webmaster
 
›
Cevapla
07-01-2011 22:32:00
 

1999 depreminde yaşanan 5 ürpertici olay

Burası Webmaster Forumu ama paylaşmak istedim
1999 depreminde yaşanan 5 ürpertici olay


1999 Gölcük depreminden sonra ortalıkta bir sürü esrarengiz olaylar anlatılmakta. Ne kadar doğru bu söylenenler bilinmez ama hayret edilmeyecek türden de değil bu anlatılanlar...(Buradan 1999 Gölcük depreminde hayatını kaybeden insanlarımıza YÜCE MEVLAMDAN rahmet diliyorum.)


OLAY-1=> O gece bayanın birisi doğum için eşiyle beraber bir taksiyle hastahaneye gidiyorlarmış.Taksi tam Eyüp şehitliğinden geçerken doğum sancıları tutan bayan kafasını sağa sola çevirmeye başlamış.İşte tam bu sırada bayanın gözü şehitliğe ilişmiş.Bayan gördüğü manzara karşısında dona kalmış.Bütün şehitler kabirlerinden kalkmış elleri semada dua ediyorlarmış.

Ben Buna İnaniyorum çünkü camiler allahın evidir ve şehitler asla ölmez.


OLAY-2=> Aynı saatlerde Eyüp Sultan Camisinin önünde taksicilik yapan bazı kişilerin anlattıklarıda insanı hayretler içerisinde bırakıyor.
-Taksinin içerisinde oturmuş müşteri bekliyordum.Gözüm birden Cami'nin duvarına ilişti.Duvarları nurdan varlıklar kaplamış tutuyorlardı.Mezarlıklarda yatanlar kalkmış hep beraber dua ediyorlardı.

Caminin Yıkılmaması için ediyor olabilirler


OLAY-3=> Enkazdan 4 gün sonra çıkan bir çocuğa su ikram etmişler.Çocuk;
-Su ve yemek ihtiyacım yok.Yaşlı bir amca bana suda yemekte verdi.



OLAY-4=> Denizden çok büyük bir ateş topu yükselmiş.



OLAY-5=> O gece yıldızlar bir başkaymış.Çoğu insanın anlattığı - sanki elimi uzatsam yıldızları tutacak gibiymiş..
Buraya kadar alıntıydı ve devamı bana ait
babam deprem olduğunda gölcükte askerdi ve o gece nöbeti varmış deprem olduğu sırada gökyüzünde büyük bir yeşil işik belirmiş
Alıntı:
Deprem Öncesinde, Sırasında veya Sonrasında Hayvanlarda Gözlenen Gariplikler:



Öncesinde

Depremden az önce horozlar uzun uzun ve acı acı öttüler; kazlar ve ördekler sürekli olarak bağırdılar; kanaryalar ve muhabbet kuşları depremden önce tuhaf bir sessizlik içine girdiler ve daha sonra şiddetli biçimde kanatlarını çırptılar (hayvanların depremleri hissetme yeteneği üzerine öne sürülen bazı ilginç fikirler vardır; hayvanların altıncı duyuları (paranormal) kuvvetlidir; hayvanların kinetik algılama düzeyi (en ufak yani mikro-sarsıntıları hissetme) çok gelişmiştir; hayvanlar, depremden önce bulundukları yerde meydana gelebilecek en alt düzeydeki elektriksel değişimleri anlama yeteneğine sahiptir; hayvanlar, insanların duyamayacağı kadar düşük frekanstaki sesleri hissedebilme yeteneğine sahiptir).

Bazı tanıkların ifadelerine göre depremden hemen önce papağanlar acı acı ötüp, bağırdılar; köpekler huzursuzluk belirtisi gösteren tuhaf davranışlarda bulundular, hüzünlü ve sürekli bir şekilde havlayıp durdular; depremden yaklaşık iki dakika kadar önce, bir köpek evinde kafes içerisinde bulunan köpekler ise rahatsızlık belirtileri gösterdiler ve sürekli havlaştılar.

Son derece sakin tavırlı bir hayvan olarak bilinen evcil bir muhabbet kuşu, depremden bir saat kadar önce çılgınlar gibi ötmeye başladı.

Depremden önce İstanbul yakınlarında bulunan Bayramoğlu Kuş Cenneti'ndeki bazı tür kuşlar rahatsızlık belirtileri gösterip sürekli ötüştüler.

Bolu'nun Gölyaka yöresindeki özel bir devekuşu yetiştirme çiftliğinde bulunan hayvanlar depremden az önce bulundukları kafeste huzursuzluk belirtileri gösteren bazı davranışlar yaparak, öttüler ve gürültü çıkardılar; kimi devekuşları ise bulundukları kümesin tellerine saldırdılar; hatta kendilerini yaralama pahasına buradan bir delik açtılar ve depremden hemen önce de dışarıya kaçmayı başardılar.

İstanbul Boğaziçi Hayvanat Bahçesi'nde bulunan timsahlar depremden önce huzursuzluk ifade eden bazı tuhaf davranışlarda bulundular.

Depremden az önce, balıkçılar ağlarını çektiklerinde çok sayıda balık yakaladıklarını ve bu balıkların da çoğunun ölü olduğunu gördüler.

Depremden yaklaşık iki gün önce Gölcük kıyılarına midye, balık ve deniz anası ölüsü vurduğunda bunun gerçek nedenini hiç kimse anlayamamıştı.

Evcil Hamster türü bazı fareler, depremden az bir zaman önce kendilerini kafeslere çarparak öldürdüler; sağ kalanlar ise bazı tuhaf davranışlar göstermeyi sürdürdüler.

29/09/1999 tarihindeki artçı şoktan iki gün önce İstanbul Ataköy Marinası'na çok sayıda ölü kefal balığı kıyıya vurdu (kimileri genellikle kefal türü balıkların deniz kirliliğine dayanıklı olduğunu ve salt bu nedenle ölmüş olmalarının mümkün olmadığını iddia ettiler).

29/09/1999'daki artçı şoktan bir gün önce, yine İstanbul'daki Ataköy Marinası'na çok sayıda, hatta binlerce ölü gümüş balığı kıyıya vurdu (bazıları gümüş balığının deniz kirliliğine dayanıklı türlerden olmadığını ve bundan dolayı da, belki de denizdeki kirliliğin buna yol açabileceğini ileri sürdüler).


Sırasında

Bazı balıkçıların ifadelerine göre, deprem sırasında İstanbul kıyılarına vuran büyükçe bir dalga kıyıya çok sayıda balık boşalttı.

Deprem sırasında, bir balıkçı o ana kadar teknesinde hiç olmayacak kadar çoklukta, yani yüzlerce farenin sanki tahta aralarından fışkırdığını gördüğünü iddia etti (belki de, deprem yüzünden balıkçının algılarında bazı yanılsamalar olmuştur ya da balıkçı o ana kadar zaten çok sayıda olan fare popülasyonunu hiç farketmedi ama depremden huzursuz olan fareler bir anda ortaya çıktılar).


Sonrasında

Marmara Depreminden hemen sonra denizde yeni bazı balık türleri bile görüldü (deniz suyunda meydana gelmiş bazı olumlu gelişmeler -yani, yeni ve temiz su girişi gibi- bazı değişik hayvan türlerinin bu bölge göç etmesine yol açabilir pekala).

Depremden sonra Marmara Denizi'nde o ana kadar hiç bilinmeyen bir tür deniz anası görüldü ve özellikle Şile civarında bu türden çok sayıda deniz anası ölüsüne rastlandı.

İstanbul Boğaziçi Hayvanat Bahçesi'nde bulunan timsahlar Marmara depremi izleyen 2-3 hafta boyunca kesinlikle yemek yemeyip, bu konudaki ısrarlı girişimleri dahi boşa çıkarmışlar ve önlerine konan yemekleri reddetmişlerdi.



Deprem Öncesinde, Sırasında veya Sonrasında Denizlerde Gözlenen Gariplikler:


Öncesinde

İzmit'te yaşayanlar, depremden sadece bir haftada önce denizde birtakım garip dalgaların oluştuğunu gördüler (Barka, 1999).

Balıkçılar depremden çok kısa bir süre önce Marmara Denizi'nin dibinin adeta kırmızıya boyandığına tanık oldular.


