlar da ++++++yı bıraktı mı?” (evet; hayır). “Evetse kim ++++++yı bıraktı?”
13 öğeyle kişisel yeterlik T1’de ölçüldü. 12 öğe sosyal, duygusal ve alışkanlık durumlarında ++++++dan kaçınma yeteneğine yönelikti.Onlar bir öğe daha eklediler. Fiziksel olarak kendinizi iyi hissettiğinizde ++++++dan kaçınabilir misiniz?”

Ortalama skorlar ölçek skoru olarak kullanıldı.

Tercihler:

TTO metodunda, hastalardan bir sağlık durumunda(örn:++++++ içerek) belli bir yaşam süresi
(t = 10) ile başka bir sağlık durumunda(örn: ++++++ içmeyerek) daha kısa bir yaşam süresi (x) arasında tercih yapmaları istendi. Diğer sağlık durumundaki (x) yaşam süresi hasta iki seçeneğe de kayıtsız kalıncaya kadar değiştirildi. Hastalara gelecekteki sağlık davranışları hakkında düşünüp Soru 1’deki hangi seçeneği tercih ettikleri soruldu
Soru 1’den ++++++yı bırakmak ve içmekle ilgili kategorik tercihler elde edildi. Eğer hasta apendiksteki Seçenek 1B’yi seçerse, ++++++ içmek, bırakmaya tercih edilmiştir. Daha sonra hasta, bırakma tercihi(U(bırakma)) ile ++++++ içme tercihi (U (++++++ içme)) ölçülen 2a ve 2h arasındaki sorulara yönlendirildi.

Cevaplar analiz edildi.

Sonuçlar:
Hastaların ortalama yaşı 58dir ve günde 22 ++++++ içmektedir.
Ortalama olarak, potensiyel ++++++yı bırakabilecek kişiler 10 yıl ++++++ içerek yaşamayı 5 yıl içmeden yaşamaya eş olarak görmektedir.
Davranışsal müdahalelerin istekleri etkileyip etkilemediğini analiz ettik: ne tedavi durumunun ve zamanların belli bir etkisi ne de zaman ve tedaviye yapılan müdehalenin etkisi bulunamadı.

++++++yı bırakmanın belirlenmesi:

7 gün kıstasıyla beraber, sosyal bilincin güçlü bir etkisini bulduk. İki sonuç kıstasıyla da beraber tercihlerin etkisinin çok önemli olduğu bulundu.

Sonuç: Vazgeçmeyi tercih etme ++++++yı bırakmanın en güçlü ve tek belirleyicisidir.

Bir önceki yazı Feminizm Nedir? hakkında bilgi vermektedir.

19-11-2007 23:06:41
kadınca
 
kökleri sosyal psikolojiye dayanan, gerçek, hayal ürünü ya da ima edilmiş varlıkların etkisi altına alınmış kişilerin, düşüncelerini, hislerini ve davranışlarını anlamaya ve açıklamaya yönelik bir kavram ki bu ve ben de şimdi burada ne denmek istediğini anlamaya ve kavramaya çalışıyorum

Cevapla

"sosyal biliş teorisi" konusu hakkında etiketler
aciklamasi agency albert algi alma arasindaki bakisi bandura beklenti biils bilgi bilgilerde bilis bilise bilisler bilislere bilissel bir burada cesitleri cevresel cocuklarda cocukluk cognition cognitive davranis demek deneyleri doneminde eksi etki etkiler etkileri etkilerine etkilesim fark farklar felsefeye genel gore gosterileri hakkinda hayati hedef ile ilgili insanlarin julian karsilastirma karsilikli kisaca kisilik kisilk kitap kiyaslama kognitif konu kurami learning medya mischel model modeli nasil nedir nelerdir ogrenme ornek ornekler ornekleri otomatik ozet ozeti ozetleri perspective psikoloji psikolojide robert rotter sears simdi sinif slayt slaytlari social sosyal soyal sureci surecler surecleri surectir teori teoriler teorileri teorisi teorisin teoriye theory toplumsal turleri tutumlari walter yasami yukleme

Feminizm Nedir? Önceki | Sonraki Ruhbilim




Saat: 10:09 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik