webmaster
 
Cevapla
14-06-2010 17:19:11
 

Namaz Nasıl Kılınır?

Namaz kılmayı murad eden kimse; önce abdest alıp, farz namazın vaktinin girip-girmediğini kat'i olarak öğrenir. Zira vakit girmeden farz namaz edâ edilemez. Daha sonra kıbleye yönelir ve ikametten sonra, kalbi ile kat'i olarak niyyet eder. Hangi namazı kıldığını bilmesi kafi değildir. Çünkü bilmek başka şeydir, niyyet başka şeydir. İki elini, baş parmaklar kulak yumuşakları hizasına gelecek şekilde ve parmakları tabii halde, iç kısımları kıble istikametine gelecek şekilde kaldırır. Tam bu sırada "İftitah tekbirini" alır, yani "Allahû Ekber" der!.. Kadınlar ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırlar!... İftitah tekbirinden sonra erkekler; sağ elini sol el üzerine koyarak, göbek altında bağlarlar. Kadınlar elleri açık olarak göğüsleri üzerine koyma durumundadırlar. Erkekler; sağ elin baş parmağı ile, serçe parmağını, sol bileği kavrayacak şekilde tesbit eder ve diğer üç parmağı sol kol üzerinde bulundurur. Bu kıyam halinde; ayaklar birbirlerine muvazi olarak, birbirlerinden dört parmak kadar aralıklı bulundurulur. Dizlerin bükülmesi veya vücûd ağırlığının bir ayak üzerine kaydırılması mekruhtur. Dolayısıyla dizler dik tutulur ve vücûd ağırlığı her iki ayak üzerine bölünür.
Hz. Enes (ra)'den rivayet edildiğine göse: "Resûl-i Ekrem (sav) namaza başladığı zaman tekbir getirir ve Sübhaneke'yi okurdu ve bunun üzerine birşey ilave etmezdi" Yani; ["Sübhânekellahümme vebi hamdik, ve tebârekesmük, ve teâlâ ceddük (ve celle senâük), velâ ilahe gayruk."] Duasını gizli okur. Bu duayı; hem imam, hem imama uyan ve hemde yalnız başına kılan kimse, gizli olarak okur. Zira sünnetle sabittir.
Daha sonra "İstiaze" yapar. İmam-ı Merginani: "Esteizü billâhi mine'şşeytanirracim" diyerek İstiaze'de bulunur. Çünkü Allahû Teâla (cc)'nın şu kavli vardır: "Kur'an okuduğun zaman, reddedilmiş ve kovulmuş olan şeytan'dan Allah'a sığın." Bundan murad; Kur'an okumaya niyet ettiğin zaman İstiaze'de bulun demektir. Evlâ olan "esteizû billâhi" demesidir ki, Kur'an'a muvafık olsun. "Eûzü billâhi" de ona yakındır. Sonra bu istiaze, Kur'an okumaya tabidir, yani ondan önce okunur" hükmünü zikreder. Bunu da gizli olarak, okumak esastır. İbn-i Mesûd (ra)'dan rivayet edilmiştir ki; Resûl-i Ekrem (sav) İstiaze'yi, besmeleyi ve Fatiha'nın sonunda söylenen "amin" lafzını gizli söylemiştir. Dolayısıyla İstiaze'den sonra Besmele'yi de gizli olarak okur. Yani içinden "Bismillâhirrahmanirrahim" der!.. Bilindiği gibi besmele her rek'atın başında çekilir; Fatiha ile zamm-ı sûre arasında çekilmez.

Sonra Fatihâ Sûresini okur!.. İmamet görevinde olan kimse; sabah, akşam ve yatsı namazlarının farzlarının ilk iki rek'atında, Cum'a ve Bayram namazlarında Fatiha Sûresi'ni açıktan okur. İmama uyan kimse kıraat etmez. Zira Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Her kim imamla namaz kılarsa, imamın kıraatı onun içinde kıraattır" buyurduğu bilinmektedir. Tek başına namaz kılan kimse açıktan okunan namazlarda, isterse aşikare okur, isterse gizli okur!.. Fatiha Sûresi'ni okuyup bitirdiği zaman gizli bir şekilde "Amin" der!..
Bunu hem imamın, hem de imama uyan kimsenin gizli olarak demesi esastır. Daha sonra bir sûre veya en az üç kısa Ayet-i Kerime okur.
Sonra tekbir getirip (Yani "Allahû Ekber" diyerek) rükûa varır. Ellerini parmakları açık olarak dizleri üzerine koyar, baş ve vücûd yere paralel bir şekilde bulunur. Hatta öyle ki sırtına su dökülse, dökülen o suyun sırtta durması esastır. İmam tekbiri aşikare söyler. Kadınlar rükû'da fazla eğilmezler, parmaklarını açmazlar ve kollarını vücûdlarından ayırıp uzaklaştırmazlar. Rükû halinde iken en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l Aziym" demek gerekir. Sonra rükûdan başını kaldırıp doğrulurken "Semiallahû limen hamideh" denir. Eğer imama uyulmuş ise, imamın bu sözü arkasından: "Rabbenâ leke'l hamd" veya "Rabbenâ ve leke'l hamd" demek esastır. Rükû tesbihlerinin en azı üç, ortası beş ve en çoğu da yedidir.
Rükûdan tamamen doğrulup, vücûd azaları sükûnet bulduktan sonra; tekbir getirilerek (Yani "Allahû Ekber" denilerek) secde edilir. Secde haline geçerken önce dizleri, sonra elleri, daha sonra da burnu ve alnı yere koymak esastır. Her iki ayağı dikerek, ayak parmaklarını kıble istikametine çevirmek gerekir. Eller kulaklar hizasında, kollar yere döşenmeksizin yanlara açık ve karın uyluklardan uzak bulundurulur. Secde halinde iken en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l âlâ" denilerek, tesbih edilir. Kadınların secde hali, erkeklerden farklıdır. Şöyle ki: Karınlarını uyluklarına yapıştırırlar, kollarını vücûdlarından uzaklaştırmazlar. Tesbihlerden sonra tekbir getirip (yani "Allahû Ekber" denilerek) bu birinci secdeden önce başını kaldırır ve doğrulup oturur. Eller dizler üzerine konur. Sonra tekbir getirilip (yani "Allahû Ekber" denilerek) yeniden secdeye gidilir. Birinci secdede okuduğu tesbihleri, ikinci secdede de tekrarlar.
İki secdeyi de edâ ettikten sonra önce başını, sonra ellerini ve daha sonra da dizlerini kaldırarak kıyam haline geçer. Yani ayağa kalkar. Tıpkı birinci kıyam halinde olduğu gibi; yine ellerini bağlar. Daha sonra "Besmele" çeker ve Fatiha Sûresini okur!.. Daha sonra da; kısa bir sûre veya en az üç Ayet-i Kerime okuyarak kıraatı tamamlar. Birinci rek'at'ta edâ ettiği rükû ve secdeleri aynen tekrar edâ eder. Bu ikinci rek'at'ın son secdesinden sonra başını kaldırıp, sol ayağını yere yatırarak üzerine oturur. Sağ ayağını, parmaklarının ucu kıble istikametine gelecek şekilde diker. Ellerini parmaklarının tabii açıklığı ile diz kapakları hizasına gelecek şekilde uylukları üzerine koyar. Kadınlar ise; her iki ayağı sağ taraftan dışarı çıkararak üzerlerine otururlar. Bu birinci oturuşta; Abdullah İbn-i Mesûd (ra)'dan rivayet edilen teşehhüd okunur. Bu teşehhüdü daha önce zikretmiştik.

Teşehhüd duasını okuduktan sonra ayağa kalkar. Üç ve dördüncü rek'atları aynen ilk iki rek'at gibi edâ eder. Ancak farz namazların bu rek'atlarında (Üç ve dördüncü rek'atlarda) besmele ile yalnız Fatiha Sûresi okunur. Zamm-ı sûre okunmaz!.. Dördüncü rek'atın secdelerinden sonra; birinci oturuş gibi oturulur. Önce yine "Teşehhüd" duası okunur.
Buna salâvatları da ilâve eder. Daha önce salâvatların keyfiyeti üzerinde durmuştuk. Salavatlardan sonra kendisi ve bütün mü'minler için dua etmesi esastır. Bu konuyu da, daha önce izaha gayret etmiştik. Duayı da bitirdikten sonra; önce başını sağ tarafa çevirerek "Esselâmû Aleykûm ve rahmetûllah" diyerek selâm verilir. Sonra da sol tarafa çevrilip, aynen selâm tekrar edilir. Yalnız başına namaz kılan kimse; başı ile sağa ve sola selâm verirken, kalbinden "meleklere" selâma niyyet eder. İmama uyanlar; hem sağ, hem de sol taraflarında bulunan mü'minlere, ayrıca imama selâm vermeye kalben niyyet ederler. İmam durumunda olan kimse ise; bütün mü'minlere selâm vermeye niyyet eder.
NAMAZIN ÇEŞİTLERİ
Namazlar: l.Farz, 2.Vacip, 3.Sünnet, 4.Nâfile namazlar, diye ayrılabilir.
Farz namazlar da: 1.Her mükellefe farz olan. 2.Yeteri kadar mükellefe farz olan diye ikiye ayrılır.