Sırasında

Kıyıda bulunan bazı tanıklara göre, deprem sırasında deniz adeta sanki ikiye yarıldı ve arada bir boşluk meydana geldi; daha sonra ise bu boşluk gerisin geri kendini tekrar doldurmaya başladı ve dev tsunami dalgalarının Gölcük kıyılarına saldırmasına neden oldu. Kimine göre, bu dev deniz dalgalarının boyu 2.6 ila 2.9 metre arasındaydı; kimilerine göre 5-6 metre boyundaydı; kimi A.B.D.'li bilim adamlarına göre ise, bu tsunami dalgalarının yüksekliği en az 15 ila 16 metre arasında olmalıydı, çünkü bu devasa deniz dalgaları tam 70 metre boyunda ve en az 200 ton ağırlıktaki bir deniz mavnasını, bulunduğu yerden söktükten sonra yakındaki iskeleye çarptırmış ve tam 100 metre ötedeki çimenlik alana atmayı başarmıştır. Görgü tanıkları bu olayın, yani dev tsunami dalgalarının en az iki kere kıyıda vurduğunu iddia etmektedirler. O sırada, deniz kıyısının yakınlarında bulunan diğer tanıklarsa, gelen bu dev dalgaların 7-8 katlı yüksek binaları bir an için yuttuğunu gördüler.

Dev tsunamiler, deprem sırasında balık avlamak için denizde bulunan 10-15 balıkçı teknesini savururak batırdı ya da devrilmesine neden oldu.

Depremden sırasında ortaya çıkan tsunami dalgaları ya da deprem dalgaları o kadar kuvvetliydi ki, bu olay teknelerin halatlarını koparmış ve hepsinin de denize sürüklenmesine neden olmuştu ve depremden sonra İzmit Körfezi'nde başı boş bir şekilde seyreden 35-40 sahipsiz tekne denizden toplandı.

Deprem sırasında, Marmara Denizi'nde avlanan balıkçıların ağlarına volkanik benzeri ya da erimiş magmayı andıran siyahımsı kütleler takıldı; hatta bazı iddialara göre, bunlar da denizde 400 metre ila 600 metre derinlikte bulunan balıkçı ağlarının adeta yanarak delinmesine neden oldular.

Deprem sırasında, bazı balıkçılar adeta denizin içinden gelen gizemli bir kuvvetin balıkçı ağlarını güçlü bir şekilde çektiğini iddia ettiler (belki de bunu yapan tsunami dalgaları değil, aksine deprem dalgalarının tekneleri itmesi idi, yani ağlar yerinde dururken tekneler itilmişti).

Deprem sırasında, Marmara Denizinde avlanan balıkçılar, kırmızı bir ateş topunu denizin üstünde giderken gördüler (özellikle Gölcük ve Yalova-Çınarcık'taki Esenköy Limanı açıklarında gözlendi; bazı bilim adamları, bu ateş topunun denizin içinde bulunan ve zelzele nedeni ile yırtılan tektonik kütlenin en son noktasında patlayan bir enerji kütlesi olduğunu ve bunun da denizin içinden geçerek yüzeye çıktığını öne sürmektedirler; Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi?).


Sonrasında

Depremden sonra Marmara Denizi berraklaştı, temizlendi (deprem nedeniyle deniz altındaki yarıkların arasından körfeze yeni, taze ve berrak su girişi olmuş olabilir).

Depremden sonra, Gölcük kıyılarında, karaya çok yakın olup da tam denizin içinde bulunan bir yerde sıcak su kaynağı oluştu.

27/08/1999 tarihindeki artçı şok sırasında, İzmit-Değirmendere civarında iki tiyatro sanatçısı mavimsi bir ışık topunun denizin içinden çıkarak gökyüzüne doğru yükseldiğini ve daha sonra ise bu cismin ortadan kaybolduğuna tanık oldular (Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi?).

Depremden günler sonra, Yalova-Çınarcık'taki, Esenköy açıklarında, Sedef Adası'nın hemen arkasındaki denizden gökyüzüne doğru toplam 3 adet ışık kolonu yükseldi ve yine aynı bölgede yaklaşık olarak 40 dakika boyunca nedensiz yere şimşekler çaktı ve bu olay bölgedeki balıkçılar tarafından gözlendi (Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi?).



Deprem Öncesinde, Sırasında veya Sonrasında Gözlenen Diğer Gariplikler:


Öncesinde

Kimi tanıklar depremden hemen önce nedensiz yere kuvvetli bir rüzgarın estiğini iddia ettiler.

Depremden önceki günlerde Gölcük Askeri Donanma Üssü civarında yer yer açıklanamayan yarıklar oluştu.

Depremden birkaç hafta önce, İstanbul civarında bir yerde, yerin derinliklerinden yukarı doğru bir sıcak sızıntısı olduğu gözlendi; hatta, bu tuhaf su depremin olduğu günlerde yaklaşık 2-3 gün boyunca gürül gürül aktıktan sonra yine eski haline dönerek yavaşça akmaya devam etti.

Bazı görgü tanıkları, Marmara'daki depremden az önce yeraltından gelen çok korkunç bir uğultuyu hissettiklerini iddia ettiler (özellikle Kocaeli ve Adapazarı civarında duyuldu).

Depremzede bir tanığın ifadesine göre, depremden sadece saniyeler önce adeta yerin altından gelen korkunç patlama sesleri duyuldu ve bu arada odanın içi sanki gün ışığı varmış gibi aydınlandı (Deprem Işığı mı?), sonra da bina tümüyle çöktü.

Marmara Depremi'nden önce, İzmir-Balçova'daki Jeotermal Tesisleri'nin bulunduğu bölgenin altından bazı garip patlama sesleri işitildi.

29/09/1999 tarihindeki İstanbul'daki artçı şoktan hemen önce, yani sadece saniyeler öncesi korkunç bir uğuldama sesi duyuldu.

Depremden yaklaşık bir hafta kadar önce (11/08/1999) olan güneş tutulmasının Marmara depremine yol açmış olabileceği iddia edildi (her ne kadar bilimsel açıdan herhangi bir kanıtı olmasa da üzerinde düşünülmeye değer olabilir; çünkü güneşin, ayın ve dünyanın aynı çizgiye gelmesi belki de yer kabuğu üzerinde müthiş bir çekim etkisi yaratmış ve depremlere yol açmış olabilir pekala).

Marmara Depreminden yaklaşık 2-3 hafta kadar önce güneşte de korkunç depremlerin olduğu söylenmişti; belki bunun da yeryüzündeki depremlerle ilişkili olabileceği düşünülebilir.

Birçok tanık, depremin olacağı gece gökyüzünün adeta çok daha berrak ve yıldızların da sanki çok daha büyük olarak gözlendiğini ifade etti (eğer, bu done depremin insanlar üzerinde yarattığı psikolojik ve algısal etkiler değil ise o zaman mutlak surette gökyüzünün kırılma indisini değiştiren bir şeyler olmalıdır; yani, yerden göğe doğru yükselen bir tür gaz çıkışı mı, deprem nedeniyle yayılan elektro-manyetik dalgalar mı, zelzelenin etkisiyle etrafa yayılan sıcaklık dalgaları mı bu olayı yaratmıştır yoksa, deprem sırasında elektriklerin kesilmiş olması yüzünden gökyüzündeki yıldızların daha net algılanması olayını -çünkü şehir ışıklarının o perdeleyici etkisi silinmiştir- bazı tanıklar abartarak genelleme mi yapmışlardır?).

Depremden önce, deprem sırasında ya da depremden sonra, özellikle depremin etkilemiş olduğu yerlerde sık sık UFO benzeri ışıklı cisimlerin gözlemleri yapıldı, hatta bunların fotoğraf ve videoları bile çekildi (Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi?).


Sırasında

Deprem sırasında Sakarya'nın Adatepe Köyü civarından geçen fay hattında oluşan yarıkların arasından, garip bir şekilde, değişik özelliklere sahip bir tür kum yukarı doğru fışkırdı (belli ki şiddetli yer hareketleri, arzın derinliklerinde bulunan bazı değişik özelliklere sahip toprakları da yüzeye çıkarıyordu).

Kimileri ise, deprem sırasında veya deprem sonrasında denizaltı volkanlarının faaliyete geçtiğini söyledi (bazı uzmanlar ise Marmara Denizi'nin altında herhangi bir denizaltı volkanının olamayacağını iddia ettiler).

Deprem sırasında ve hatta deprem sonrasında da gökyüzü açıklanamayan biçimde aydınlandı (Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi yoksa deprem nedeniyle oluşan toz kitlesinin yarattığı algısal yanılsamalar mı?).

Marmara Depremi, Ankara'da da hissedildi ve tam bu sırada Ankara-Çayyolu civarında ışıklı bir cisim gözlendi (Deprem Işıkları mı, IFOlar mı, Uçandaireler mi?).


Sonrasında

Depremden sonra Türkiye, Yunanistan'a 4 metre kadar yaklaştı.

Depremden sonra yerin 18-25 kilometre derinliğinde, yaklaşık 150-200 kilometre boyunda, 50-80 kilometre derinliğinde ve 2.5-5 kilometre çapında devasa bir kırık oluştu (sürekli meydana gelen artçılar nedeniyle bu rakamlarda değişiklikler olabilir).

Kimi uzmanlara göre, Marmara'da meydana gelen depremden sonra oldukça ilginç, beklenmedik ve nadir bir olay gerçekleşti; çünkü yer katmanları depremin etkisiyle iç içe geçti.

Depremden sonra İzmit-Kandıra'dan deniz çekilirken, bunun tam aksine İzmit-Değirmendere'de de deniz seviyesi arttı.

Marmara Depreminden bir hafta sonra ama artçı Haymana depreminden ise yalnızca bir gün önce, Ankara'nın Polatlı ilçesi ve civarında, o ana kadar görülmemiş şiddetli bir fırtına yaşandı; Polatlı'nın bir köyündeki bir kız çocuğu fırtınadan korktuğu için hayatını kaybetti, bazı ağaçlar kökünden söküldü, mevsimlik işçilerin çadırları havaya uçtu ve Ankara-Eskişehir Karayolu yakınında bulunan karpuz sergisindeki tüm kavun ve karpuzlar en az 200 ila 300 metre sürüklenerek adeta karayolunu trafiğe kapattı (literatürde, bazen deprem öncesinde ya da deprem sonrasında, deprem bölgesi civarında o ana kadar hiç olmamış şiddette ve büyüklükteki fırtınaların görüldüğüne ilişkin verilere rastlanmaktadır).

Deprem bölgesinde, tam da deprem felaketinden bir hafta sonra (25/08/1999) büyük bir sel felaketi yaşandı (literatürde yer alan, deprem sonrası kötü hava veya fırtına olayları belirtisi mi?).

13/09/1999'daki artçı depremden sonra, İzmir-Balçova'daki Jeotermal Tesisleri'nin altından gelen bazı garip sesler duyuldu.
İyi Forumlar...

Bir önceki yazı Tutarmı Tutmazmı ? hakkında bilgi vermektedir.

07-01-2011 22:50:31
 
Doğru veya değil bilemem ama bildiğim tek şey var şuan tüylerim diken diken oldu.

07-01-2011 22:52:17
 
anlattıkların doğrudur kardeşim
o depremle ilgili daha anlatılacak ço şey var ama başa bela açarız
bizzat dalgıçlardan dinlemiş olan bir polis abim anlattı.

07-01-2011 22:55:02
 
neler olmuş özel mesajla anlatırsan - enimde tüylerim diken diken oldu ondan paylaştım zaten

07-01-2011 23:01:38
 
ek birkaç bilgi eklendi flod özür

07-01-2011 23:08:58
 
"Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça." Oturup bir düşünmemiz gerek müslümanız ama kaç tane şartı yerine getiriyoruz diye.

07-01-2011 23:18:20
 
bunları hepsi doğrudur.
Fazlası da vardır.
vaktim olursa o gece yaşadıklarımı ve gördüklerimi anlatırım.
keşke açmasaydınız bu konuyu...

07-01-2011 23:20:43
 
anlatırsanız sevinirim ben bu depremi yaşadığımda 3 yaşındaydım ve bu konu ile ilgili bilgi edinmek istiyorum eğer sizi çok rahatsız ettiyse rahatsız ettiğini düşündüğünüz kısımları soyleyin kaldırayım

08-01-2011 02:04:09
 
Bu deprem yaşandığında 6 yaşındaydım. Yatağımdayken başımı duvara sertçe çarparak uyandım ve o sırada annem beni kucaklayıp dışarıya çıkardı. Çevremde yıkılan ev olmadı. Annemin kucağında yüzüm yukarıya dönük şekilde dışarıya çıkmıştım ve gökyüzünün bir kısmının ateş tonlarındaki turuncu renkle kaplı olduğunu hatırlıyorum. Bunun yanında sokak direklerini sarsılırken gördüm ve çığlık sesleriyle beraber yapılardaki kapı gıcırtısını andıran sesleri de işittim.

Sarsıntının evimizi yıkacağını düşünmüştüm, gerçekten kuvvetliydi. Gece olduğu için de çoğu kişinin öleceğini düşünerek sessizce ağladığımı hatırlıyorum. Eğer sesli ağlarsam o sırada birbirine panik halinde yüksek sesle birşeyler diyenler birbirlerini duyamazlardı, öyle düşünüyordum yani. Panik hali.

Fakat kimse ölmedi.

08-01-2011 02:13:28
 
Alıntı:
"Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça." Oturup bir düşünmemiz gerek müslümanız ama kaç tane şartı yerine getiriyoruz diye.
Diyecek söz yok.iAllah c.c rahmet sahibidirki bir o kadarda azab sahibidir.Azgınlaşmış toplumlara mutlak süretle bir şekilde bela uyarı anlamında ikazlar verir anlayana.İstanbula gelince istanbulun hala ayakta olmasının tek nedeni vardır buraya bulunan sahabe türbeleri,Allah dostlarının türbeleri,Evliyatullahın türbeleri vs.Deprem için diyecek aslında çok şey var ne benim yaşım tutuyor bunlaro konuşmaya nede burası izin verir.Teşekkürler.

08-01-2011 03:07:44
 
Gerçekten Tüylerim Diken Diken Oldu ...

08-01-2011 09:43:48
 
Ben SiriusUFO Takipcisiyim.Edindiğim Bilgilere Göre 1999 Depreminde Bir Sürü UFO Görülmüş.

08-01-2011 10:03:45
 
1 -) Eniştem İstanbul'un en büyük camilerinden birinde çalışıyor. Çalışıyor derken şu şekilde o camide bekçi. Caminin iç ve dış temizliğinden sorumlu görevlilerinden birtanesi. 17 Ağustos 1999 gününde tüm ailemin yazlıkta olması ve benim futbol idmanlarımın devam etmesi nedeniyle teyzemlerde kalıyordum. O gece enişten her zaman ki gibi saat 01:00 sularında uyandı. Bende o gece hiç uyuyamamıştım. Eniştemin pıtırtı sesleriyle yatağımdan kalkarak eniştemle beraber gitmek istediğimi söyledim. Çünkü bir kere uykum kaçtı mı bir daha uyuyamıyacaktım ve evde yapacak hiçbirşey yoktu. Neyse, eniştemle beraber camiye gittik. Eniştem işine başlamıştı ben de ufak tefek işin ucundan tutarak yardımcı olmaya çalışıyordum. Hayatımda ilk kez gece camiye gitmiştim ve çokta korkuyordum açıkcası..

Neyse, saat 03:00 dakikalara kala eniştem caminin içine girdi. " Sen dışarıda bekle ben kapıyı açayım seslenicem sana " dedi. Ama eniştem'den ses gelmedi. Ardından bende gittim. Eniştemi kapıdan gördüm. Dizleri üstünde ağlıyordu. Birşey mi oldu diye enişte diye atılmak isterken, caminin içinde yükselmiş ruhların dua ettiğini gördüm. Bu ruhlar Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman vs. idi. Dua ediyorlardı. Sesler geliyordu ama anlaşılmıyordu. Bir süre sonra zaten sanırım şoka girdim ki depremden sonra diğer bekçilerin bizim yanımıza gelmesiyle kendime geldim. Fakat yaklaşık 1 yıldan fazla kendime gelemedim. Eniştem de benden farksız değil tabi ki. Şu anda bunu yazarken bile ağlıyorum.

Böyle şeyler var arkadaşlar. Bu olay sadece benim başıma gelen. En yakın arkadaşlarımın ve akrabalarımın da başına gelenler, gördükleri, yaşadıkları var. Kendimi iyi hissettiğimde onları da parça parça tam anlamıyla olmasa da anlatabilirim.

Ayrıca yukarıda bahsi geçen Olay 1 doğrudur. Ben Eyüp'te oturuyorum. Dediğiniz kadın bizim sokakta oturan bir çifttir. Bu arada benim dediğim camii Eyüp Cami'si değildir.


Ayrıca lütfen bu yazım burada kalsın. İlk kez bunu böyle paylaşıyorum. Rica ediyorum biraz anılara veya böyle şeylere hatrınız varsa buradan çıkmasın bu yazı.

08-01-2011 10:13:16
 
Teşekkürler Bu forumda anılara saygı sonsuzdur diye düşünüyorum

08-01-2011 12:51:27
 
Alıntı:
Burası Webmaster Forumu ama paylaşmak istedim
1999 depreminde yaşanan 5 ürpertici olay


1999 Gölcük depreminden sonra ortalıkta bir sürü esrarengiz olaylar anlatılmakta. Ne kadar doğru bu söylenenler bilinmez ama hayret edilmeyecek türden de değil bu anlatılanlar...(Buradan 1999 Gölcük depreminde hayatını kaybeden insanlarımıza YÜCE MEVLAMDAN rahmet diliyorum.)


OLAY-1=> O gece bayanın birisi doğum için eşiyle beraber bir taksiyle hastahaneye gidiyorlarmış.Taksi tam Eyüp şehitliğinden geçerken doğum sancıları tutan bayan kafasını sağa sola çevirmeye başlamış.İşte tam bu sırada bayanın gözü şehitliğe ilişmiş.Bayan gördüğü manzara karşısında dona kalmış.Bütün şehitler kabirlerinden kalkmış elleri semada dua ediyorlarmış.

Ben Buna İnaniyorum çünkü camiler allahın evidir ve şehitler asla ölmez.


OLAY-2=> Aynı saatlerde Eyüp Sultan Camisinin önünde taksicilik yapan bazı kişilerin anlattıklarıda insanı hayretler içerisinde bırakıyor.
-Taksinin içerisinde oturmuş müşteri bekliyordum.Gözüm birden Cami'nin duvarına ilişti.Duvarları nurdan varlıklar kaplamış tutuyorlardı.Mezarlıklarda yatanlar kalkmış hep beraber dua ediyorlardı.

Caminin Yıkılmaması için ediyor olabilirler


OLAY-3=> Enkazdan 4 gün sonra çıkan bir çocuğa su ikram etmişler.Çocuk;
-Su ve yemek ihtiyacım yok.Yaşlı bir amca bana suda yemekte verdi.



OLAY-4=> Denizden çok büyük bir ateş topu yükselmiş.



OLAY-5=> O gece yıldızlar bir başkaymış.Çoğu insanın anlattığı - sanki elimi uzatsam yıldızları tutacak gibiymiş..
Buraya kadar alıntıydı ve devamı bana ait
babam deprem olduğunda gölcükte askerdi ve o gece nöbeti varmış deprem olduğu sırada gökyüzünde büyük bir yeşil işik belirmiş


İyi Forumlar...


bunlarin hepsine inanırım cunku depremde istanbuldaydım bunlarin bazıkları bende yasadım

Cevapla

"1999 depreminde yaşanan 5 ürpertici olay" konusu hakkında etiketler
1999 1999sonra agustos alev ani aninda anlar ates batan batti bilgileri bulunan cami camii cikan dalgiclar dalgiclarin degirmenderenin deniz denizde denizdeki denizden denize denizi denizinde deprem depremde depremden depremi depremiinde depremiindeki depreminde depreminden depreminin depremininde domuz donanmasi enkaz esrarengiz eyup fsm gelen gizemli gokyuzu gokyuzunde golcuk gordugu hali iddialari ile ilgic ilgili ilginc insanlar isik isiklar isiklari istanbul izmit kirmizi kocaeli konusmasi kopek korktugu manzaralar marmara meydana nda ndan olay olayi olaylar olaylari olurken patlama sakaryada sehitler sehitlikte ses sesi sesler silede sirasinda sonasi sonra sonrasi suretli tekne tmi topu turbelerde ufo ufolar urpertici video yasanan yasananlar yasanmis yer yerin yesil yildizlar yukselen

Tutarmı Tutmazmı ? Önceki | Sonraki Yurttan Güldüren Kareler.




Saat: 20:52 - Webmaster Forumu - Rss - Arşiv
İletişim Bilgileri, Contact Us, Kullanım Sözleşmesi, Gizlilik