Her mükellefe farz olan namazlar, her gün kılınan. l. Sabah, 2.Ögle, 3.Ikindi, 4.Akşam, 5.Yatsı olmak üzere "Beş Vakit Namaz"dır.
Yeteri kadar mükellefe farz olan namaz, cenaze namazıdır.
Cuma ile Bayram namazları da sadece erkeklere gereklidır. Cuma farz, bayramlar ise vaciptir. Ancak bunları kadınlar da kılabilir.
Beş vakit namazdan:
l. Sabah Namazı, dört rekattır. Ikisi kuvvetli sünnet, ikisi de farzdır. Önce sünneti sonra farzı kılınır.
2. Ögle Namazı on rekattır. Dördü ilk sünneti, dördü farzı, ikisi de son sünnetidir. Önce dörtlü sünneti, sonra farzı, sonra da ikili sünneti kılınır. Sünnetleri kuvvetli sünnettir.
3.Ikindi Namazı sekizrekattır. Dördü sünneti, dördü de farzıdır. Önce sünneti kılınır. Farzından sonra sünnet ya da nafile kılınmaz. Sünneti devamlı kılınan sünnetlerden değildir. Ancak kılanlara Peygamberimiz, merhamet duâsında bulunmuştur. (Tirmizî, salat 207 ; Müsned N/117.)
4.Akşam Namazı beş rekattır. Ikisi sünneti, üçü de farzıdır. Önce farzı sonra sünneti kılınır. Sünneti güçlü sünnetlerdendir.
5.Yatsı Namazı on rekattır. Vitir de genellikle yatsı ile kılındığı için onüç rekat sayılır. Dördü ilk sünneti, dördü farzı, ikisi son sünneti, üçü de vitirdir. Önce dörtlü sünneti, sonra farzı, sonra ikili sünneti, sonra da vitir kılınır. Ilk sünneti, ikindinin sünneti gibidir, son sünneti, güçlü sünnetlerdendir.

Genel kural olarak ikili sünnetler, dörtlü sünnetlerden daha güçlüdür.
Vacip namazlar; -yukarıda da denildiği gibi- her mükellefe vacip olan vitir namazı ile, sadece erkeklere vacip olan bayram namazlarıdır.
Sünnet Namazları deyince, öncelikle beş vakit namazla beraber kılınan sünnetler akla gelir. Bunların güçlü olan ve olmayanlarına üç önceki maddede değindik. Ramazanda kılınan Teravih Namazı da güçlü sünnetlerdendir.
Ayrıca Küsûf ve Hüsûf Namazı, yani; Güneş ve Ay tutulduğunda kılınan namaz da güçlü sünnetlerdendir. Güneş ve Ay tutulduğunda namaz kılmak, tutulmanın kalkması için değil, Dünyayı, Ayı ve Güneşi tesbih taneleri gibi çeviren Allah'ın gücünü hatırlattıkları içindir. Hattâ deprem, şiddetli rüzgâr, sürekli yağmur, ya da yağmurun yagmaması, yıldırım ve salgın hastalık zamanlarında da aynı gaye ile namaz kılmak sünnettir.
Farz, vacip ve sünnetlerin dışında kalan namazların en güçlü olanı ve insanı Allah'a en çok yaklaştıranı, gece kalkılarak kılınan "Teheccüd Namazı" dir. Ya da nafileyi sünnetlerden ayırırsak, en güçlü ve önemli nafile, Teheccüd Namazı'dir diyebiliriz. Ancak farzların dışında kalan bütün namazlara "Nafile Namaz" da denir."Nafile" dilimizde olduğu gibi "boşuna" anlamına değil, "gerekli olana ilave" anlamındadır.
Teheccüd'ün dışındaki nafile namazlar:
1. Mescidlere girildiğinde Mescidi Selâmlama Namazı.
2. Abdest alındığında daha ıslaklığı kurumadan iki rekat Abdest Şükür Namazı.
3. Kuşluk vaktinde dört ya da fazla rekat olarak kılınan Duha Namazı.
4. Bir işi yapmakla yapmamak arasında tereddüt edildiğinde, iki rekat olarak kılınan "hayırlı olanı isteme" anlamında "Istihare Namazı".
5. Bir ihtiyacı ve arzusunun giderilmesi için, iki rekat olarak kılınan, "Allah'tan yardım dileme" anlamında "Istiâne" ya da "Hâcet Namazı".
6. Dört rekat olarak kılınan "Tesbih Namazı".
7. Akşam namazından sonra kılınan altı rekat "Evvâbin Namazı"... gibi namazlardır. Mükellefler bunları kılmak zorunda değildir. Ancak kulluğu ispatlamanın en az şartı farz namazlardır. Nafileler ise insanın Allah'a yakınlaşmasını sağlarlar. (bk. Buharî, rikâk 38; Müsned VI/256.)


Bir önceki yazı Şükredelim! hakkında bilgi vermektedir.

Cevapla

"Namaz Nasıl Kılınır?" konusu hakkında etiketler
aksam cok dusinda farz genel hacet ile imam imama imamin istiane istihare kilimir kilinir kilmak kisa kisaca ksaca luk mescidi nafile namaz namazi namazin namazlar namaznasil namz nasil nedir ogle olarak ozet ozeti ozetle ozetli resimli sabah sanat selamlama uyulan uyularak vakit vitir yatsi yaz yurt

Şükredelim! Önceki | Sonraki Her İşte Hayır Olduğuna İnanmak




Saat: 08:22 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik